Epeyce zaman önce bir hikaye okumuştum. Olumsuz gündemin içerisinde olumlu şeylere ihtiyacımız olduğunu düşünerek paylaşmak istiyorum.
Hastanede aynı odada yatan iki kişiden birisi yatalak diğeri ise daha iyice durumdaymış. Odanın penceresinden dışarıyı görme şansı olmayan yatalak hasta diğerinden dışarı da gördüklerini anlatmasını rica etmiş. Oda arkadaşının bu ricasını kırmayarak başlamış anlatmaya.”insanlar elele, çocuklar sevinçle koşturuyor, ağaçlarda bolca kuş var.” Günlerce bu böyle sürüp gidiyor. Yatalak olan hastanın durumu iyiye gitmeye başladığı dönemde diğer hasta taburcu oluyor. İyileşen yatalak hasta günlerce arkadaşından dinlediği dış mekanı görmek için pencereye yöneliyor. Ancak gördükleriyle şaşkına dönüyor. Pencereden ne bir park ne de cadde görünüyor. Yüksekçe bir duvar ve hastanenin izbe bahçesi. Anlıyor ki günlerce kendine anlatılan bu güzellikler sadece bir hayalden ibaret.
Bizde baktığımız pencereden biraz da olsa duvardan başka şeyler görebilsek. Mesela çiçekler ya da deniz. Ne kaybederiz. Aksine kazanacağımız kesin. Baktığımız ufuklarda bir gemi görebiliriz belki. Bizi sonsuz mutluluğa götüren bir gemi. Dümeninde bizim olabileceğimiz bir gemi.
Karanlık bir odanın köşesinde bir yerlerde bir sehpa olduğunu biliriz. O zaman korkmaya ne gerek var. O sehpayı mutlaka bulur ellerimiz. Karanlığın sizi korkutmasına izin vermeyin. Bastığınız halıyı görmenizi engellese de onu yok etmeye gücü yoktur karanlığın.
Hiçbir olmusuzluk hayatınıza uğramasın diliyorum.

























