22-Mayıs-2012, 01:20 - Tarafsız haber yayınımız ile 3 yıldır sizlerle birlikteyiz...
 
 
 
 
 
VURGUN 5
Gizem Üstel
Gizem Üstel

Eklenme Tarihi: 10-Haziran-2010, 20:40
Okunma Sayısı: 514
                 Oğlum...Eğer bu mektubu okuyorsan,ben hayatta değilimdir.Bu konuda yeğenin Seçil'e güveniyorum.Söyleyeceklerim belki canını acıtabilir,belki bana kızabilirsin,belki annen de bu duyguları yaşayabilir.Ancak yaşadığım sürece her zaman annen ve senin için yaşadım,sizin için çalıştım,sizin için kazandım.Bu şirketi amcan Kadir'le beraber kurduk.Yastıkaltı yaptığımız ufak bir parayla bu binayı satın alıp çalışmaya başladık.Amcan ve ben gecemizi gündüzümüze katıp çalışarak şirketi size bıraktığımız haldeki durumuna getirdik.Bu süre zarfında 2 aile de çok fazla zahmet çekip,çok acılar yaşadı.Küçüklüğünden beri senin bu şirketin başında olmanı isterdim.Seni bunun için yetiştirmeye,bu duyguyu aşılayarak büyümeni sağlamaya çalıştım.Ancak sen büyüdükçe,gözünde gördüğüm para hırsı,senin bu şirketi layıkı ile yönetemeyeceğine karar vermemi sağladı.Şu an şirketin Yönetim kurulu Başkanı yeğenin Seçil,içindeki çalışma ve yükselme arzusu nedeniyle bu koltuğu haketti.Küçükken arkadaşlarınla oynadığın her misket oyunundan ağlayarak dönerdin.''Baba bana misket al,daha çok al,hep kaybediyorum baba.çok misketim olsun,hiç kaybetmeyeyim''...diyerek hep daha fazlasını isterdin.Ben ise cevap olarak her defasında sana ''Teoman!Gel otur dizime.Sana istediğin kadar misket alabilirm.Buna gücüm yetebilir,ancak unutma sen eğer elindekini kaybediyorsan oynamayı bilmiyorsun demektir.Başka misketler almak yerine oynamayı öğrensen çok daha fazlasını kazanabilirsin.Bunun için sadece dürüst olman ve oyunu kurallarına göre oynayarak doğru hamleler yapman gerekir...'' derdim.Sen hiçbir zaman oyunu kurallarına göre oynamayı,dürüst olmayı ve doğru hamleler yaparak kazanmayı seçmedin.Bu zamana kadar annen ve ben senin en iyi şartlarda okuyup,en iyi şartlarda yaşaman için mücadele verdik.Bu şirketin kurulum ve yükselme aşamasında seninle fazla ilgilenememiş olduğumdan dolayı hep annenin kanatları altında yaşadın.Bunun için senden özür diliyorum.Ancak annen senin her istediğini yaparak seni daha da şımartmış ve bugün bu duruma gelmeni sağlamıştı.Annene bir çok kez bu konuda açık ve net tavrımı belli etmeme rağmen,seni el üstünde tutarak hayatın gerçeklerini görmeni engelledi.Yine de bu yüzden annene kızmanı istemiyorum.Biliyorum ki sen bizim tek çocuğumuz olduğun için yaptı tüm bunları.Annen her ne kadar benim karım olsa da aramızdaki uçurumlar aile birliğimizin düzenini bozmuş bu yüzden bir çok kez dağılma noktaına gelmiştik.Eğer sen hayatımızda olmasaydın,annen ve ben boşanmış sende parçalanmış bir ailenin çocuğu olarak daha sorunlu büyüyecektin.Yine de annenin beni bir başka adamla aldatmasına sırf senin için göz yummuş ve katlanmıştım.Bildiğim halde sustuğum bu olay seni biraz olsun doğru bir insan yaptı diye düşünüyorum.Eksiklerini yeğenlerinle beraber giderdikten sonra birgün sen de bu şirketin başına geçeceksin.Ve şuna eminim ki sen de en az onlar kadar belki de daha fazla bir şekilde bu şirketi iyi yöneteceksin.Sen her zaman benim ufak oğlum oldun.Gözümde hiç büyümediğini söylediğimde bana kızardın.Bir gün baba olduğun zaman beni anlayacağını düşünerek artık gerçekleri bilmek hakkın diye düşünüyorum.Hiç birşey senden daha önemli olmadı hayatımda.Bu şirketi amcan ve ben size emanet ettik,hırsların yüzünden kaybetmenizi istemiyoruz.Her zaman mutlu kal ve annene iyi bak...

               BABAN...KADİR.


               Teoman mektubu okumayı bitirdikten sonra kafasını kaldırıp,ağlamaktan şişmiş gözleriyle bana ve abime baktı.Ne kadar çaresiz ve ne kadar savunmasız olduğu o an gözlerindeki ıslaklıktan anlaşılıyordu.Sendeleyerek oturduğu sandalyeden güçlükle ayağa kalkıp tüm samimiyetini ve cesaretini toplayarak...

              ''Herşeyi anlatacağım ve düzelteceğim.''dedi.

               Abim,gözündeki nefretle Teoman'a bakmaya devam ederek ''Hemen başlasan iyi edersin.Annem nerde?'' diye onu konuşturmaya başladı.

                                    
                                                                               *

               ''Şu an İnsan Kaynakları Müdürlüğü pozisyonunda olduğumdan bunu kabullenemediğim için,siz de benim durumuma düşün istedim.Önce Seçil'in peşine bir adam takarak onun açığını yakalayıp Yönetim Kurulu Başkanlığından çekilmek zorunda kalması için takip ettirmeye başladım.Nereye gittiğinden,kimlerle görüştüğünden herşeyden haberim olması için böyle bir işe kalkıştım.Sonradan Seçil'in en ufak bir açığını yakalayamadığımdan durumun biraz daha sertleşmesi için düğmeye bastım.Peşindeki adama az bir miktar para ödeyerek sadece Seçil'i korkutması için ona bir silah verdim.Niyetim hayatına kastım değildi tabiki.Biraz olsun onu korkutmak istemiştim.Tetikçiye çeşitli kılıklara girmesini söyleyerek onun karşısına çıkmasını ve tehlikede olduğunu anlamasını sağlamak istemiştim.Ancak bir pazar günü Seçil'in yalnız başına dolaşmaya çıktığında tetikçinin onun karşısına dilenci olarak çıkması herşeyi berabt etti.Seçil iyi niyetinden dolayı dilenci kılığına girmiş olan tetikçiye bile yemek yemesi için 100 Lira para vermesi tetikçinin aklını karıştırmış olacak ki,ben bu işi yapamam diyerek geri çekilmeye kalkması herşeyi alt üst etti.Bu sırada durumun çok daha farklı boyutlara gittiğini farkedemeden,ki bu hırsımdan olsa gerek yengem Mukaddes'i tuttuğum bir kaç adama canını yakmamaları gerektiğini defalarca tembihleyerek onu kaçırttım.Merak etmeyin şu anda rahat bir yerde sizin 5.000.000$ ı vermenizi bekliyor.Bu parayı sizden tabiki almayacağım.Babamın söylediği gibi bir insan olmak istediğimden değil.Bunu kendim istediğim için yapmayacağım.Tetikçi Kemal'in ölmesi ise tamamen benim dışımda gelişen bir olay.Sanırım meleketinden kan davalıları onu öldürmüştür.Kan davası yüzünden saklanabilmek için bana yardım edip kılıktan kılığa girmişti.Seçil'in iyi niyeti onu da etkilemiş olacak ki,vaz geçip kendini ölüme attı.Anlatabileceklerim bunlardan ibaret.Hee hastanedeki bomba olayından ise hiç haberim yok.O kadar insanın yaşamını tehlikeye atmak bana yakışmaz bunu bilmenizi istiyorum.''

                 ''Sana hiçbir şey yakışmıyor adi herif.Çabuk o pislik adamlarını arayıp annemi buraya getirmelerini söyle,bu konu da burada kapanmadı bilesin.'' dedi ağabeyim.

                 ''Abi bizde şu basın mensuplarına yapacağımız açıklamayı konuşalım Teoman bunu hallederken...''

                 Odadan ağabeyimle çıkarken Teoman'ın yüzüne bir kez daha nefretle bakarak kapıyı kapattım.Odama geçerken aklımda sadece hırsın insana neler yaptırabileceği düşüncesi vardı...



                                                                 5. Bölüm Sonu



 Dip Not: Bir kaç ay önce sağlık sorunlarım yüzünden bir önceki bölümde sizlerden affınıza sığınarak özür dilemiş ve yazıma devam edeceğimi söylemiştim.Ancak sağlık sorunlarım uzun sürdüğünden dolayı tekrar ara vermiş ve ancak eski sağlığıma kavuşup yeni yazımı yazarak tekrar karşınıza çıkıyorum.Anlayışları için tüm okuyucularıma teşekkür etmeyi bir borç biliyorum...