22-Mayıs-2012, 01:19 - Tarafsız haber yayınımız ile 3 yıldır sizlerle birlikteyiz...
 
 
 
 
 
NAMA ve KUŞLAR
Deniz Karakurt
Deniz Karakurt

Eklenme Tarihi: 10-Haziran-2010, 15:53
Okunma Sayısı: 608

Asya'daki bazı balıkçı şamanlarının  anlattığına göre gemiyi bulan ilk insan Nama’dır.

Tanrı Ülgen insanoğluna, yoldan çıktıkları için kızmış ve cezalandırmaya karar kılmıştı. Ama önce Nama’ya haber salarak, çevresindeki iyi insanlarla birlikte onun kurtulmasını istediğini bildirdi ve bunun için bir gemi yapmasını buyurdu. Nama da bu işi üç oğluna bıraktı; onlar da gemiyi bir dağın üzerinde inşa etmeye koyuldular. Tamamladıktan sonra da bakması için atalarını yanlarına çağırdılar. Dağa gelip geminin tamamlandığını gören Nama; her biri seksener kulaç olan sekiz halatla, köşelerinden yağız yere bağlamalarını istedi gemiyi.

Sonra ailesini, iyi insanları ve her hayvandan birer çifti alarak gemiye bindi. Yeryüzünü sis bastı, her yanı korkunç bir karanlık boğdu. Tanrı Ülgen’in emriyle, 17 ırmağın birleştiği yerde oturan su tanrısı Yayık Han kaynaklardan, ırmaklardan sular fışkırmasını sağladı kara toprağa; 19 denizin birleştiği yerde yaşayan okyanus tanrısı Talay Han  denizleri yükseltti, fırtına tanrısı Zada Han da verilen buyruğa uyarak bulutları sürdü getirdi, göğün kapakları açıldı, sağanaklar boşaldı.

Yedi gün sürdü tufan. Yedinci günün sonunda sular artık seksen kulaç yükselmişti ve bağlar geriliyor, gemi çatırdıyordu. Yağmurlar yağmaya devam edince halatlar koptu, gemi sürüklenerek yüzmeye başladı; böylece de tam yedi gün yüzdüler. En sonunda Nama oğluna, pencereyi açıp dışarıya bakmasını söyledi. O da atasına her şeyin sulara gömülü olduğunu, yalnızca dağların doruklarının göründüğünü bildirdi. Nama kendisi de bakınca gökyüzünden ve sulardan başka bir şey göremedi.

Sonra sular çekilmeye, denizler alçalmaya başladı, gemi gürültüyle bir dağa oturdu. İlk önce bir kuzgunu pencereden serbest bıraktılar, geri dönmedi; ikinci gün alakargayı dışarıya gönderdiler, gelmeyince üçüncü gün saksağanı saldılar fakat o da geri gelmeyecekti. Dördüncü günün akşamında güvercini uçurdular pencereden; hava kararmadan ağzında bir zeytin dalıyla gemiye girince, Nama bu kuşu kutlu kılması için Tanrı’ya yakardı. O günden sonra güvercinler insanların evlerine girdi, ulak olarak haberlerini götürdü getirdi. Kuzgunun ve alakargayla saksağanın ne yaptıklarını sorduğunda; birinin ölmüş hayvanların leşlerini yediğini, diğerinin sağa sola birikmiş çöpleri karıştırdığını ötekinin de su yüzüne çıkan malları çaldığını öğrendi güvercinden Nama. O üçüne ilençte bulunarak, o anda ne yapıyorlarsa Dünya durdukça aynı şeyi yapmalarını diledi; kuzgunlar leş yemeye, alakargalar çöp karıştırmaya ve saksağanlar da hırsızlığa mahkum edildiler. O günden beri de öyle yapar dururlar.



*Orta Asya Türk Mitolojisine göre;
Nama: Hz. Nuh Peygamber (veya benzer nitelikler taşıyan kutsal bir kişi)
Yayık Han (Cayık Han): Irmak ve Su Tanrısı / Şamanı
Yada Han (Zada Han): Rüzgar ve Fırtına Tanrısı / Şamanı
Talay Han: Deniz ve Okyanus Tanrısı / Şamanı
Ülgen Han: Büyük ve Baş Tanrı. Yaratıcı Güç. Diğer tanrılara göre mutlak üstünlüğü vardır.