VURGUN 9
Eklenme Tarihi: 26-Eylül-2010, 10:41
Okunma Sayısı: 830
Bülent Bey;
''Sayın basın mensupları,toplantımız başlamıştır.Lütfen sorularınızı hızlı bir şekilde sorup yine hızlı bir şekilde cevapları not ediniz.Anlayışınız için şimdiden teşekkür ediyor ve sözü Yönetim kurulu başkanımız Sayın Seçil Kamrı'ya bırakıyorum.''
''İHA Gökhan Sefer...Seçil Hanım,geçtiğimiz aylarda kazandığınız bir ihale ile sektörde avrupanın en büyük pazar payına sahip oldunuz.Bugün ve öncesinde yaşanılan talihsizlikler düşmanlarınız tarafından size yükselmenin faturası olarak kesiliyor olabilir mi? Teşekkür ediyorum...''
''Öncelikle şunu söylemeliyim ki,kazandığımız ihale her türlü prosedüre uygun olarak düzenlenmiş ve yine gerekli prosedürler uygulanarak kazanılmıştır.İhaleye katılan firmalar arasında Türk Firmaların yanında yabancı firmalar da bulunuyordu.Tüm katılımcılar İhale şartnamelerine uygun şekilde davranmış ve hiç bir aksilik yaşanmadan hakeden taraf ihaleyi kazanmıştı.Durumdan memnun olmayacak bir firmanın ihaleye girdiğini düşünmüyor ve gözlemlerime dayanarak aksine herkesin ihale sonucundan memnun kaldığını düşünüyorum.Kısacası bahsettiğiniz gibi bir durumun olma ihtimali yok.Diğer firmalarla her ne kadar rakip olsakta,ticaret piyasasında bu tür davranışların olması,bırakın iş yaşamına sığmasını etik anlayışa bile sığmaz...''
''DHA Mustafa Kort...Seçil Hanım,bir kaç gündür şirketinizin gözetlendiği ve sizin bir takım kişiler tarafından takibe alındığınız söylentileri dolaşıyor ortalıkta.Bu iddialara ne diyeceksiniz? Teşekkür ediyorum''
''İddalar tamamen asılsız olup,şirket içinde ve çevresinde güvenliğimizden sorumlu firmamız;beni,ortaklarımı ve hatta şirket çalışanlarını bile en üst düzey güvenlik yöntemleriyle koruyarak işini layıkıyla yapıyor.Şirketimizin dışarıdan veya içeriden bir şekilde gözetlenme ihtimali asla yoktur.Ben,ortaklarım ya da çalışanlarım olsun şirket içinde ve dışında bir aile gibi olup,birbirimizi sırtımızdan vuracak değiliz...'' diyerek önce Teoman'a doğru ardından da abime doğru bir bakış atıp devam ettim. ''Böyle bir durum olduğunu düşünsek bile ben bunun farkına mutlaka varırdım.Gözümden kaçabilecek hiç bir detay olmadığı gibi kendi güvenliğimi de tehlilkeye atacak kadar acemi ya da vasıfsız bir yönetici olduğumu düşünmüyorum.''
''CHA Selim Dümen...Seçil hanım,hastanenin arka sokağında patlayan bombanın tam da sizin orada bulunduğunuz bir zamanda olması sizce gerçekten bir tesadüf mü yoksa olayın gerçekliğine bakarak içinde başkalarının da parmağı olabileceğini düşünüyor musunuz? Teşekkür ediyorum''
''Bu konu ile ilgili düşüncelerimi toplantıya başlamadan önce yaptım tatmin edici olmadı ise düşüncelerimi söylemem davanın gidişat yönünü değiştireceği gibi kafaları karıştırarak hata yapmamızı ve yaptırmamızı sağlayabilir.Bu yüzden en başında söylediğim gibi bu konu ile ilgili şu an için gelişigüzel konuşmam mümkün değil.''
Teoman kısık bir sesle eğilerek,
''Fazla sert çıkmadın mı?bu şekilde davranmayua devam etme sakın başımızı yakarsın.''
''Karışma bana Teo...''
''Sen bilirsin benden söylemesi..''
Bülent Bey söze girerek...
''Devam edelim fakat lütfen kısa sorular alalım zamanımız daralıyor.''
''AA Metin Ceviz...Seçil Hanım,şirket içinde olan ortaklarınızın dışında bir de şirket dışında olan bir ortağınız olduğu söyleniyor.Kimdir ve sizin bundan haberiniz var mı?Bizi bilgilendirir misiniz acaba?''
Soru ne zaman gelecek diye beklerken beni en ummadığım zamanda Teomanla sataşırken yakalamıştı yine.Hazırlıksız yakalandığım bu soruya nasıl cevap vereceğimi bilmedden abimin suratına baktım ve ağzımda birşeyler geveleyerek kendimce cevaplamaya çalıştım.Şu dakikadan sonra ağzımdan çıkacak her kelime bizi çok büyük bir felakete sürükleyebilir ya da bizi göklere çeıkartarak adımızı yüceltebilirdi.
''Böyle bir duyum nerden aldınız bilmiyorum ama yurtdışında bulunan bir ortağımız var evet,ancak yaşanılanlarla onun hiçbir ilgisi olmadığının altını kırmızı kalemle çeker ve sizin de bu konuda anlayışlı olmanızı öneririm.''
Teoman'ın;asıl ihaneti bizim yaptığımızı düşünerek aşşağılıkmışız gibi bana ve abime bakmasına o an göz yummak zorunda kalmıştım.Abim bana şaşkın gözlerle ;
''Ne yapıyorsun sen?Sus,hepimizi uçuruma sürüklüyorsun.'' der gibi bir bakış atmıştı.Hiç birine aldırmayıp ortalığı sakinleştirmeye çalışmak için daha mantıklı cümleler kurmak zorundaydım artık.Şu andan itibaren toplantı salonunda bir uğultu ve düzinelerce soru yükseliyordu ağızlardan ve ben bunlarla başa çıkabilmenin bir yolunu bulmak için Bülent bey'e bakıyordum.Bülent Bey araya girerek...
''Arkadaşlar,Sayın Basın Mensupları ! Lütfen daha sakin olalım,sakin olalım ki Yönetim Kurulu başkanımız sorularınızı rahatlıkla cevaplayabilsin.''
Uğultu az da olsa kesilmiş ancak kafasında bir sürü soru işareti olan yazarlar,haber muhabirleri ve gazeteciler bana bakıyorlardı.İçlerinden bir tanesi elini kaldırarak soru sormaya devam etti...
''CNN Deniz Şevki...Seçil Hanım,Yabancı ortaklarınızla aranızda bir paravan şirket olduğu söyleniyor doğru mu acaba?''
''Şirketimizin misyonu doğrultusunda hareket etmekten öteye geçmemiş bir kuruluş olup böyle bir sorunun yöneltilmesini bile,bize yapılan bir hakaret olarak kabul ediyor ve toplantıyı özür dileyerek bitirmek zorunda kalıyorum.'' diyerek sandalyeden ayağa kalktım.Abim,Teoman,Bülent Bey ve daha bir çok kişi şaşkınlıktan dillerini yutmuş gibi bana bakarak olanlara anlam vermeye çalışıyorlardı.bu sırada Deniz Şevki denilen adam cevaptan memnun kalmamış olacakki sorularını arkası arkasıya sormaya devam etti...
''Seçil Hanım,hisselerinizin bir kısmını bahsi geçen yabancı ortağa sattığınız söyleniyor doğru mu acaba ? Ayrıca şu an bu ortak tarafından tehtid edildiğiniz ve zor günler yaşadığınız duyumlarını aldık, bu iddialara siz ne diyorsunuz?''
Durumun gittikçe kötüleşmesi beni ve yanımdakilerin canını bir hayli sıkmış ve bir an önce toplantı salonundan çıkmak için hep birlikte dinlenme odasına doğru yeltenmiştik.Peşimizden gelen basın ordusuna müdahale etmeye çalışan güvenlik görevlileri bir yandan yüksek sesle bir yandan da temas ile müdahale ederek etrafımızdakileri uzaklaştırmaya çalışıyorlardı.Odanın kapısına zar zor geldiğimizde sorulan soruları ve verdiğim cevapları Teoman'a ve Bülent Bey'e nasıl açıklayacağım bunu düşünüyordum.Asıl şimdi yardımcı olması gereken abim ise başını öne eğmiş bir şekilde suçluluk ifadesiyle kapıdan içeri girmeye çalışıyordu...
9.Bölüm Sonu

























