22-Mayıs-2012, 01:18 - Tarafsız haber yayınımız ile 3 yıldır sizlerle birlikteyiz...
 
 
 
 
 
Hayat etki-tepki meselesidir
Seval gavas
Seval gavas

Eklenme Tarihi: 09-Haziran-2010, 18:17
Okunma Sayısı: 695
Hayata bakış açımızı açığa vuran  aslında verdiğimiz tepkilerdir. Ne kadar olumlu bakarsak
verdiğimiz tepkilerin bize olumlu dönüşü o kadar çok olur.Aşağıdaki örnek olaydada sıradan
bir olayın sebep oldukları ve farklı tepkilerin doğurduğu zıt sonuçlar.....
 
Aslında hayatta başımıza gelenlerin sadece %10 u kaderimizdir.
Hayatın diğer %90'ına ise sizin bu başınıza gelenlere verdiğiniz tepkilerle karar verilir.

İnsanlar anlamsız şeyler söyler ve yaparlar. İnsanlar hasta olurlar. Arabalar bozulurlar. Uçaklar geç kalır ve bütün planlarımızı alt üst ederler. Trafikte bir sürücü canımızı sıkabilir v.s. Bu %10'luk kısım tamamen bizim kontrolümüz dışında gerçekleşir.

Diğer %90'lık kısım farklıdır. Diğer %90'lık kısmı siz belirlersiniz. Nasıl? Olaylara yaklaşımınızla!

Bir örnek verelim. Ailenizle kahvaltı yapıyorsunuz. Evladınız, kahve fincanına çarpıyor ve bir fincan kahve gömleğinizin üzerine dökülüyor. Biraz önce olan olay üzerinde hiç bir kontrolünüz yok. Sonradan olacaklar ise sizin davranışınıza göre belirlenecek.

Lanet ediyorsunuz. Kahveyi üzerinize döktüğü için kaba bir şekilde evladınızı azarlıyorsunuz. Evladınız üzülüyor ve ağlamaya başlıyor. Evladınızı azarladıktan sonra eşinize dönüyor ve kahve fincanını masanın kenarına çok yakın koyduğu için eleştiriyorsunuz. Bunu kısa bir sözlü tartışma takip ediyor. Öfkeyle gömleğinizi değiştiriyorsunuz. Evladınızı, ağlamaktan dolayı kahvaltısını bitirememiş ve okul için hazırlanamamış bir halde buluyorsunuz. Evladınız okul servisini kaçırıyor.
Eşinizin işe gitmek için hemen çıkması gerekiyor. Hemen aceleyle arabanıza koşuyorsunuz ve evladınızı okula bırakmak üzere hareket ediyorsunuz. Geç kaldığınız için, saatte 30 mil hız sınırlaması olmasına rağmen saatte 40 mil hızla gidiyorsunuz. 15 dakikalık gecikmeden ve hız limitini aştığınız için ödediğiniz  trafik cezasından sonra okula ulaşıyorsunuz. Çocuğunuz size "Hoşça kal" demeden binaya koşuyor. Ofise 20 dakika gecikmeyle geliyorsunuz ve evrak çantasını evde unuttuğunuzu anlıyorsunuz.

Gününüz korkunç bir şekilde başladı! Devam ettikçe, kötüleşiyor, daha da kötüleşiyor sanıyorsunuz. Eve gitmeyi dört gözle bekliyorsunuz. Eve ulaştığınızda eşiniz ve çocuğunuz olumsuzlukların etkisindeler.

Neden? Sabahleyin nasıl tepki verdiğinize bağlı olarak!

Neden kötü bir gün geçirdiniz?
A) Kahve sebep oldu
B) Evladınız sebep oldu
C) Polis sebep oldu
D) Siz sebep oldunuz

Cevap "D" şıkkı. Kahvenin dökülmesinde sizin bir kontrolünüz yoktu.

Sizin gününüzün kötü geçmesine o 5 saniye içindeki davranışlarınız sebep oldu. Olabilecek ve olması gereken ise şöyleydi. Üzerinize kahve sıçradı. Evladınız ağlamak üzere. Siz nazikçe "Tamam tatlım, bir dahaki sefere biraz daha dikkatli olman gerek" diyorsunuz. Havluyu kaptığınız gibi  gömleğinizi değiştirip, evrak çantanızı aldıktan sonra aynı anda pencereden çocuğunuzun servise bindiğini görüyorsunuz. Çocuğunuz geri dönüp el sallıyor. Siz ve eşiniz işe gitmek için birlikte çıkmadan önce öpüşüyorsunuz. 5 dakika önce işe geliyorsunuz ve çalışma arkadaşlarınıza neşeli bir şekilde selam veriyorsunuz. Patronunuz ne kadar güzel bir günde olduğunuz hakkında konuşuyor.

Farka bakın!

İki farklı senaryo. İkisi de aynı başladı. İkisi de farklı bitti. Neden? Nasıl tepki verdiğinize bağlı olarak. Gerçekten olanların %10'unda hiç bir kontrolünüz yok. Diğer %90'ı ise sizin tepkinizle belirlenir.

Tepkisiz kalmayalım ama tepkilerimizin hayatımızı mahvetmesinede izin vermeyelim.