22-Mayıs-2012, 02:12 - Tarafsız haber yayınımız ile 3 yıldır sizlerle birlikteyiz...
 
 
 
 
 
ilk heyecan
Tolga Kayasu
Tolga Kayasu

Eklenme Tarihi: 14-Ağustos-2010, 19:15
Okunma Sayısı: 382

12 Eylül’de birçok genç arkadaş gibi ben de ilk defa oy kullanacağım. Bu sene 18 yaşına girenler olarak hep tartıştık aslında çoğu 18 yaşına giren genç tartışır 18 yaşına gelince ilk yapacağın iş ne olacak diye.

 

Bazıları ehliyet alacağım der, bazıları gece yarısında eve geleceğim der, biz ise oy vereceğim dedik. Bizim için ehliyet almak değil ya da gece yarısı eve gelmek değildi önemli olan oy kullanabilmekti. 18 yaşınıza girsek bile birçoğumuz ailemizle yaşamaya devam edecektik ve kararlarımız çok da etkili olmayacaktı ama kullanacağımız oy bir ömür hatta bir asır boyu kalacak. Bir halkın kaderini değiştirecek. Evet ya da hayır önemli olan görüşlerimize değer verilmesi. Verdiğimiz kararın bir şeyi etkilemesi.

 

Bugün seçmen kâğıdım geldi. Yüzümde garip bir ifade yer aldı. Ben artık değer verilen biriyim. Daha birkaç ay önce bana geleceğimi şıklarda aramamı söyleyenler şimdi gel ülkenin geleceğini belirle diyor burası da ayrı bir çelişki. Bu çelişkiden dolayı da birçok arkadaşımızda oluşan tablo bizi üzüyor. Onlar hala bu işin ciddiyetinde değil. Anne babasına soruyor ya da birine soruyor onun verdiği oyun aynısını veriyor. Bu sürü psikolojisidir buna düşmeyin. Çünkü biz koyun değiliz. Olmayacağız da. Ne demiş üstat :’’ yumuşak başlı isem sanma ki uysal koyunum’’

 

 

Ehliyet almak o kadar önemli değil nasıl olsa alırsınız gece geç girmek de o kadar önemli değil elbet bir zaman gelecek o eve girmeyeceksin bile lakin bir ülkenin kaderini değiştirme fırsatı sana kolay kolay verilmeyecek. Genel seçim ya da yerel seçim mutlaka olacaktır fakat referandum gibi bir olay kolay olmaz. Dünya tarihinde kolay görülmez iken ülkemizde de kolay görülmemesi kaçınılmaz bir sondur. Bunun farkına varmak lazım ilk olarak. Daha sonrasında neye oy vereceğim bunu bilmek lazım.

 

Bir gün televizyonun başına onun bunun nerede gezip tozduğuna bakmak içinde değil de arkadaş ne bu referandum bana bir kâğıt gelmiş oy verecekmişim neye oy vereceğim referandum ne bunlara bak. Geçen gün bir televizyon kanalı halka soruyor bakın genç arkadaşlara da değil yaşı başı geçmiş insanlara soruyor. Referandum diye bir şey var oy verecek misiniz diye soruyor spiker onlar da hee duyduk Başbakanımız evet deyin dedi biz deyiverces dediler. Bu duruma düşmeyin evet deyin ama kendi kararınızla neye evet dediğinizi bilerek evet deyin ya da hayır deyin ama neye oy verdiğinizi bilerek. Bir kişi de çıktı ben Akp’ye evet demem diyor. İyi hoş herkesin siyasi görüşü var ama bu referandum bunun farkında bile değiliz. Siz evet deyince Akp’ye, hayır deyince Chp’ye oy vermiş olmuyorsunuz.

 

Genç arkadaşlar ben sizlerden ümitliyim. Bu sizin bizim değil ülkenin geleceği. Neye oy vereceğinizi bilerek oy verin. Açalım okuyalım ne var bu referandumda niye evet demeliyim evetçi diye tabir edilenleri bir dinle daha sonra hayırcı diye tabir edilenleri bir dinle otur düşün. Evet desem ne olacak hayır desem ne olacak? Amaann! Bir oydan ne olur deme sakın! Bu öss sınavı değil orada diyordum biliyorum. Sallasam ne olur deme bu öss sınavı değil. Senin bir oyun bile o kadar önemli ki. Sen artık bir milyon yedi yüz bin kusur insan arasında bir insan değilsin sen artık bir bireysin. Annen baban bile seni çocuk gözü ile bakarken devletin sana bir birey olarak bakıyor ve gel ülkenin geleceğinde söz sahibi ol diyor. Bunu iyi anlayalım.

 

Biz sizlerden iyi şeyler bekliyoruz. Atatürk boşuna hitabet etmiyor size ya da başkaları gençler aman dikkat diye boşuna demiyor. Bu gülüp geçilecek bir şey değil bunun farkına varalım. İlk heyecan ilk kaza ile sonuçlanmasın.

 

Hadi bakalım herkese iyi oy kullanmalar.