22-Mayıs-2012, 20:53 - Tarafsız haber yayınımız ile 3 yıldır sizlerle birlikteyiz...
 
 
 
 
 
Tekno-Demokrasi
Latif SAKA
Latif SAKA

Eklenme Tarihi: 24-Nisan-2011, 21:30
Okunma Sayısı: 570

TEKNO – DEMOKRASİ

İlk çağlardan günümüze insanlık tarihi farklı evreler geçirmiştir. Güvenlik adalet ihtiyaçlarının farkına varan ve bir düzen kurmak isteyen insanlar, bir iktidar, bir otorite arayışına girişmişlerdir. Günümüze gelene dek ise aristokrasi, krallık, monarşi vb… yönetim biçimleri ile yönetilmişlerdir.

İnsan haklarının gelişimi açısından bakıldığında ise ilk çağlarda herhangi bir gelişmeye rastlanılmamaktadır Stoacıların dışında. Orta çağda ise Hıristiyanlığın ön plana çıkması ile insan hakları az da olsa gündeme gelmiş fakat kilisenin güçlenmesi ve yönetimi ele geçirmesiyle insan hakları tekrardan geri plana itilmiştir. Rönesans ile birlikte ortaya çıkan hümanizm akımı insanı, insan haklarını ön plana çıkarmıştır. Asıl gelişmeler ise 20. yüzyıla görülmeye başlamıştır insan hakları açısından. 20. Yüzyılda ortaya çıkan faşizm, Marksizm ve nasyonal-sosyalizm gibi ideolojilerin insana değer vermemesi ve bu ideolojilerin milyonlarca insanın ölümüne neden olması artık her şeyden önce insan haklarının göz önünde bulundurulmasını sağlamıştır.

Günümüz toplumunda anayasal güvenceler ile sağlamlaştırılan insan hakları ile birlikte demokrasi de gerçek değerini kazanmıştır. Demokrasi nedir? Demokrasi için tam olarak bir tanım yapmak yersiz olmakla birlikte Abraham Lincoln’un ´´demokrasi, halkın halk tarafından halk için yönetimidir``[1] tanımını yapabiliriz. Tanımda da görüldüğü gibi halk kendisini yönetecek kişileri seçmekte ve yönetenlere tanıdıkları yetkileri halk için kullanmalarını beklemektedirler.

Demokrasi ve insanlık tarihine göz attığımızda günümüz toplumlarının, günümüz demokratik toplumlarının bugünkü aşamaya nasıl geldiklerini anlayabilmekteyiz. Demokrasi bir idealdir fakat günümüzde her toplumun demokratik olduğunuz söyleyemeyiz. Bazı ülkeler hala demokrasiye kavuşamamıştır. Bazı ülkeler ise sözde demokratik ilkelerle yönetilmektedirler.

Demokrasi ile ilişkilendireceğimiz ve günümüz toplumunda her alanda kendini hissettiren kavram teknolojidir. Teknoloji için bir tanım yapmak gerekirse şu tanımı yapabiliriz : ´´teknoloji, insanın bilimi kullanarak doğaya üstünlük kurmak için tasarladığı rasyonel bir disiplindir.``

Teknolojinin hayatımıza kattıkları asla yadsınamaz. Teknolojinin insanlar için birçok kolaylık sağladığı bunun yanında olumsuz yönlerinin de olduğu apaçık ortadadır. Bizim ilgi alanımıza giren teknolojinin, demokrasiye, topluma, yönetime ne gibi yararlar sağlayıp sağlamadığıdır.

Günümüzde insanların hayatına birçok konuda yön veren, yeri geldiğinde hayatını kolaylaştıran bir teknolojik yapıdır internet. İnternet kullananların sayısı her geçen gün artmaktadır.

İnternet birçok alanda olduğu gibi yönetim, demokrasi alanında da birçok katkılar sağlamaktadır.

İnternet her şeyden önce bilgi paylaşımını, bilgi dolaşımını sağlar. Bilgi sahibi olmak isteyen insan saniyeler içinde istediği bilgiye ulaşabilmekte ve o konuda kendini aydınlatabilmektedir. Siyasal açıdan bakıldığında da insanlar siyasal bakımdan da bilgi sahibi olabilmektedirler. Böylece bilgi sahibi olan insan hem kendi haklarını çok daha iyi bilmekte hem de siyasal süreçlere daha aktif daha rasyonel katılabilmektedir.

İnternet ortamında insanlar -özgürlük kavramının sınırları içinde kalmak kaydıyla- tam anlamıyla özgürdürler. Düşüncelerini diledikleri ortamda paylaşabilmekte ve savunabilmektedir. Böyle bir imkân sağlayan internet, özgürlük kavramının sınırlarını genişletmektedir.

Demokrasinin yapı taşlarından biri olan sivil toplum açısından da internetin faydaları vardır. İnsanlar internet yokken sivil toplum örgütlerine sınırlı sayıda üye bulabilirken, internet ortamında ulusal sınırları da aşarak binlerce hatta milyonlarca üye bulabilmektedir. Bu konuda şöyle bir dezavantaj da ortaya çıkabilmektedir. İnsanlar artık düşüncelerini meydanlarda aktif bir şekilde dile getirmemekte ve pasif kalmaktadırlar.

Teknolojinin etkisi sadece demokrasi ile sınırlı değildir. Yönetimler ve kamu hizmetleri üzerinde de bir takım etkilere sahiptir.

Günümüz toplumlarının geneli sosyal devlet ilkesini benimsemişlerdir. Her ne kadar anayasamız bu ilkeyi mali kaynakların yeterliliği ile sınırlandırsa da devletin sosyal devlet olduğu ilkesi göz ardı edilemez. Sosyal haklar zaten anayasamızda yerini almıştır. İşte bu doğrultuda teknolojinin gelişmesi ile birlikte insanlar kamu hizmetlerine daha hızlı bir şekilde ulaşabilmektedirler. Sorunlarını saniyeler içinde  bir elektronik posta ile iletebilmektedirler.

Toplum aslında her şeyin merkezidir ve toplum güçlüdür fakat insanlar merkeze hep devleti yerleştirmişlerdir. Bu nedenledir ki her şeyi devletten beklemekte ve devlete karşı bir korku beslemektedirler. Teknolojinin gelişmesiyle de insanların beklentileri birden artmış ve devlete çok fazla yük binmiştir. Bu da günümüz liderlerini yerelliğe daha çok önem vermeye sevk etmiştir.

Teknolojinin siyasal anlamda gerek yönetimler gerekse bireyler üzerinde etkisi olduğunu görmekteyiz. Aslında teknolojinin siyasal anlamda katkılarına baktığımızda ilişkinin her türlü demokrasi ile teknoloji ilişkisi olduğu görülür. Çünkü insanların teknolojinin diğer alanlarındaki faydaları kullanmak için eşit ve özgür olmaları gerekmektedir. Eşitlik ve özgürlük ilkeleri ise demokrasinin temel şartlarındandır.

Çok yakın bir zamanda yaşanan olay bize internetin sivil toplumu örgütleyerek siyasal sistemleri dahi yıkabileceğini gösterdi. Mısırda yaşanan olaylarda sosyal paylaşım sitesi üzerinden gençlerin örgütlediği eylemler bir meydanda başlamış ve daha sonra dalga dalga bütün ülkeye yayılmıştı. Bunun sonucunda ise üst düzey tüm devlet ve hükümet yetkilileri istifa etmek zorunda kalmışlardı. Aslında bu olay internetin, teknolojinin sınır tanımağını göstermektedir.

 

Mısır’da yaşanan bu olaylar sosyal paylaşım sitelerinin önemini ve gücünü çok açık bir şekilde gözler önüne sermektedir fakat bu teknolojinin gücü olarak algılamak yanlış olur. Çünkü güçlü olan toplumdur. Bundan önceki dönemlerde sivil toplum örgütleri meydanları doldurup eylemler yapmakta ve bazen de amaçlarına ulaşabilmekteydiler. Günümüzde ise bu sanal ortama taşınmış ve insanlar internet üzerinde örgütlenerek eylemler yapmaya başlamışlardır. Burada internetin de insanları refahı için demokratik yaşam koşullarını oluşturmak için bir araç olduğu unutulmamalıdır.

Genel itibariyle değinmeye çalıştığımız aslında demokrasidir. Demokrasinin gerçekleştirilmesini, gelişmesini sağlayacak her şey bir araçtır. Bu bağlamda günümüzde teknoloji bunu sağlayan en önemli araçtır. Özgürlük konusunda ve gerçek bağlamda sivil toplum örgütlerinin kurulması konusunda çok faydalı olduğu bir gerçektir.

Bu dünya üzerinde bu güne kadar ne yapılmışsa hepsi insanlar içindir insanların refahını, mutluluğunu sağlamak içindir ve insanlara doğuştan sahip oldukları hakları vermek içindir. İnsanların özgürlüklerini kısıtlayan yönetimlerin olduğu ülkelerin yöneticileri, ülkeleri için yapabilecekleri en büyük kötülüğü yapmış olurlar. Böyle bir toplum herhangi bir ilerleme gösteremez. Böyle yöneticiler de günü geldiğinde –Mısır’da olduğu gibi- güçlü olan halkın zulmüne uğrayacaklardır.

Günümüz dünyasında yaşayabilecek devlet, teknolojinin nimetlerinden faydalanarak demokrasinin gelişmesini sağlayan, insan haklarına saygılı olan ve gerçekten de toplum için çalışan toplumu merkezde ve her şeyden üstün gören devlettir.