22-Mayıs-2012, 02:45 - Tarafsız haber yayınımız ile 3 yıldır sizlerle birlikteyiz...
 
 
 
 
 
DÜN CEMAAT BUGÜN DEVLET YARIN ŞERİAT
Mehmet Emin ALTAY
Mehmet Emin ALTAY

Eklenme Tarihi: 13-Ekim-2010, 23:23
Okunma Sayısı: 470

DÜN CEMAAT BUGÜN DEVLET YARIN ŞERİAT

Bugün yazmaya eleştiri yazılarından önce iktidarın düzgün gözüken işlerini yazmakla başlamak ve oy verirken iktidara verenler ve vermeyenler arasındaki kriterleri değerlendirmek istiyorum.

Son dönemde takip edebildiğim kadarıyla ekonomide istikrarlı bir program söz konusu ekonomistler açıklanan son programa uyulduğu takdirde ekonominin daha da olumlu olacağı görüşünde.Ali  Babacan işini iyi yapabilen iki bakandan birisi.Bir diğeri ise son dönemlerde pek gözükmüyor ama sağlık bakanı Recep Akdağ.Sağlıktaki ikililiğin kalkması olsun , maddi olanakları kısıtlı vatandaşlarımızın da birçok pahalı imkandan faydalanması olsun ve daha birçok konuda olumlu hizmetleri oldu.Yolların tamamlanması , izinden gittiklerini söyledikleri Turgut Özal’ın bir ara demir yolu komünist işidir demesine karşın demir yollarında yapılanlar AKP’nin diğer olumlu hizmetleridir.Aklıma gelmeyen ama bunların dışında iyi yapılan hizmetlerde olabilir.Peki neden biz AKP’ye bu kadar karşıyız veya AKP’ye oy verenler neden AKP’ye veriyor ? AKP’yi değerlendirirken olumlu ve olumsuz yanlarını bir teraziye koyuyor mu ?
                AKP’nin yaptığı olumlu  hizmetler vatandaşların günlük hayatını kolaylaştıran , önceki dönemlerde yapılması gereken ama yapılmadığı için vatandaşları çok zor durumlarda bırakan hizmetlerdir.AKP’nin oylarında da önemli katkıları olmuştur.AKP’nin oylarındaki  etken AKP’ye oy veren  vatandaşın artık ülkesinden önce kendini düşünmesidir.Kırmızı çizgileri bilmemesidir ve dini etkendir.Bizim  AKP’ye karşı olmamızın nedeni ise AKP’nin  kırmızı çizgileri yok etmesi (Anayasa Mahkemesi başkanı bile anayasanın değiştirilemez maddeleri değişmeli diyebiliyor),halkı dönüştürmesi,çalması,insanları aptal yerine koyması,yalan söylemesi , her türlü duyguyu sömürmesi ve milleti aldatmasıdır.AKP her seçim döneminde yaptıklarıyla değil iftiralarla , sömürülerle oy istemektedir.

AKP artık her şeyi açıktan yapmakta,herkese meydan okumaktadır.Demokrasi diye diye ülkeyi faşizme götürmektedir.Hanefi Avcı’ya yapılanlar artık sözün bittiği yerdir.Ülkenin nerelere geldiğinin göstergesidir.Daha geçen yıla kadar terfi ettirdikleri Hanefi Avcı’nın polis ve dolayısıyla devleti kimlerin yönettiğini yazdıktan sonra linç edilmeye çalışılması vehametin boyutlarını ortaya koymaktadır.Emniyetin en üst kademelerinde görev yapmış bir polisin hem de devrimci karargahla suçlanmasına eminiz ki en yandaş AKP’liler bile gülmüştür.Evinden çıkarılanların ve özellikle de ses kayıtlarının kitabı yayınlandıktan  sonra “Başıma kötü şeyler  gelecek biliyorum.” diyen birine ait olması son derece saçmadır.Bu tecrübede biri bir kere bunları delil olarak bırakmaz.Bu ses kayıtlarını kimlerin çektiği ve Avcı'ya malettiği alenen ortadadır.Bunların yalan yanlış olduğunu bile bile Pensilvanya’dan ve hükümetten aldığı emirlerle yazan yandaş medyanın ve daha da ileri giderek Hanefi Avcı’nın konuşmasını yayınlayanlarında karalanması , onlara iftira atılması artık insan onur ve haysiyetinin yok olduğunu(bu kişi ve kurumlarda) göstermektedir.Bunlara da dindar deyip inanmak ve destek olmak cehaletten dolayısıyla da suç ortaklığından başka bir şey değildir.Bunu görememek ve savunabilmek  bu insanlardan farklı olmamak demektir.Vatandaşa “Ananı da al git.Şimdi bana küfrettireceksiniz.” diyen bir başbakanın kendi yaptıklarının yanında son derece medenice kalan yuhalama olayından sonra kamerayla yuhalayanları tespit ettirmeye çalışması,parasız eğitim isteyen garibanların tutuklanması ve 15 yıl hapsi istenmesi,cumhurbaşkanının bile 3 yıldır suçu nedir bilmeden yatan sanıkların tutuklu muamelesi gördüğünü söylemesi demokrasi diye sahte gözyaşı dökenlerin gerçekte ne olduklarını ortaya koymaktadır.
                Büyük diktatörlerin ve faşist yönetimlerin ülkelerinin başlarına nasıl geldiğini araştırınız.Gördükleriniz size çok tanıdık gelecek.

                                                             MEHMET E. ALTAY