22-Mayıs-2012, 19:38 - Tarafsız haber yayınımız ile 3 yıldır sizlerle birlikteyiz...
 
 
 
 
 
Gitarımda Boğaziçi
Tolga Kayasu
Tolga Kayasu

Eklenme Tarihi: 20-Şubat-2011, 17:30
Okunma Sayısı: 314

Dün gece saat dokuz buçuk sularında Sirkeci’den motora binmek üzere iskeleye doğru yürüdüm. Fakat maalesef ki son motoru kaçırmışım. Karaköy’e doğru yürüdüm. Galata Köprü’sünde gecenin o saatinde balık tutan insanlar arasından simit, tatlı ve tavuk pilav satarak ekmeğini kazanmaya çalışan o insanlar arasından yürüyerek Karaköy’e vardım. Karaköy’de de motor çalışmıyordu lakin vapur vardı.

 

İnsanlar arasından kendime cam kenarında bir yer bularak hemen oturdum. Bir çay söyledim kendime. Sıcacık kaloriferin yanında Boğaz’a karşı keyif yapmak için. Bir yandan çayımı yudumluyordum bir yandan ışıl ışıl olan Boğaz’ı seyrederken, arkadan Nev’in Zor parçası yükseldi.  

 

Bir anlam veremedim bu olaya. Müzik çalarımdan geldiğini sanarak ceplerimi yokladım fakat o da kapalıydı. Daha sonra kafamı çevirdiğimde bir genç arkadaşa rastladım. Elinde klasik gitarı vapurun ortasında gitar çalıyor. Aslında tam aradığım bir şeydi. Elimde çayım, bir yanımda Boğaz. Aslında eksik olan bir de canlı müzikti. Çoğu boğazda yapılan etkinliklere hayliyle öğrenci olmanın verdiği durumdan dolayı katılamama durumu mevcut. Lakin bu öyle değildi. Çalan da bir öğrenci. Kendine ve arkadaşlarına biraz yardımcı olmak için yapıyor bunu.

 

Biri gitar çalıyor – ki sonradan tanıştım adı Güven Kargın mış. – diğerleri de – Merve ve Tolga-  etraftan artık ne kadar yardım alabilirse diye gitarın çantasıyla geziyorlar.

 

Hangi ülkede böyle bir keyif var ki? Bir yanınızda ışıl ışıl boğaz bir elinizde çayınız bir yandan da canlı müzik. İstiklal’de ya da metrolarda karşılaştığım bu manzarayı vapurda göreceğimi hiç beklemezdim. İyi ki de görmüşüm ki anlatılmaz bir keyif yaşadım.

 

Vapur ya da motor işletmecileri taşıtlarına televizyon koyacaklarına böyle bir uygulamaya geçebilirler. Hem öğrencilere bir katkı olur hem de yolcularına harika bir keyif yaşatırlar. İETT otobüslerinin bazılarında başlatılan müzik uygulamasına denk gelmişsinizdir belki. Otobüslerde belki canlı müzik imkânı yoktur ama vapurlarda motorlarda bu imkân var.

Sırf boğazda değil adalara giderken de düşünsenize bir yandan da canlı müzik dinleme imkânınız olsa. Tüm günün belki de haftanın, ayın yorgunluğu bir anda gider. Bir yandan manzaranın tadı bir yandan müziğin.

 

Belki elinizde sizin de çayınız olacak belki martılara simit atıyor olacaksınız belki de sadece yolculuk ediyorsunuzdur kim bilir fakat ne olursa olsun vapur yolculuğu bir keyiftir. Bakın diğer toplu taşıma araçlarında böyle bir şeye kapılmazsınız hatta deniz üzerinden giden deniz otobüsünde bile ama vapur başkadır. Vapurun sıcaklığı diğer araçlarda yoktur. Manzarayı seyredemeyeceğiniz en kötü yerde bile otursanız o sıcaklığı hissedersiniz. Tabi cam kenarında iseniz keyfinize diyecek yoktur.

 

İstanbul’un her yerinde ayrı bir keyif yaşarsınız. Sarayburnu’dan Üsküdar’dan Kadıköy’den Taksim’den hatta Nişantaşı’ndan Levent’ten bile zevk alırsınız. İstanbul’un her yerinden zevk alırsınız fakat boğaz başkadır. Hatta vapur da yolculuk yapıp çay içmek ve müzik dinlemek işte bu İstanbul’dan alabileceğiniz en güzel keyiflerden biridir.

 

20.02.2011