22-Mayıs-2012, 01:29 - Tarafsız haber yayınımız ile 3 yıldır sizlerle birlikteyiz...
 
 
 
 
 
VURGUN 7...
Gizem Üstel
Gizem Üstel

Eklenme Tarihi: 19-Haziran-2010, 17:32
Okunma Sayısı: 344


                 'Abi sen ne dediğinin farkında mısın?Bu şirkete bi yabancı ortak olacak demek bu.İşlerimizi bi yabancıya danışarak yapıcaz demek bu.Aile şirketimizin dağılması demek.Teoman bunu duyduğunda ne yapıcak?Senin ondan ne farkın kaldı?'

                 'Seçil gelme üstüme,ben bunu sadece senin için yaptım,senin iyiliğin için.Ben istermiydim hisselerimi bi yabancıya satmak.'

                 'Bak kendin söylüyorsun,hisselerini bir yabancıya satmışsın...Paranın herkesi değiştirtireceğini düşünürdüm ama seni bu kadar değiştireceğini düşünmezdim...'

                  Kapının çalmasıyla ses tonumuzu kısıp gelen Basın danışmanını karşıladık ağabeyimle.Bülent Bey elinde çantası ve yüzündeki donuk ifadeyle içeri girerek masaya bir kaç dosya bıraktı.

                 'Seçil hanım önce şunları inceleseniz iyi olur.'

                 'Ne bunlar?'

                 'Polis tutanakları,güvenlik kayıtları,güvenlik kameraları notları ve bir kaç bilgi.'

                 'Ne varmış?'diyerek elime aldığım 4-5 kağıdı okumaya koyuldum.

                 'İyi de bu kayıtlar gerçek değil,bu yazılanlar böyle değil.'

                 'Ben de bunu sorucam size Seçil Hanım,haddimi aşmak istemiyorum ama burdaki yazılanlaın bir kısmı doğru değil,Teoman Bey olaya müdahale edip kayıtları değiştirmiş.'

                 'Yine mi Teoman?Gerçi bunu yapması bir bakıma iyi oldu,kendi yaptığı hataları basına açıklatıp bu camiada gözden düşecek kadar gerizekalı olmadığını anlamış olduk,en azından bir işe yaradı.'
 
                 'Seçil Hanım,olanları sizden dinlemek için bekliyorum,Basına sunulacak metni hazırlamam gerek,aile içi bir anlaşmazlık yüzünden olmuş bu karışıklık anladığım kadarıyla.Doğru mudur?'

                 'Evet,ancak bunu anlatmama gerek yok,bu olayı uygun bir dille basına açıklamamız münkün değil çünkü.Söyleyecek başka birşeyler olması gerek,en azından düşünüp bulmamız gerek.'

                  Abim bana bakarak o hiç istemediğim cümleyi kurmaya başladı...

                  'Diyelim ki bu sektörde ilerlememizi istemeyen bir düşmanımız var.Tamamen gözdağı vermek amaçlı bir olay yaşandı.Korkumuzun olmadığını bu sektörde ilerleyebildiğimiz kadar ilerleyeceğimizi ve bizi yıldıramayacaklarını açıklasak daha iyi olmaz mı?'

                  'İyi de Cem Bey bu olaya artık polis karıştı.Olayın faillerini bulabilmek için bizi sorguya alıcaklar,şirkettekilerin hepsini tek tek sorguya çekecekler,tek tek bütün hesapları incelicekler,muhasebemize dalacaklar,hatta belki evimize...'

                  'Seçil Hanım haklı Cem Bey,bu durumun itibarınızı zedeleme olasılığı var.Buna hiç gerek yok bence,olayın tamamen tesadüf olduğunu söyleyebiliriz.'

                  'Nasıl yani?' derken hastanede hiç yoktan ölen adamın bir ailesi olup olmadığını düşünüyordum...

                  'Yani olayın şirketin önünde yaşanması bu tarz bir olayın yaşanması için bir düşmanımınızın olmadığını,bu sektördeki adımızın lekelnemesini istemeyecek kadar rakiplerimiz da olsa onlarla uyumlu olarak işimizi yaptıımızı söyleyebilir ve bu talihsiz olayı tamamen bir tesadüf olarak adlandırılabilir,basına bu şekilde açıklama yaparsak durumu toparlayabiliriz...'

                   Bülent Bey herzamanki gibi kıvrak zekasını kullanarak,bizi bu durumdan kurtarma çabaları içinde,hepimizin en doğrusu diyeceğimiz bu öneriyi yatırmıştı masaya.İçimdeki kuşkular beni bu metayı çürütmeye itti, ve Bülent Bey'e dönerek...

                   'Peki ya benim hastaneye gitmem,ben hastanedeyken arka sokakta bombanın patlaması?Bu sorularada mı tesadüf diye cevap vereceğiz?'

                   'Sizin hastaneye gitmeniz o an yapmanız gereken en doğru şeydi Seçil Hanım.Bu durum belki de adınızın daha da yükselmesine neden olacak bir durum.Basının yansıtmasıyla durum abartılacak ve sizin yardımsever iyi,insan haklarına önem veren bir yönetici olduğunuzu düşünecek herkes.Bu sayede dürüstlüğünüz ön plana çıkarak iş hayatınızda belki önemli projelere bile imza atabilirsiniz.Bu sizin lehinize...'

                   'Peki ya bomba? diye sordu ağabeyim.

                   'İşte herşeyi karıştıran da bu?Olay yeri incelemelerine bakılırsa,işin içinde bir kasıt var.Hastane çevresindeki polislerden aldığım bilgiye göre,bomba olay yerine olaydan bir kaç saat önce bırakılmış.Bomba imha ekiplerininde söylediği şu...Bomba bir cep telefonu düzeneğine bağlıymış.O an bir arama olmuş ve arama bombanın saatini devreye sokmuş.Zaten 1 kaç dakika sonra da bomba patlamış.Ancak bomba imha ekiplerinin şunu anlayamamsı kafamı karıştırdı.Aranan telefon bombanın üzerindeki telefon değil,bombaya yakın bi yerden sinyal gönderen bir cep telefonuymuş sanırım ki bu da ancak ya sokaktaki birisi  ya da bombanın 100 mt civarındaki herkesden biri anlamına geliyormuş.'

                    Bülent Bey'in aktardığı bilgiler kanımı dondurduğunda abime korkulu gözlerle bakarak 'Toplantıya beş dakika ara verelim' dedim ve sandalyemi geriye iterek yan odanın kapısına yöneldim.Kapıyı açıp abimi içeriye alarak soğuk ellerimle kapıyı sessizce kapattım.Kısık bir sesle...

                   'Abi,olaydan bir kaç dakika önce beni Teoman aradı.Konuşmak istemedim önce cevaplamadım aramasını önce,sonra tekrar aradı ve açmak zorunda kaldım,konuştu biraz konuyu uzatmaya kalktı hatta kapattırken dur kapatma gibi birşeyler söyledi.Sence bu Teoman olabilir mi?'

                  'Seçil bu söylediğin eğer doğruysa Teoman hala yalan söylüyor,belki de annem çok daha başka bir durumda.Aman tanrım düşünmek istemiyorum.'

                  Başımı ellerimin arasına alıp sandalyeye oturarak kollarımı masaya dayadım...

                  'Neler oluıyor?Herşey neden üst üste geliyor,bu kabusun bir an önce bitmesini istiyorum.Abi birşeyler yapmamız gerek...'

                  'Önce basın açıklamasını toparlayalım,sonra beraber Emniyet müdürlüğüne gidip bu durumu araştıralım,gerekirse ifade verelim,ancak şirketi buna karıştırmayalım,tanıdığım bir kaç Emniyet amiri var,birisini devreye sokabilirsem ifadelerimizi veririz ve basına sızmaz.'

                  'İfademizi nasıl vericez abi?Hiç birşey bilmiyoruz.Ne diyeceğiz onlara.Teoman yaptı mı diyeceğiz?Üstelik annem hala Teoman'ın elinde.Önce onu almalıyız.Hala onların elinde annem,Teoman yaş tahtaya basmaz.Birşeyler istiyor belli,istiyor ki hala gelmedi toplantıya,hala bize annemi eve bıraktığına dair bilgi vermedi.'

                   'Bülent Bey' e basının 2 saat sonra salona alınacağını söyle.Metni dediği gibi yazsın.Bomba olayı ile ilgili soru sorarlarsa bişeyler uydurun,polis araştırıyor,failleri bulunacak deyin.Araştırma sürüyor bu konuda fazla açıklama yapamıyoruz deyin... Birşey deyin işte.Ben de bu arada Teoman'la ilgileneceğim.Bakalım ne istiyormuş adi...'

                  Peki abi diyerek masadan kalktım.Kapının kolunun soğukluğunu değilde beynimin,düşüncelerimin,korkumun soğukluğunu avucumun ortasında toplanmış hissettim...Kapıyı açıp Bülent Bey'in yanında oturan kişinin Teoman olduğunu görünce ağabeyime dönerek boş gözlerle 'Bu ne şimdi?' dercesine baktım.Ağabeyim Teoman'a soru sormak için,onu dışarı çıkartırken arkalarından yorgun bir şekilde bakakaldım...




                                                            7.Bölüm Sonu