22-Mayıs-2012, 19:21 - Tarafsız haber yayınımız ile 3 yıldır sizlerle birlikteyiz...
 
 
 
 
 
İşçi, İşveren, Asgari Ücret, Maliyet, Vergi ve Umut
Burak CANLI
Burak CANLI

Eklenme Tarihi: 15-Ocak-2010, 12:05
Okunma Sayısı: 522

Konuyu çok fala ayrıntıya girmeden ve bu şekilde de dağıtmadan anlatmaya çalışa cam. Sakın asgari ücretlinin yazısını asgari bir şekilde yazdığımı düşünmeyin. Dağıtmadan anlatmaya çalışa cam ki esaslar tam olarak görülebilsin. Bir işverenin yanında çalışan işçisine ödeyeceği en düşük ücretin adı asgari ücrettir.

 

 

01.07.2009–31.12.2009 dönemi için asgari ücret tespit komisyonunun resmi açıklamalarına göre, 16 yaşından büyük ve bekâr için

 

Brüt Ücret                                                ________      693,00 TL         

Sigorta primi işçi payı(%14)                    ________        97,02 TL

İşsizlik sigortası primi işçi payı(%1)        ________          6,93 TL

Gelir vergisi matrahı                                 ________      589,05 TL

Gelir vergisi(%15)                                    ________         88,36 TL

Asgari geçim indirimi sonrası GV            ________         38,41 TL

Damga vergisi (%0,6)                               ________           4,16 TL

Kesintiler toplamı                                      ________       146,52 TL

Net ücret                                                    ________      546,48 TL

 

Sigorta Primi işveren katkısı

 

Sigorta primi işveren payı                         ________       100,49 TL

İşsizlik sigortası primi işveren payı (%2)  ________         13,86 TL

Asgari ücretin işverene maliyeti                ________        807,35 TL

 

Sevgili işçilerim bu hesap o kadar kolay yapılmıyor. Zira bu hesabı yapa cam, bula cam derken az daha ben kendimden geçecektim. Umarım bu paraları harcarken sizler kendinizden geçmezsiniz. İş arayıp da bulamayan kardeşlerim. İş aramaktan gına gelmiş ağabeylerim. Bir başka işten bir başka işe koşan ablalarım. İşten atılıp da kıdem tazminatı almanızı önlemek için patronların önünüze çıkardığı engellerle boğuşan analarım. Her bir şeyin değişik kanallarla vergiye bağlandığı bir ülkede üretimi arttırabilmenin, işsizliği önleyebilmenin yollarından biri de işçi maliyetlerini düşürmekten geçmektedir.

 

Bir işçinin maliyeti bir işverene 807,35 TL ye mal olmaktaysa bu maliyetin diğer komşu ülkeler ve gelişmekte olan ülkelerle kıyaslanması ve ona göre de buna bir ayar çekilmesi gerekmektedir. Bunun yapılmaması üzerine de yabancı yatırım ve sermaye diğer başka ülkelere akacak demektir. O zaman sloganımız işsizliğe hayır! O zaman sloganımız İhracata evet! O zaman sloganımız Üretime evet! O zaman sloganımız işçi maliyetlerine hayır! Olmalıdır.

 

Sloganlarımızın başarılı sonuçlara ulaşabilmesi için neler yapmamız gerekmektedir. Ne yaparsak ne olur. Çift asgari ücret uygulamasına geçilmesini talep edersek sigortasız çalışan insan sayısında bir azalma sağlayabiliriz. Ama bu sefer de bu uygulamanın da her uygulama da olduğu gibi dezavantajları olacaktır.

 

Söz konusu duruma şöyle bir göz attıktan sonra çareleri inceleyelim. Öncelikle sevgili işverenimizin maliyetini aşağı çekebilmek adına hiç düşünmeden bu tarihten başlayarak 5 yıllığına sigorta primi işveren payı ile işsizlik sigortası primi işveren payını işverenden talep etmeyelim. Bu uygula sonucunda da en az 114,32 TL işveren maliyeti düşüp 693,03 TL yi bulacaktır. Bu ne anlama gelmektedir? Bu yukarıda dediğimiz gibi işsiz sayısında azalma ve üretimde çoğalma meydana gelecektir. Bu yeterli olabilecek midir? İyi ve faydalı olacaktır. Ama yeterli olması çok zordur. Bu sefer de yeterli olabilmesi için işçi ye düşen sigorta prim ve işsizlik sigortası toplamı 103,95 TL’nin gene toplamda 10,92 TL ye indirilmesi gerekmektedir. Bu indirilen 93,03 TL’yi ise işçiye aktarmak yerine işverenin maliyetinden düşürülmesi lazımdır. Sonuçta da işveren maliyeti böylece 600,00 TL olurken işçinin net maaşında her hangi bir indirme yapılmadan brüt maaşının 557,0 TL olması sağlanacaktır. Bu durumda Devlet sosyal prim alacağından vazgeçmiş olacaktır. O zaman Devlet bu açığı nerden karşılayacaktır. Arkadaşlar Devlet Baba açığı ister karşılasın isterse de karşılamasın. Beş yıllık bir dönemde bu uygulamayı yapacak ve yatırımın yapılmasına ön ayak olacaktır. Bunun içinde çözüm açıktır. Çözüm Basittir. Sigaraya alınan paket başı vergi uygulamasından vazgeçip bu sefer satış fiyatının iki kat uygulamasına geçmelidir. Bu uygulama sayesinde de sigara içenlerin sayısında azalma yaratacağı gibi bu verginin de sigortaya akmasına sebep olacak ve sigortayı bataktan kurtaracaktır. Bu hareketin sonucunda ise kaçak sigara ülkemizde patlak verecektir. Ama kaçağa karşı etkin bir şekilde müdahale edilirse buda yerli sigara üretimini ve diğer faktörleri sağlamlaştıracaktır. Paket başı uygulamadan geri adım atılması sonucunda da yaratılan haksız rekabet ortamı terk edilmiş olacaktır.

 

Sevgili işçi kardeşlerim bu önerilerden sakın rahatsızlık duymayın. Zira iş arayan arkadaşlarımız böylece daha rahat iş bulacak ve işçinin iş araması günleri son bulurken de işverenin işçi araması günleri başlayacaktır. En nihayetinde de yapılan yatırımların sonucunda da işçi ücretleri çok geçmeden kanunen yükseltilmese bile kendiliğinden yükselecektir. Sigara ayarlamasını destekler şekilde ark ollu içeceklerde de ayrı bir düzenlemeye gidilmesi de mümkündür.