İhracat 9 milyar dolara yaklaşıyor!
2010 Ağustos ayı ihracat rakamları açıklandı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) in , verilerine göre ağustos ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11,44 artış ile 8 milyar 561 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre ağustos ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11,44 artışla 8 milyar 561 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre bu yıl ağustos ayında ihracat, 2009 yılının aynı ayına göre yüzde 11,44 artışla 8 milyar 561 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.
Ağustos ayı ihracat rakamları düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı.
TİM verilerine göre, bu yılın Ocak-Ağustos döneminde ihracat yüzde 12,95 artışla 72 milyar 968 milyon dolara yükselirken, son 12 aydaki ihracat ise 110 milyar 502 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.
Ağustos ayında en fazla ihracat yapan sektör 1 milyar 180 milyon dolarla hazır giyim ve konfeksiyon olurken, bunu 1 milyar 89 milyon dolar ile kimyevi maddeler ve mamulleri, 1 milyar 5 milyon dolar ihracat ile otomotiv endüstrisi sektörleri takip etti.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre bu yıl ağustos ayında ihracat, 2009 yılının aynı ayına göre yüzde 11,44 artışla 8 milyar 561 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.
TİM verilerine göre, bu yılın Ocak-Ağustos döneminde ihracat yüzde 12,95 artışla 72 milyar 968 milyon dolara yükselirken, son 12 aydaki ihracat ise 110 milyar 502 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Ağustos ayında en fazla ihracat yapan sektör 1 milyar 180 milyon dolarla hazır giyim ve konfeksiyon olurken, bunu 1 milyar 89 milyon dolar ile kimyevi maddeler ve mamulleri, 1 milyar 5 milyon dolar ihracat ile otomotiv endüstrisi sektörleri takip etti.
Türkiye'nin, Ağustos ayında toplam ihracatının yüzde 82,61'ini gerçekleştiren sanayi grubunda yüzde 9,87 artışla 7 milyar 71 milyon 886 bin dolarlık, yüzde 13,57'sini oluşturan tarım grubunda yüzde 14,63 oranındaki artışla 1 milyar 161 milyon 953 bin dolarlık, yüzde 3,82'isini oluşturan madencilikte ise yüzde 41,04'lük artışla 327 milyon 36 bin dolarlık ihracat yapıldı.
Sanayi sektörü alt başlığı altında yüzde 61,57 payla ilk sırada yer alan sanayi mamulleri içinde en büyük payı yüzde 13,78'le hazır giyim ve konfeksiyon sektörü alırken, otomotiv endüstrisi yüzde 11,75 payla ikinci sırada yer aldı.
Aynı dönemde en yüksek ihracat artışı yüzde 45,73 ile tütünde gerçekleşti. Tütünü yüzde 41,04 ile madencilik ürünleri, yüzde 31,31 ile kesme çiçek izledi.
Ağustos ayında gemi ve yat endüstrisinin ihracatı yüzde 51,60 oranında, fındık ve mamulleri yüzde 11,06 oranında, zeytin ve zeytinyağı ihracatı yüzde 6,64 oranında, çimento ve toprak ürünleri ihracatı da yüzde 6,21 oranında geriledi.
ALMANYA İLK SIRADAKİ YERİNİ KORUDU
Ağustos ayında Türkiye ihracatında ilk 10 ülke sırasıyla Almanya, Birleşik Krallık, Irak, Fransa, Rusya Federasyonu, İtalya, ABD, İspanya, BAE ve Hollanda oldu.
Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, ''Tartışmaktan korkmayalım. Yeter ki, ülkemizin menfaatlerini kendi menfaatlerimizin önüne koyabilelim. Bu yüzden, döviz kurunu da tartışalım, faiz oranlarını da tartışalım, enflasyon hedeflemesini de tartışalım'' dedi.
Çağlayan, Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) Ağustos ayı ihracat rakamlarının açıklandığı basın toplantısında, birçok olumsuzluğa karşın 8 aylık süreçte ihracatçıların performansının gayet iyi olduğunu, orta vadeli 107,5 milyar dolar olan hedefin rahatlıkla aşılabileceğinin gözüktüğünü söyledi.
Geçen ay hazırgiyim ve konfeksiyon ihracatının otomotiv ihracatının önüne geçmesinin önemine işaret eden Çağlayan, Avrupa pazarındaki gelişmeleri hatırlatarak, otomotiv sektörünün Eylül ayında açığı kapatacağına inandığını ifade etti.
Türkiye'nin ABD'ye olan ihracatının geçen ay bu yıl içindeki en yüksek değere ulaştığını hatırlatan Çağlayan, ülke masaları çalışmasının meyvelerini vermeye başladığını, 1 milyar dolar ihracat yapılan ülke sayısının da yükseldiğini kaydetti.
Zafer Çağlayan, ''Bu gelişmeler güçlü olduğumuz pazarlara yenilerini ekleyerek pazarlarımızı çeşitlendirdiğimizi gösteriyor'' dedi.
Türkiye'nin Çin'e ve İsrail'e olan ihracatının da arttığına işaret eden Çağlayan, 8 aylık dönemde 180 farklı bölgede ihracatın artış gösterdiğini belirtti.
Çağlayan, ''Daha fazlası olurdu ama bizim şimdi bunun niye olmadığını iyi analiz etmemiz ve neler yapacağımıza bakmamız gerekiyor'' dedi.
Kapı kapı dolaşarak ülkelere çıkarma yaptıklarını, ziyaret ettikleri ülke sayısının 58'e ulaştığını anlatan Çağlayan, ''İhracatçı ailesine teşekkür etmek istiyorum. Her biri adeta cengaver gibi olumsuzluklara rağmen çok yoğun çalışıyor, çoğu zaman karlarından vazgeçiyorlar'' dedi.
İhracatçıların yaşadığı sorunları Türkiye'nin tartışmak zorunda olduğunu, bunun sadece ihracatçının sorunu olmadığını ifade eden Çağlayan şöyle devam etti:
''Tartışmaktan korkmayalım. Yeter ki, ülkemizin menfaatlerini kendi menfaatlerimizin önüne koyabilelim. Bu yüzden, döviz kurunu da tartışalım, faiz oranlarını da tartışalım, enflasyon hedeflemesini de tartışalım. İhracatçılarımızdan gelen, benim de pek katılamadığım Tobin vergisi uygulaması gibi, sermaye girişine kontrol getirecek uygulamalar doğru mu değil mi, dünya ne yapmış onu tartışalım. Sermaye girişlerini doğrudan kontrol yerine bankaların ve finans kurumlarının bunları kullanmasına sınırlama getirilmesine yönelik önerileri tartışalım.''
Türkiye'nin bugün pul olan parasını değil, değerli parasını tartıştığını hatırlatan Çağlayan, ülkelerin ihracatta rekabet güçlerini artırabilmek için kendi parasının değerini düşürmeye çalıştığını hatırlattı.
Çağlayan, ''Bilmemiz gereken bir şey var ki ekonomide hiçbir şey tabu değil, değişmez de değil. Ona göre politika geliştirmek, yeni dünya ekonomisinin olmazsa olmaz şartı. Küresel krizde bunu gördük. Bugün bütün ülkeler bütçe finansman dengelerini sağlayabilmek için ihracatlarını artırmaya çalışıyor'' diye konuştu.
''REKABETÇİ KURA İHTİYAÇ VAR''
Dalgalı döviz kurunun iniş ve çıkışlarda, krizlerde ekonomiyi koruyan en önemli şok emme mekanizması olduğunu anlatan Çağlayan, tartıştıkları konunun kur politikasının rekabetçiliği olduğunu, hedeflerinin yüksek kur değil rekabetçi kur olduğunu söyledi.
Rekabetçi olmayan kurun, ithalatı, cari açığı artırdığını belirten Çağlayan, feryatlarının bu konuda olduğunu ifade etti.
Zafer Çağlayan, ihracatçılar ile bir yol haritası hazırlayacaklarını ve eylül ayı sonunda; iş dünyasının bütün kuruluşlarının en üst düzey temsilcilerinin, sanayicilerin, ihracatçıların, ilgili kamu kurumlarının üst düzey yöneticilerinin katılacağı bir Arama Konferansı'nda masaya yatıracaklarını söyledi.
Çağlayan, Merkez Bankası'nın döviz rezervlerini artırmaya yönelik nasıl bir yöntem oluşturulabileceği üzerinde çalışacaklarını, ayrıca Eximbank bünyesinde kur istikrar fonu oluşturulması ve istihdam maliyetlerinin azaltılması konularında da çalışacaklarını söyledi.
Türkiye'nin en fazla ithalat yaptığı sektörleri mercek altına aldıklarını anlatan Çağlayan, Türkiye'nin kaybedecek kaynağı olmadığını, buna izin vermeyeceklerini dile getirdi.
Girdi Tedarik Stratejisi çalışmaları hakkında da bilgi veren Çağlayan, ara malı ithalatında yüksek paya sahip olan demir-çelik ve madencilik, tekstil, kimya, otomotiv, makina ile tarım ve gıda sektörlerinde çalışma başlattıklarını söyledi.
Ekiplerin sektörlerde yer alan firmalarla birebir görüşerek tespit ile politika önerilerini almaya başladığını anlatan Çağlayan, şöyle devam etti:
''Bu çerçevede, demir-çelik sektörü kapsamındaki ara malı ithalatı ve girdi tedarik ihtiyaçlarına ilişkin detaylı tespitler, 23 Eylül 2010'da yapılması planlanan İhracata Dönük Üretim Stratejisi Değerlendirme Kurulu'nun ikinci toplantısında sunulacak ve değerlendirilecek.
Bunun yanında, Girdi Tedarik Stratejisi'nin en önemli hedeflerinden birisi orta-yüksek teknolojili üretimin geliştirilmesi hedefine dönük tedarik politikaları geliştirilmesidir.
Bu kapsamda, ihracata dönük üretimimizin desteklenmesini sağlayan Dahilde İşleme Rejimi (DİR) uygulamasını gözden geçiriyoruz. Hedef sektör ve ürünlere göre DİR kapsamı değiştirilebilecek, daraltılabilecek ya da genişletilebilecektir. Bu şekilde hangi alanlarda üretimin daha fazla destekleneceği ortaya konulabilecek ve strateji kapsamında daha tutarlı adımlar atılması sağlanmış olacaktır.''
AA
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre bu yıl ağustos ayında ihracat, 2009 yılının aynı ayına göre yüzde 11,44 artışla 8 milyar 561 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.
Ağustos ayı ihracat rakamları düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı.
TİM verilerine göre, bu yılın Ocak-Ağustos döneminde ihracat yüzde 12,95 artışla 72 milyar 968 milyon dolara yükselirken, son 12 aydaki ihracat ise 110 milyar 502 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.
Ağustos ayında en fazla ihracat yapan sektör 1 milyar 180 milyon dolarla hazır giyim ve konfeksiyon olurken, bunu 1 milyar 89 milyon dolar ile kimyevi maddeler ve mamulleri, 1 milyar 5 milyon dolar ihracat ile otomotiv endüstrisi sektörleri takip etti.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre bu yıl ağustos ayında ihracat, 2009 yılının aynı ayına göre yüzde 11,44 artışla 8 milyar 561 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.
TİM verilerine göre, bu yılın Ocak-Ağustos döneminde ihracat yüzde 12,95 artışla 72 milyar 968 milyon dolara yükselirken, son 12 aydaki ihracat ise 110 milyar 502 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Ağustos ayında en fazla ihracat yapan sektör 1 milyar 180 milyon dolarla hazır giyim ve konfeksiyon olurken, bunu 1 milyar 89 milyon dolar ile kimyevi maddeler ve mamulleri, 1 milyar 5 milyon dolar ihracat ile otomotiv endüstrisi sektörleri takip etti.
Türkiye'nin, Ağustos ayında toplam ihracatının yüzde 82,61'ini gerçekleştiren sanayi grubunda yüzde 9,87 artışla 7 milyar 71 milyon 886 bin dolarlık, yüzde 13,57'sini oluşturan tarım grubunda yüzde 14,63 oranındaki artışla 1 milyar 161 milyon 953 bin dolarlık, yüzde 3,82'isini oluşturan madencilikte ise yüzde 41,04'lük artışla 327 milyon 36 bin dolarlık ihracat yapıldı.
Sanayi sektörü alt başlığı altında yüzde 61,57 payla ilk sırada yer alan sanayi mamulleri içinde en büyük payı yüzde 13,78'le hazır giyim ve konfeksiyon sektörü alırken, otomotiv endüstrisi yüzde 11,75 payla ikinci sırada yer aldı.
Aynı dönemde en yüksek ihracat artışı yüzde 45,73 ile tütünde gerçekleşti. Tütünü yüzde 41,04 ile madencilik ürünleri, yüzde 31,31 ile kesme çiçek izledi.
Ağustos ayında gemi ve yat endüstrisinin ihracatı yüzde 51,60 oranında, fındık ve mamulleri yüzde 11,06 oranında, zeytin ve zeytinyağı ihracatı yüzde 6,64 oranında, çimento ve toprak ürünleri ihracatı da yüzde 6,21 oranında geriledi.
ALMANYA İLK SIRADAKİ YERİNİ KORUDU
Ağustos ayında Türkiye ihracatında ilk 10 ülke sırasıyla Almanya, Birleşik Krallık, Irak, Fransa, Rusya Federasyonu, İtalya, ABD, İspanya, BAE ve Hollanda oldu.
Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, ''Tartışmaktan korkmayalım. Yeter ki, ülkemizin menfaatlerini kendi menfaatlerimizin önüne koyabilelim. Bu yüzden, döviz kurunu da tartışalım, faiz oranlarını da tartışalım, enflasyon hedeflemesini de tartışalım'' dedi.
Çağlayan, Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) Ağustos ayı ihracat rakamlarının açıklandığı basın toplantısında, birçok olumsuzluğa karşın 8 aylık süreçte ihracatçıların performansının gayet iyi olduğunu, orta vadeli 107,5 milyar dolar olan hedefin rahatlıkla aşılabileceğinin gözüktüğünü söyledi.
Geçen ay hazırgiyim ve konfeksiyon ihracatının otomotiv ihracatının önüne geçmesinin önemine işaret eden Çağlayan, Avrupa pazarındaki gelişmeleri hatırlatarak, otomotiv sektörünün Eylül ayında açığı kapatacağına inandığını ifade etti.
Türkiye'nin ABD'ye olan ihracatının geçen ay bu yıl içindeki en yüksek değere ulaştığını hatırlatan Çağlayan, ülke masaları çalışmasının meyvelerini vermeye başladığını, 1 milyar dolar ihracat yapılan ülke sayısının da yükseldiğini kaydetti.
Zafer Çağlayan, ''Bu gelişmeler güçlü olduğumuz pazarlara yenilerini ekleyerek pazarlarımızı çeşitlendirdiğimizi gösteriyor'' dedi.
Türkiye'nin Çin'e ve İsrail'e olan ihracatının da arttığına işaret eden Çağlayan, 8 aylık dönemde 180 farklı bölgede ihracatın artış gösterdiğini belirtti.
Çağlayan, ''Daha fazlası olurdu ama bizim şimdi bunun niye olmadığını iyi analiz etmemiz ve neler yapacağımıza bakmamız gerekiyor'' dedi.
Kapı kapı dolaşarak ülkelere çıkarma yaptıklarını, ziyaret ettikleri ülke sayısının 58'e ulaştığını anlatan Çağlayan, ''İhracatçı ailesine teşekkür etmek istiyorum. Her biri adeta cengaver gibi olumsuzluklara rağmen çok yoğun çalışıyor, çoğu zaman karlarından vazgeçiyorlar'' dedi.
İhracatçıların yaşadığı sorunları Türkiye'nin tartışmak zorunda olduğunu, bunun sadece ihracatçının sorunu olmadığını ifade eden Çağlayan şöyle devam etti:
''Tartışmaktan korkmayalım. Yeter ki, ülkemizin menfaatlerini kendi menfaatlerimizin önüne koyabilelim. Bu yüzden, döviz kurunu da tartışalım, faiz oranlarını da tartışalım, enflasyon hedeflemesini de tartışalım. İhracatçılarımızdan gelen, benim de pek katılamadığım Tobin vergisi uygulaması gibi, sermaye girişine kontrol getirecek uygulamalar doğru mu değil mi, dünya ne yapmış onu tartışalım. Sermaye girişlerini doğrudan kontrol yerine bankaların ve finans kurumlarının bunları kullanmasına sınırlama getirilmesine yönelik önerileri tartışalım.''
Türkiye'nin bugün pul olan parasını değil, değerli parasını tartıştığını hatırlatan Çağlayan, ülkelerin ihracatta rekabet güçlerini artırabilmek için kendi parasının değerini düşürmeye çalıştığını hatırlattı.
Çağlayan, ''Bilmemiz gereken bir şey var ki ekonomide hiçbir şey tabu değil, değişmez de değil. Ona göre politika geliştirmek, yeni dünya ekonomisinin olmazsa olmaz şartı. Küresel krizde bunu gördük. Bugün bütün ülkeler bütçe finansman dengelerini sağlayabilmek için ihracatlarını artırmaya çalışıyor'' diye konuştu.
''REKABETÇİ KURA İHTİYAÇ VAR''
Dalgalı döviz kurunun iniş ve çıkışlarda, krizlerde ekonomiyi koruyan en önemli şok emme mekanizması olduğunu anlatan Çağlayan, tartıştıkları konunun kur politikasının rekabetçiliği olduğunu, hedeflerinin yüksek kur değil rekabetçi kur olduğunu söyledi.
Rekabetçi olmayan kurun, ithalatı, cari açığı artırdığını belirten Çağlayan, feryatlarının bu konuda olduğunu ifade etti.
Zafer Çağlayan, ihracatçılar ile bir yol haritası hazırlayacaklarını ve eylül ayı sonunda; iş dünyasının bütün kuruluşlarının en üst düzey temsilcilerinin, sanayicilerin, ihracatçıların, ilgili kamu kurumlarının üst düzey yöneticilerinin katılacağı bir Arama Konferansı'nda masaya yatıracaklarını söyledi.
Çağlayan, Merkez Bankası'nın döviz rezervlerini artırmaya yönelik nasıl bir yöntem oluşturulabileceği üzerinde çalışacaklarını, ayrıca Eximbank bünyesinde kur istikrar fonu oluşturulması ve istihdam maliyetlerinin azaltılması konularında da çalışacaklarını söyledi.
Türkiye'nin en fazla ithalat yaptığı sektörleri mercek altına aldıklarını anlatan Çağlayan, Türkiye'nin kaybedecek kaynağı olmadığını, buna izin vermeyeceklerini dile getirdi.
Girdi Tedarik Stratejisi çalışmaları hakkında da bilgi veren Çağlayan, ara malı ithalatında yüksek paya sahip olan demir-çelik ve madencilik, tekstil, kimya, otomotiv, makina ile tarım ve gıda sektörlerinde çalışma başlattıklarını söyledi.
Ekiplerin sektörlerde yer alan firmalarla birebir görüşerek tespit ile politika önerilerini almaya başladığını anlatan Çağlayan, şöyle devam etti:
''Bu çerçevede, demir-çelik sektörü kapsamındaki ara malı ithalatı ve girdi tedarik ihtiyaçlarına ilişkin detaylı tespitler, 23 Eylül 2010'da yapılması planlanan İhracata Dönük Üretim Stratejisi Değerlendirme Kurulu'nun ikinci toplantısında sunulacak ve değerlendirilecek.
Bunun yanında, Girdi Tedarik Stratejisi'nin en önemli hedeflerinden birisi orta-yüksek teknolojili üretimin geliştirilmesi hedefine dönük tedarik politikaları geliştirilmesidir.
Bu kapsamda, ihracata dönük üretimimizin desteklenmesini sağlayan Dahilde İşleme Rejimi (DİR) uygulamasını gözden geçiriyoruz. Hedef sektör ve ürünlere göre DİR kapsamı değiştirilebilecek, daraltılabilecek ya da genişletilebilecektir. Bu şekilde hangi alanlarda üretimin daha fazla destekleneceği ortaya konulabilecek ve strateji kapsamında daha tutarlı adımlar atılması sağlanmış olacaktır.''
AA
Bu Haber Ekrem Çukurca tarafından Finans kategorisine eklenmiştir.
Finans
- Zafer Çağlayan dan İslam ülkelerine çağrı
- Ekonomi inkar edilemez toplantısı
- Ford üçüncü fabrikasını kuruyor
- Foto finiş: Kodak iflas etti
- Emekliye zammın üst sınırı 322 TL olacak
- Birden fazla yerli otomobil yolda
- Çağlayan: Merkez Bankası artık konuşmamalı
- Güncel ve canlı altın fiyatları: Altın fiyatı yükselecek mi düşecek mi?
- Piyasa Yorumu: 2012 de borsanın performansı nasıl olacak?
- Para Kazanmanın 20 Yeni Yolu
- 40 yıldır kuyumcuyum, bu kadar tedirgin olmadım
- Altın tekrar yükselmeye başladı
- Yunanistan bizimle kol kola girsin, o zaman uçuşa geçer
- Dolar rekor kırdı, altın sert düştü
- Ekonomistlerden S&P ye iki yıl cevabı
























