22-Mayıs-2012, 02:19 - Tarafsız haber yayınımız ile 3 yıldır sizlerle birlikteyiz...
 
 
 
 
 
HAYATIN İÇİNDEN - İYİLİK YAP İYİLİK BUL
Deniz Derman Erdem
Deniz Derman Erdem

Eklenme Tarihi: 28-Ağustos-2010, 14:26
Okunma Sayısı: 461
                                       İYİLİK YAP İYİLİK BUL
               Erdal Bey geleneksel düşüncelerinin kendisini nasıl  
    bir çıkmaz yola sokacağından haberi yoktu.Gün geçtikçe
    ''daha fazla kazanmalıyım''felsefesi hırs şeklinde tüm kim-
    yasını ele geçirmekteydi.Çevresindeki yalaka akraba ve hı-
    sımlarının etkisiyle hesapsız kitapsız işlere girmekte,bayi-
    ler alarak kendini daha fazla mali yükümlülüklere sokmak-
    taydı.Aynı zamanda aile hayatını da gittikçe boşlamaktaydı.
    Eşi ve çocuğuyla haftasonu güzel vakit geçirmek bir yana
    tatileri bile işleri için ertelemekte ,oğlunu ve eşini yalnız
    göndermekteydi.İstedikleri her otele gidebildikleri halde ar
    tık ailesi de isyanlardaydılar.Erdal Bey ise gözleri hırslarıyla
    kapanmış halde hayatın gerçek akışından habersizdi.
             Derken saltanat birden sonlanıverdi.Aşırı kazanma
    hırsı kaybetmelere yolaçtı.Tabi akraba ve hısımların da Erdal
    Beyi avuçlarının içine alıp,istedikleri şekilde yönlendirmeleri-
    ni unutmamak gerekir.İşyerlerine de hiç kendi işleri gibi sa-
    hip çıkamamışlardı.Önce nakitler,arsalar sonra yazlıklar,da-
    ireler derken en son işyerleri ve arabalarını da tek tek elden
    çıkardı Erdal Bey.Üstelik çaresizlikten  ucuz ucuz vermek zo-
    runda kalmıştı.Bir zamanlar yatırım amaçlı bile daire almaya-
    cağı,varoş semtlerden birinde kirada oturmaya başlayan Er-
    dal Bey annesi ve kardeşlerini de yanına almıştı.Eşinin ma-
    aşı dışında eve sabit bir gelir girmiyordu.Erdal Bey psikolojik,
    fiziksel her anlamda çöküntüye uğramıştı.Önceden işyerine 
    gelip ''size ikiyüz milyar kredi verelim''diye kırk takla atan
    bankacılar şimdi beş milyarlık krediye bile sırtlarını çeviri-
    yorlardı.Erdal beyin en çok gücüne giden de bir zamanlar
    etrafında pervane olan akraba ve hısımlarının bizden borç
    ister diye telefona çıkmamaları ,köşe bucak kaçmaları,kaza-
    ile para verenlerinse faiziyle paralarını geri almak için her-
    gün telefonu arşınlamalarıydı.Gidenlere mi yansın,iki trilyon
    borca mı yansın,güvendiklerinden yediği darbeye mi yansın
    şaşırmıştı.Ama bu yaşadıkları ona gerçekte kimlere güven-
    mesi gerektiğini göstermişti.Eşinin verdiği destek onu ayakta
    tutmuş,silkelenip hayata devam edebilmesini sağlamıştı.Artık
    kendisini seven ailesi için daha güçlü olmuş,onlarla birlik ve
    karşılıklı güven içersinde yaşamak mutluluk kaynağı olmuş-
    tu.Artık kararlarını ailesinin görüş ve düşüncelerini almadan
    vermiyordu.Erdal Bey bu sayade borçlarının çoğunu kapattı,
    bir de küçük bir daire sahibi oldu.Hayatında kime güvenece-
    ğini ve dostlarını öğrenmiş oldu.Birçok kişi gibi yaşayarak
    öğrendi.1 DÜNYA HABERİN değerli okuyucuları ,sizlerin böy-
    le yaşanmışlıklara gerek kalmadan güven ve dostluk duygu-
    larını bir ömür yaşamanızı temenni ederim.Çünkü herşeyin
    çaresi bu duygulardan geçiyor...