VERİN MİSKETLERİMİ
Eklenme Tarihi: 29-Haziran-2010, 21:58
Okunma Sayısı: 629
İçinizi karartmak istemem ama dünya batıyor biliyor musunuz :(
30 yıllık bir süreyi kapsayan dönem içerisinde sık sık evrensel uyarılarla karşılaştık. Ozon tabakası deliniyor...delindi... Derken delindiğine kanaat getirip allahın işi dedik... Koca gök yamalıkla kapanacak değil ya insanlığa ne olursa bize de o olur dedik veee sineye çektik. Çektik çekmesine de ya bundan sonrası. 30 yıl sonra bile ozon tabakasını delen şeyler elimizde, raflarımızda, cebimizde. Daha da fazlasıyla hem de.
Bazen soluksuz kaldığımı düşünüyorum. Oksijensiz bir dünyayı hayal ediyorum. Ruhumu afakanlar basıyor. Daha şimdiden boğuluyorum. Denizsiz, susuz olmak... İçler acısı geliyor. Sahiline uzanıp güneşlenemeyeceğim bir deniz neye yarar? Güneşin bize ulaşan her bir ışık dalgası zarar verir nitelikte artık.
Geleceğe dair bir planınız var mı? Hangi dünya için? Yaşanacak bir dünya kalacaksa elbette. Nükleer silahlarla kazanılacak bir savaşın susuz bir ülkeye ne kadar değeceğini düşünüyorum. Ağaçsız, çiçeksiz, hatta böceksiz bir ülke. Deniz sahasına şu ülke girmiş, sınırını bu ülke aşmış. Yakın gelecekte toprak parçası kalmayacak bir dünya için mi tüm bu savaşlar?
Verin misketlerimi. Ben gelecekte olmayacak bir dünya için savaşmak istemiyorum. Çıkıyorum bu oyundan...
Anlayana sivrisinek saz :)


























