22-Mayıs-2012, 19:56 - Tarafsız haber yayınımız ile 3 yıldır sizlerle birlikteyiz...
 
 
 
 
 
AVUCUNU YALARSIN! İŞÇİ SENDİKALARI VE BAŞBAKAN
Burak CANLI
Burak CANLI

Eklenme Tarihi: 26-Ocak-2010, 08:11
Okunma Sayısı: 429

Bir akıllı demekki sarf edecek bir şey kalmayınca ortaya çıkıp hükümeti düşürürüz demiş olacak ki ona karşı bir Başbakan avucunuzu yalarsınız diye cevap vermiş. İşte benim canım Ülkem. Gel de yazma. Hani Başbakanımız kendisine ürkütücü bir üslup takındığından da değil son dönemler de yaşanan icraatlardan korkmaktayım.

 

İşçi hakkı. Sendika hakkı. Falan filan. Gider bunlar böyle. Gide duran neyse gide durmaya devam etsin de gelelim biz saadete. Çok kez Başbakanımız söylediklerinden çok söyleme tarzıyla ilgili olarak eleştirilere maruz kalmaktadır. Avucunu yalarsın kanımca denmemesi gereken ve özellikle de bir Başbakanın dememesi gerekenler arasında bulunan bir cümledir.

 

Lafın dendiği kişi kimdir? Lafın dendiği kişi diyelim ki günümüz de adam dahi konumuna alınmayan birisi. Artık adama alınır. Diyelim ki davasında haksız. Davasında haklı olur. İş böyleyken bu cümle ona söylenir mi. Söylenmelimi. Hiçbir güç hükümeti düşüremez. Dersek yanlış olur. Hükümetler düşer. İşleri bitince gider. Hiçbir hükümet kalıcı değildir. Mutlaka gider. İyisiyle kötüsüyle gider. Kalıcı olan nedir ki. Kendini Tanrı zannetmeyeceksin. Kendini üstün görmeyeceksin. Kendini ve haddini bileceksin. Bak ben bunları yazıyorum. Ama bana para veren yok. Belki de yazdıklarımı okuyan da yok. Beni adama alanda. Ama ben yazıyorum. Bir aziz dostumuz bana geceler öncesi gece de diyor ki iktidarın yanın da ol ve pastadan kap. Cevap vermedim. Sesimi de çıkarmadım. Sustum. Çünkü yazacağım. Pasta benim karnımda ağrılar yapar. Ben tatlı severim. Kaliteli ve güzel bir tatlı! Ne yapalım ki ucuzlarıyla hasretimizi giderebiliyoruz. Buna da Şükür. Olmayan ne yapsın. Olmayan ne etsin.

 

Her birey önemsenmek her bir kişi öne çıkmak ister. Değer görmek. İlgilenilmek hasretini, özlemini yüreğimiz de hissederiz. İsteriz. Ama ne pahasına! İktidarın yanında olmadan da benim ve benim gibilerin hakkıdır tatlıdan nasibini almak. Hakkı olan hakkını almalıdır. Üzeri kalsın.

 

Gidebilirdim AKP’ye ve ben gerçek ışığı gördüm sana geldim diyebilirdim. Ama o zaman ne edecektim. Ne yapacaktım. Kimi eleştirecektim. Kime laf diyecektim. Ben iktidarların çocuğu olamadım. Ama deniyorum. Olabilmeyi deniyorum. Sindirmeye çalışıyorum. Hazmedemiyorum. Ama istiyorum. Ben de payımı istiyorum. Bir gün ezilenler ezildiklerini anlayacaklar. Bir gün ortaya çıkacak. Nerde durduğumuz önemli olacak o zaman. Benim ki galiba bir avuntu. Teselliden başka bir şey değil. Yazmaktan başımı kaldırdığım an gerçeklerle yüzleşmekten korktuğum için belki de yazmaya devam ediyorum.

 

Bir Başbakan bulunmakta! Ben ne yazsam! Ben ne desem boş! Bağıran çağıran bir adam o. İşi belki stresli. Belki yoğun çalışıyor. Ama işçi adamlara bu denmez. Denir ki EVET HÜKÜMETİ YIKABİLİRSİNİZ. DAVANIZ DA HAKLI OLABİLSEYDİNİZ GERÇEKTEN DE HAKLI OLABİLSEYDİNİZ YAPABİLİRDİNİZ BUNU. Bakın nasıl da oldu ama. Nasıl konduruverdim. Gece kondu gibi maşallah. Helal bana. EVET, HÜKÜMET YIKILMAYABİLİRDİ. EĞER YAPTIKLARIN VE SÖYLEDİKLERİN DE HAKLI GERÇEKTEN DE HAKLI OLABİLSEYDİN MÜMKÜNDÜ. Bu nasıl peki!

 

Tüm DÜNYA SENDİKALARINI VE İŞÇİLERİNİ göreve çağırıyorum. İŞÇİYİ ÖNEMSEYEN TÜM SİYASİ PARTİ VE SİVİL TOPLUM KURULUŞLARINI göreve çağırıyorum. BTP’yi de göreve çağırıyorum. Olayı sahiplenin. Ya da sizler de gidip AVUCUNUZU YALAYIN.