22-Mayıs-2012, 19:39 - Tarafsız haber yayınımız ile 3 yıldır sizlerle birlikteyiz...
 
 
 
 
 
Partizanlık
Cenk Eğilmezbilek
Cenk Eğilmezbilek

Eklenme Tarihi: 21-Şubat-2011, 22:47
Okunma Sayısı: 342

                                                      

 

 Ne kadar ilginç ! İnsanlar oy verdikleri partinin her icraatını sindirebiliyor ve doğru zannediyor.Bugün Ak Parti iktidarının politikalarını eleştirenler, yarın kendi destekledikleri parti iktidara geldiğinde aynı politikaları övecekler.

 

 Belki de insanlar bu şekilde sıkıntılarından kurtularak içlerinde bir umut ışığı yakabiliyorlar.Örneğin bugün Ak Partiye oy veren %47’lik kesim, gelecekte Türkiye’yi çok güçlü düşünüyor, işsizlik sorununun çözüleceğini zannediyor, terörün biteceğini zannediyor ve bu şekilde rahatlıyor olabilirler.Muhalefet ise iktidarın her yaptığına karşı çıkarak, üye olmak için örgüt arayarak, Ergenekon operasyonunda   avukatlık yaparak ve iktidarın uyguladığı politikaların aslında böyle böyle olması gerektiğini söyleyerek sözde vatanseverlik yapıyor olabilir.Türkiye öyle ilginç bir ülkedir ki ; kimisine göre ülke yarın çökecek iken, kimisine göre ise gelecekte dünyaya hükmedecek bir yolda gidiyoruz.Toplumun düşüncelerinde bu şekilde derin uçurumların oluşmasının tek nedeni partizanlıktır.İktidardan yana olanlar için ülke güçlü iken muhalefetten yana olanlar için ülke güçsüz ise o ülkenin toplumsal bir sorunu ver demektir ve güçsüzlüğe mahkumdur.

 

 Hatırlayın, bütün darbeler endişeli modernlerin laiklik elden gidiyor korkusu bahane gösterilerek yapıldı.Daha dün, 2000’li yıllarda bile Yahudi sermayesinin finansörlüğünü yaptığı Cumhuriyet Mitingleri bile halk tarafından laiklik korkusu gerekçesi ile destek görmüştü fakat daha sonra anlaşıldı ki, bir darbe planının sadece bir bölümü imiş.Her zaman söylediğim gibi, halkın tartıştığı konular ile siyasetçilerin tartıştığı konular aynı değil.Halk hala laiklik,işsizlik gibi konuları tartışırken siyasetçiler Türkiye’de İktidar olabilme şartlarını ve nasıl ayakta kalabiliriz hesaplarını tartışıyorlar.Bu gidişat ile gün geçtikçe halk politikadan soğutuluyor ve sadece tuttuğu partinin her icraatına kafa sallamak zorunda bırakılıyor.Herkesin çok bildiği bir toplumda benim ne haddime ki çıkıp doğruları söyleyeyim.Siyasilerin halka tepeden baktığı toplumda benim ne zorum var ki bağıra bağıra boğazlarımı acıtayım.Beni hiçbir zaman duymayacaklar çünkü halk ve siyasilerin gündemi birbirinden çok farklı.

 

 Şimdilik halkı bir yana koyalım birde siyasi partilerin yaptığı partizanlığı konuşalım.Siyasi partilerin içinde boğuldukları partizanlık tanımı çok güzel yapılmış :

 

Politikacıların özel çaba göstererek kendi siyasal yandaşlarını kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirmesi, bir üst makama terfi ettirmesi, bazı ayrıcalıklardan istifade ettirmesi (lojman, yurt dışı görev vs.) , başka bir göreve tayin ettirmesi vesaire davranışları “partizanlık” olarak adlandırılır. Partizanlık, kamu yönetiminde nepotizm ve kronizm dışında adam kayırmacılığın bir üçüncü şeklidir.

Partizanlık, bu belirttiğimiz tanım dışında aynı zamanda daha geniş olarak siyasal partilerin, iktidara geldikten sonra kendilerini destekleyen seçmen gruplarına çeşitli şekillerde ayrıcalıklı işlem yaparak (işe alma, terfi, tayin, ihalelerde öncelik sağlama vs.) bu kimselere haksız yere menfaat sağlamaları şeklinde tanımlanabilir. Partizanlıkta bir kişinin kamu görevlisi olarak istihdam edilmesinde ve yükseltilmesinde liyakat (beceri, kabiliyet, başarı, eğitim düzeyi vs.) ilkeleri geçerli olmamaktadır.

 

Anlaşıldığı üzere hasta bir toplumsal ve siyasi bir sistemimiz var.Bizim ilk önce görüntümüzü değil düşünce sistemimizi değiştirmemiz gerekiyor.