22-Mayıs-2012, 19:33 - Tarafsız haber yayınımız ile 3 yıldır sizlerle birlikteyiz...
 
 
 
 
 
VURGUN 1
Gizem Üstel
Gizem Üstel

Eklenme Tarihi: 18-Ocak-2010, 14:03
Okunma Sayısı: 605

               ''Ayla Hanım!Bir dakika bakabilir misiniz lütfen?''
              
               ''Tabi seçil Hanım hemen geliyorum?''

              Telefondaki sekreterim Ayla uzun zamandır benimle birlikte çalışıyordu.Başlarda işlerimize ve yoğunluğumuza alışması uzun sürmüş,fakat içindeki çalışma arzusu ve hırsı sayesinde kısa sürede,benim her anlamsız işime dahi alışmış ve ekip arkadaşlarıyla şirket içinde iyi bir uyum sağlamıştı.1.60 boylarında,sarışın ve her sekreter gibi siyah çerçeveli bir gözlük kullanan,son derece güzel ve zeki bir kadındı.Odanın kapısı çalındığında gayet tok ve sinirli bir ses tonuyla içeri gelmesi için izin verdim…

               ''Buyurun Seçil Hanım?''
             
               ''Ayla Hanım!Japon ortaklarla imzaladığımız anlaşma dosyası nerede?''
             
               ''Dün şirketten çıkarken elinizdeydi Seçil Hanım?Sanırım akşam üzerinde çalışmak için eve götürdünüz.''
              
               ''Ayla Hanım,dosyayı evime götürdüğümü ben de biliyorum ancak bu tür anlaşma dosyalarının bir nüshasını sürekli elinizde bulundurmanızı söylemiştim size.Bana 2. nüshayı getirin lütfen.''
              
               ''Üzerinde çalışma gereği duyacağınızı bildiğim için ben iki adet nüsha çıkarttım efendim fakat Teoman Bey bu sabah 2 nüshayı da benden istedi.''
              
               ''Ve sen de verdin öyle mi?''
               ''Teoman Bey  incelemesi gereken bir madde olduğunu ve siz gelene kadar bununla acil ilgilenmesi gerektiğini söyledi.''
              
               ''Peki çıkabilirsiniz…''
              
               ''Başka yapmamı istediğiniz bir şey var mı Seçil hanım?''
              
               ''Teoman Bey şu anda şirkette nerede bulmanı istiyorum.''
              
               ''Hemen efendim…''
           
           Aslında sinirli bir yapım yoktur,fakat hazmedemediğim  ve kabullenemediğim herhangi bir olayda gözümün kimseyi görmediğini biliyorum.Bunun örneğini de genelde hep Teoman’la yaşıyordum.Teoman benim yeğenim olur.Şirkete hissedar olduğundan bu yana aramızda sürekli  atışmalar ve soğuk rüzgarlar esmiştir.Zayıf ,1.80 boylarında,kumral bir adamdır.Kadınların onda buldukları tek şeyse para…
                    
           Amcamla babamın arası kardeşten de öte bir yakınlıktaydı bu şirkette.KMI  şirketini birlikte kurmuşlar ve uzun yıllar ortaklık yapıp şirketi en iyi biçimde yönetmişlerdi.Ne yazık ki talihsiz bir uçak kazası sonucu ikisini de kaybetmiştik.Yengem ve annem perişan olmuşlardı.Biz ağabeyim ve annemle,Teoman ise annesiyle bir anda yalnız kalmıştık.Neyse ki yaşımızın küçük olmaması şirketin sürekliliğini sürdürmesi için tek lehimize olan şeydi.
           
           Teoman bizden biraz daha hırslı ve sinsi bir insandı bana göre.Şirketin yönetim kurulu üyelerinden biri olduğu halde,eline geçecek ilk fırsatta bu aile şirketinden hepimizi atacağını düşünmüşümdür hep.Hırsını gözlerinden seziyor ve yanlış bir şey yapmaması için her konuda tedbirli davranıyorduk ağabeyim ile.Bazen öyle atışmalar yaşanırdı ki toplantılarda,kinayeli cümleleri beni ve ağabeyimi kızdırsa da hiçbir şey yapamazdık.Şirket yönetimini ele geçirme isteği de bu tür atışmalarda kendini belli ediyordu Teoman’da.Oysa ki çocukluğumuz çok iyi geçmişti onunla.Annemle yengem de ayrılmaz birer  kardeştiler sanki.Fakat babamın ve amcamın ölümünden sonra araya soğukluk girdi ve iki aile de birbirine karşı mesafeli durdular bu zamana kadar.
Teoman’ın sinsi tavırları benim çalışma tempomu daha da arttırmış ve neredeyse evime bile gidemeyecek kadar saatlerce çalışıyordum bu aile şirketinde.Ağabeyim ise yurtdışı bağlantılarıyla ilgilendiği için hemen hemen haftanın her gününü Avrupa seyahatleriyle geçirirdi.Teoman, İnsan Kaynakları Genel Müdürüydü.Şirkete  kazandırdığım güzel anlaşmalar sayesinde Yönetim kurulu başkanlığı koltuğunu ben devralmıştım birkaç yıl önce.Her şey gayet güzel gidiyor ve  piyasadaki adımız gittikçe yayılıyordu.Demirbaşlarından sonra biraz sendelemiş olsak da  kısa zamanda her şeyi toparlamış ve Yurtdışı bağlantılarımızla güzel anlaşmalar imzalamıştık.Son anlaşmamız Japon ithalatçıların nakliye işini ihale ile uygun fiyat vererek kazanmamız olmuştu.Teoman’ın bulunduğu konum itibariyle anlaşma belgelerine ihtiyaç duyması,sinsiliğini gözümde bir kat daha arttırmış ve neler olduğunu anlayabilmek için araştırma yapmamı gerektiriyordu.

                                                             (Telefon sesi gelir……)

 
               ''Evet Ayla!''
              
               ''Seçil Hanım,Teoman Bey şu anda odasında bir telefon görüşmesi yapıyor.''
              
               ''Teşekkürler Ayla.İşi bittiğinde lütfen odama gelmesini söyler misin?''
              
               ''Peki efendim.''

             Teoman gelene kadar durumun ne olabileceğini düşünüp,mantıklı bir açıklama yapacağı taktirde,konuyu büyütmemek için sinirlerimi rahatlatmam gerekiyordu.Koltuğumdan kalkıp,dışarıda parıl parıl parlayan güneşi,görebileceği en güzel görüş açısıyla gören camın karşısında stresimi caddede koşuşturan insanlara bakarak atmaya başladım.
Caddenin köşesini görebildiğim bu pencereden bakarken uzun boy paltolu,şapkalı ve iri yarı bir adam dikkatimi çekti.Pencereden ona baktığımı görünce  köşeden geri çekilip kaybolduğunu fark ettim.Hemen masaya yönelip Ayla’yı aradım.

               ''Ayla bana hemen güvenliği bağlar mısın?''
              
               ''Peki efendim…''
               …………………………
              
               ''Buyurun efendim ?''
              
               ''Hakan Bey ,şirketin civarında bu aralar gözünüze çarpan garip bir durum oldu mu?''
              
               ''Ne türlü efendim?''
             
               ''Garip bir olay,bir kişi,bir araç…''
              
               ''Hayır efendim,kapının önünde güvenlikten arkadaşlar var isterseniz onlara sorayım.''
               ''Hemen…''

            Dikkatimi bir hayli çeken bu kişi beni oldukça huzursuz etmiş ve tedirginliğe düşürmüştü.Kapının çalmasıyla yüzümdeki bu ifadeyi beynimin derinliklerine gömüp,gelen kişiyi odama kabul ettim.
       
               ''Beni görmek istemişsin Seçil.''
              
               ''Az önce Japonlarla imzaladığımız anlaşmayı gözden geçirmek için Ayla’dan nüshaları istedim.Bana senin aldığını söyledi.Sebebini öğrenebilir miyim?''
              
               ''Senin yerine ben gözden geçirdim.''
              
               ''Şirketteki pozisyonun bunu gerektirmiyor  Teoman .''
              
               ''Senin de şirketteki pozisyonun benim departmanıma karışmak değil Seçil.''
              
               ''Bu şirketin Yönetim Kurulu Başkanı olduğum için olası bir hataya karışmak benim hakkım Teoman.''
              
               ''Evet ama Yönetim Kurulu Koltuğuna hak etmeden oturduğunu düşünürsek,şirketi yanlış yönettiğini ve yanlış kararlar alarak bizi büyük bir çıkmaza sürüklediğini göz ardı edemeyiz Seçil.''
              
               ''Teoman seninle bu konuyu tartışmayacağım.Nüshaları hemen bana göndermeni istiyorum.İkisini de…''
              
               ''Asıl nüshayı evde bırakacak kadar dalgın olman bu şirketi batırma planlarından biri olabilir.Ve oturduğun koltuğu hak etmediğinin en büyük  ispatıdır.''
              
               ''Teoman! Eğer bir gün bu şirketi batırmak gibi bir planım olursa,emin ol bu koltuğa seni oturtmak en büyük planım olur…''

                                                                  (Telefon çalar…)
 
               ''Efendim Ayla?''
              
               ''Seçil hanım güvenlikten haber geldi.Sanırım aşağıya inseniz iyi olacak…''
              
               ''Hemen geliyorum…''
              
               ''Hayırdır Seçil,artık çalışanlarının ayaklarına mı gidiyorsun?''
              
               ''Biliyor musun Teoman?Bu yüzden sen alt kattasın bense burada…''

             Koltuğumu geriye itip,yüzüme  nefretle bakan Teoman’dan müsaade isteyerek güvenliğe gitmek için odadan ayrıldım.Kapının girişinde gördüğüm manzara karşısında durum gerçekten de hiç iç açıcı görünmüyordu…


                                                                   1.BÖLÜM SONU