22-Mayıs-2012, 19:51 - Tarafsız haber yayınımız ile 3 yıldır sizlerle birlikteyiz...
 
 
 
 
 
Mağdure Edebiyatı
Seval gavas
Seval gavas

Eklenme Tarihi: 24-Ocak-2010, 12:54
Okunma Sayısı: 614
Mağdure edebiyatı diyorum, çünkü genellikle bu edebiyat kadınlar tarafından yapılıyor.Erkekler yapı olarak daha düz detaylarda kaybolmayan ve şartlar ne olursa olsun kendini güçlü hisseden yada hissetmek zorunda bırakılan. Hiç durmadan ağlayan, sızlanan sağına soluna dert yanan bir erkek gördünüzmü? Bu yazımı okuyan feminist arkadaşlar varsa şimşekleri çekeceğimin farkındayım ama..
Ne yazık ki gerçeklerin önüne geçemiyoruz. Erkeklerin muhabbeti güzel kadınlar, güzel arabalar, güzel içecekler, para kazanarak bunları kestirmeden elde etme yolları. Bir anlamda aslında sığ bir muhabbet gibi görünebilir ama konformist bir yalklaşım ana konu hayatın güzellikleri.Mesela ücra bir köşe düşünün ve buradaki erkeklerin eğitim seviyelerini..Gariplerim hiç olmazsa ne yaparlar köyün kahvesinde çekirdek çitleyip, kağıt oynarlar mis gibi tavşan kanı çaylarını içerken köyün güzelinden yada ünlü bir şarkıcıdan bahsedip gün geçirirler evlerine dönünce de sayıları yediyi sekizi bulan çocuklarına bir fırça atıp, güzeller güzeli avratlarıyla gününü gün ederler.Köyden kasabaya geçişte ise daha farklı değildir herşey.Sadece kültürel yapının yükselmesiyle daha flörtöz olurlar, saf harika aşklar yaşayıp kasabadaki güzel arabaların motor özelliklerinden bahsedip birgün alabilme hayali kurarlar.Hemen hemen her kasabada bulunan kale denilen yerlerde yada parklarda gelecek güzel günlerin hayalini kurarlar, belki bir gün büyük bir şehirde yaşamanın.Kasabadan şehire inince diyorum çünkü mekanlar büyüdüke dertlerde artıyor. O zamanda daha iyi model araba alabilme,yapılan işte daha çok para kazanabilme,daha güzel hatunlarla beraber olabilme filan... İşte bu kadar basit para ve para sayesinde kazanılacaklar,güç gösterileri üç şişe içtim, arabayla 200 bastım, kadın skorları konusuna hiç girmiyorum bile..Bu kadar zevkli yaşıyorlar hayatı erkekler.Kadınlar öyle mi ? O bana şöyle dedi şunu mu demek istedi,kilo aldım kilo verdim, kocam yada sevgilimin hayatında birisimi var,yaşlanıyormuyum,deforme mi oldum, eski erkek arkadaşım evlendimi çok mu mutlu, yeni aldıkları ev 200 metrekaremi yoksa 201 metrekaremi,hergün para biriktirsem bu evi alamam, eyvah benim çocuğum onunkinden ya zeki olmazsa,yok yok biliyorum terfi edemiyeceğim, evin en sevilen çocuğu ben olayım,tüm imkanlar bana aksın,ben prensesim hayır kraliçeyim kocamın ailesi içinde hep aynı olsun hep bana hep bana hep bana...Sonu varmı? hayır mezarımıza götürmeyeceğimize göre bu kadar hırslı olup hayatı kaçırmaya hiç gerek yok. Mağdure edebiyatı yapıp bir zavallı gibi çevremize kendimizi algılatmaya bence hiç gerek yok.Hayatta herzaman başımız dik olmalıyız. Kendimize saygı herşeyden önemlidir, dünyanın tüm maddi manevi nimetlerine sahip olsakda kendimizi zavalllı hissettiğimiz yada hissettirmeye çalıştığımız müddetçe gerçek bir zavallıyızdır.
Acıyorum böyle kadınlara ve bu kadınları çekmek zorunda olan adamlara ve çocuklara hatta işarkadaşlarına anne babalara hatta kardeşlere.Bu hayata hırslar içindeğil adamca yaşamak için geliyoruz.Neden adamca demişler çünkü erkeklerin bu yaşam felsefesinin tüm bu tarz kadınlara örnek olması için.Kıssadan hisse alan herkeze şimdiden gelecek günlere yatırım olması açısından teşekkürü bir borç bilirim.