KÜLTÜR MOZAĞİĞİ
Anadolu , mezopotamya kısaca önasya tarih boyunca birçok medeniyeti barındırmış . Nice filozoflar , bilimadamları , krallar , sultanlar , sanatçılar, kahramanlar yaşamış bu coğrafyada.Nice savaşlar , entrikalar görmüş.Destanlaşmış aşklar , ihanetler görmüş. Savaşta bile centilmen kalabilenlere tanıklık etmiş.Kısacası önasya dünya varolduğundan beri
iyisiyle , kötüsüyle ; mertiyle namertiyle ; ezeni , ezileniyle , zalimi ve mazlumuyla milyarlarca kişiye yurt olmuş. Binlerce yıl süren savaşlar nedeniyle kanla sulanmış ; çoğu zaman birilerinin çıkarları , kimi zamanda milletlerin hayatları uğruna.Büyük bir kısmını zalimler önde götürse de kazanan hep mazlumlar olmuş sonunda. Kim olursa olsun hangi milet olursa olsun mazlumsa eğer anadolu bağrına basmış onu.Zalimeyse en mutlu anlarında indirivermiş tokadı.
Binlerce yıl bu coğrafyada iç içe yaşamış toplumlar.Türk’ü , Rum’u , Ermeni’si , Kürdü , Lazı , Çerkezi , Gürcüsü ,Abazası kardeşçe yaşamışlar , yaşayabilmişler.Birlikte sevinmişler , beraber ağlamışlar.Son lokmalarını paylaşmışlar.Düğünler yapmışlar.Sadık olmuşlar ekmeğini yedikleri devlete .Ta ki iki yüz sene öncesine kadar.Fransız ihtilaliyle beraber o dönem
iyice zayıflamaya başlayan Osmanlının bu halinden yararlanarak büyük devletlerinde büyüklerinin çıkarları uğruna birbirine düşürmüşler aynı mahallenin çocuklarını.Birbirne kırdırmışlar.Kapanmayacak yaralar açtırmışlar.Zalimler yaratmışlar.Dolayısyla da milyonlarca mazlum.
Siz ayrı dünyaların insanlarısınız bir arada yaşayamazsınız dediler.Hristiyandan dost olmaz , müslümandansa olsa olsa post olur dediler.Siz asilsiniz bunlarsa barbar dediler.Fatih’in fermanını unutturarak.Üstelik kendilerinin diri diri bilim adamlarını yaktıkları dönemlerde onlara İstanbulun kapılarını açan Fatihin yüzünden istanbuldan kaçtıklarını idda ederek. Maalesef inandırdılarda . Yüzlerce yıl hoşgörüyle birarada yaşayanların torunlarını biribirine düşürdüler.Kimi Fatihin torunlarının başını eziyoruz diyerek kralına mektup yazdı.Kimi komşusunun üstünde
yemek pişirdi.Kimi de kendi toplumunun değerleriyle oynayarak komşusunu yağmaladı ve yurdundan attı.Halbuki herşey aslında o kadar güzeldi ki zamanında.Tekrar olabilirdi de aslında.Ama müsaade etmediler.Çünkü büyük devletlerin büyüklerinin çıkarları buna hiç de uygun değildi.
Önce Ermenileri gönderttiler.Sonra da Rumları.Hemen akabinde soykırım yaptınız diye Türkleri suçladılar.Birdaha bir araya gelemesinler diye.Bunların bu ülkelerdeki kuklaları ve yandaşları da bu oyuna öyle güzel ortek oldular ve geldiler ki gerçekten birdaha bir araya gelinmesi çok zor bir hal aldı.1915’de Osmanlı ordusunu arkadan vuran ve Türk köylerini basan Ermenilere karşı mecburen alındı tehcir kararı.Savaş sırasında olunduğu için ne denli doğru olduğu daha sonradan anlaşıldı.1919’da Yunanlıların İzmir’i işgali , burda ve anadolu da yaptığı mezalimler sonucunda buradaki Yunanlıların bunları alkışlaması ya da sessiz kalması.Yüzlerce yıl beraber yaşadıkları komşularını çok üzdü ve de kızdırdı.Birdaha böyle birşey olabilme ihtimalini bile göze almayı aklından geçirmeyecek biri olan Atatürk’de 1926 da Yunanistan’daki Türklerle değiş tokuş yaptı Türkiyedeki Rumları.Oradaki mezalime isyan eden Rumlar 1915'deki katliama karşı çıkan Ermeniler yok muydu ? Tabiki vardı.Onlarda kurunun yanında yanan yaşlar oldu maalesef.En sonunda da 6-7 Eylül 1955’te İstanbulda kalan Rumlarda Atamızın evine bomba atıldı diye yalan haber çıkarılıp galeyana getirilen halkın , bir Türk’e ve atalarının torunlarına yakışmayacak şekilde yaptığı yağmalar ve mezalimler sonucunda Türkiyeden göç ettiler.
Son olarak da sıra kürtlere geldi.Aynı oyunu onlar üzerinde de oynuyorlar.Kardeşi kardeşe kırdırtarak kapanması çok zor olan yaralar açıyorlar.Aynı oyun farklı oyuncularla tekrar oynanıyor.
Önce hınçak ve taşnak , sonra pontus ve mavri mira , en sonunda da PKK ve DTP ; bu oyunun farklı dönemlerdeki başrol oyuncuları.Kendilerine verilen görevi çok
iyi yapıyorlar.Halkı birbirine düşürüp bölmeyi ve birbirlerinden nefret ettirmeyi çok
iyi başardılar.Umarım kürtler bir an önce gerçekleri görür ve son oyunu bozarlar.Yoksa onlar içinde Ermenilerin ve Rumların başlarına gelen son çok uzak değil.Türkiye herşeye rağmen gene de bir kültür mozağiğidir.Anadalu da bu mozağiğin güzellikleri görülmelidir.Biz eskiye nazaran az da olsalar Rumlarında Ermenilerinde bu mozağikteki yerinin sayıca eskisi kadar büyük olmasa da düşüncede ve bütünsellik açısından önemli olduğunu düşünüyoruz ve dedelerimiz gibi kardeşçe yaşayabileceğimizi biliyoruz.Dedelerimiz , ninelerimiz bunu yapabilmişler.Biz neden yapamayalım ?
Atatürk döneminde ilişkiler gayet sıcak değil miydi ? Atarürk kendi bayrağının ezilmesine rağmen önüne serilen Yunan bayrağını , bayrak bir milletin şerefidir ben o komutanın yaptığı hataya düşmeyeceğim diyerek o bayrağı yerden kaldırtıp Yunanistanın şerefini kurtarmadı mı ? Yunan generali Trikopis her 29 ekimde Yunanistan’daki Türk büyük elçiliğindeki Atatürk büstünün karşısına geçerek selam verip saygı duruşunda bulunmadı mı ? Bizim birçok konuda olduğu gibi bu konuda da kimi örnek almamız gerektiği açık ve net değil mi ?
Keşke bu oyuna düşmeseydik ve herşey daha güzel ,mozaik daha büyük olsaydı.Ama bundan öncesi için yapabileceğimiz birşey yok.Bundan sonra ise yapabileceğimiz çok şey var.
Hiçbirşey için geç değil.
MEHMET E. ALTAY