VURGUN 8
Eklenme Tarihi: 08-Temmuz-2010, 01:21
Okunma Sayısı: 561
''Teoman,gel seninle biraz konuşalım...''
''Yengemi soracaksan o çok iyi,şu anda yolda evine götürülüyor olmalı.''
''O değil de,bugün Seçil'i hastanedeyken neden aradın sen?Bir problem mi vardı?''
''Kapıda büyük bi karışıklık vardı.Medya ordusu sürekli sorular sorarak bizi ve
çalışanlarımızı,şirkete girip çıkan herkesi rahatsız ediyorlardı.Seçil'i arayıp ne yapmamız konusunda
soru sordum.O da zaten gergindi sanırım hemen kapattı.Ayla'ya gerekli bilgileri vermiş.''
''Seçil hastanedeyken,hastanenin arka sokağında bomba patladığını biliyor musun peki?''
''Evet,talihsiz bir tesadüf olmalı.O karışıklıkta Seçil'e bişey olmaması mucize.Tanrı kardeşini sana bağışladı Cem.''
''Şu kinayeli konuşmalardan vazgeçer misin?Burda çok büyük bir problemi çözmeye çalışıyoruz.Sence gerçekten bu bir tesadüf mü Teoman?''
''Başka ne olabilir?Yoksa sen benim yaptırdığımı mı düşünüyosun?''
''İnan düşüncelerim şu an çok karışık,her ihtimali değerlendirmeye çalışıyorum.''
''Yapma Cem...Yengemi kaçırtmış olabilirim,Seçil'in gururuyla oynamak istemiş olabilirim,ama bunu yapıcak kadar alçalmadım.''
''Umarım öyledir...Umarım...''
Abim ve Teoman dışarıda konuşurken biz Bülent Bey ile birlikte metni hazırlamıştık bile.Tüm korkularımı,düşüncelerimi bir yana bırakıp basın ordusunun beni,ağabeyimi ve Teoman'ı bekledikleri salona geçmeden önce metni ve yapılacak şeyleri konuşmak için Teoman ve ağabeyimi tekrar toplantı salonuna çağırdık.Teoman her zamanki gibi karşı çıkıcak sanmıştım ama bu kez tabiri caizse gıkını çıkartmadı.Hep beraber BASIN a açıklama yapmak için şirketin stajyerler için ayrılmış eğitim salonuna geçtik.Kapıyı açtığımız anda flaşlar patlamaya başladı.Hep söylerim,açıklama yapıcaz ama girişimizde bile fotoğraf çekerler,harcanan filmlere yazık...
''Değerli BASIN mensupları,sizleri bugün buraya,KMI şirketinin birkaç saat önce yaşadığı talihsiz bir olayın ayrıntılarını paylaşmak ve konuyla ilgili sorularınızı yanıtlamak için davet ettik.Biliyorsunuz ki KMI şirketi köklü bir kuruluş olup,şu ana kadar hiçbir şekilde ismine leke getirecek bir faaliyette bulunmamıştır.Şirket ortaklarından Sayın Seçil Kamrı'nın Yönetim Kurulu başkanlığı koltuğuna oturduğundan bu yana,güçlü ve sağlam anlaşmalarla sektördeki adını zirveye taşımış ve işini en doğru şekilde yapan Nakliyat Firması olarak bir çok ödüle imza atmıştır.Bugün yaşanan talihsiz bir tesadüfler zincirinin ortasında kaldığı için bu açıklamayı yapmayı sizlere bir borç biliyoruz.Sözü Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Seçil Kamrı'ya bırakırken sorularınızı teker teker sormanızı rica ediyoruz...''
''Teşekkür ederim Bülent Bey.Sevgili Basın Mensupları,Basın danışmanımız Bülent Bey'in de özet olarak açıkladığı gibi KMI Transport Company olarak,birkaç saat önce talihsiz olaylar zinciri içerisinde kalmış bulunmaktayız.Sabah saatlerinde şirketimizin önünde yaralanan şahsın,tesadüfen oradan geçmekte olan bir vatandaş olduğunu söylemek zorundayım ki kendisini yaralı halde bizzat hastaneye yetiştirmiş olup kurtulması için elimden geleni yapmış bulunmaktayım.Ne yazık ki doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamamış olmasından dolayı derin bir üzüntü duyuyorum.Sadece adının Kemal olduğunu öğrenebildiğimiz şahsın şayet var ise ailesiyle iletişime geçip tüm cenaze masraflarını ve ailesinin hayatlarına devam etmeleri için bundan sonraki tüm masraflarını üstleneceğimizi sizlere söylemek istiyorum.Yaralanmasının nedenini,hasımlarıyla arasındaki doğu ananelerinden kaynaklanan kan davası yüzünden olduğunu söylemeliyim.Yaralı şahsı tesadüfen kapıda güvenlik görevlilerin bulmuş olması ve olayın üzerine benim gitmem nedeniyle hemen hastaneye kaldırmış olup hayatta kalması için kan vermeye çalışmış bulunmaktayım.İnsan haklarına ve yaşamına saygılı bir vatandaş olarak,yaralanan şahısa kan vermek için hastaneye gittiğimde bir talihsiz olay da biliyorsunuz ki hastanede yaşamış bulunmaktayım.Olay daha çok yeni ve soruşturma kapsamı içerisinde olduğundan dolayı çok fazla detay bilmediğimi ve bu konuda sadece şahsım adına açıklama yapabileceğimi sizlere söylemk istiyorum.Hastanenin arka sokağında patlayan bombanın ne Şirket olarak ne de kişisel olarak hiç bir art niyet yüzünden olmadığını ve olayın o anda ben oradayken gerçekleşmesi tamamen tesadüf olup polis tutanaklarının Emniyet Müdürlüğü tarafından siz değerli Basın Kuruluşlarına dağıtıldığında öğreneceksiniz.Ne ben ne de diğer ortaklarım olarak şirketimizin geleceğini tehlikeye düşürücek hiçbir olaya imza atmamış bulunmaktayız ki bununla şu içinde bulunduğumuz kötü durumda dahi gurur duyuyor ve şirket ortaklarımla birlikte bu konuda insiyatifinize dayanarak sorularınızı yanıtlamak istiyoruz.Sorularınızı yanıtlayabilmemiz için sizlere dağıtılacak olan yaka mikrofonlarınızı takmanız için kısa bir ara veriyoruz...''
Gerginliğim konuştukça geçmiş olacakki gayet sakin adımlarla sahneden inip hazırlık odasına geçtim.Arkamdan gelen ağabeyimin söylediği cümle benim gurur tabloma bir artı (+) daha ekliyordu.
''Canım çok iyi gidiyorsun,böyle devam et.Çok zor sorular seni bekliyor unutma.Sakın heyecanlanma,gayet rahat ve kendinden emin bir şekilde soruları cevaplamaya devam et.Çok sıkıştıracaklar sorularıyla ama çok fazla sıkıldığında bana bak ve toplantıyı hemen sonlandıralım olur mu?''
''Abi...Lütfen.Sen bu şekilde konuştukça ben heyecanlanıyorum.Bırakta kendim başedeyim o tarz sorularla olur mu?Biliyorum,cesaret vermek istiyorsun ama beni daha çok geriyorsun farkında değilsin.''
''Tamam canım,tamam.Sana güveniyorum.''
''Anladım nasıl güvendiğini abi...''
''Ne demek istiyorsun?''
''Şirketin hissesini satarak.........''
Basın Mensupları hazırlanmış olacaklar ki Bülent Bey çıkmamız için odanın kapısını açtığında sözüm yarıda kalmıştı.'Bunu sonra konuşalım'diyen ağabeyime,sen nasıl istersen diyerek yanıt verip önde Teoman olmak üzere yerlerimize oturmak için salona geçtik...Fotoğraf makinası flaşları gözlerimi alsa da bu işi layıkıyla başarmak için hiçbir şeyi umursamıyormuş gibi yerime doğru ilerlemeye başladım.Büyük bir uğultununun ve flaş seslerinin içinde tekrar selam vererek rahatça sorulan soruları cevaplamak için farkettirmeden derin bir nefes aldım.Abim farketmiş olacak ki kısık bir sesle 'sakin ol' diyerek heyecanımı biraz daha arttırmıştı...'Peki' diyerek Bülent Bey'e baktım, gelecek soruları cevaplamak için artık hazırdım...

























