22-Mayıs-2012, 21:08 - Tarafsız haber yayınımız ile 3 yıldır sizlerle birlikteyiz...
 
 
 
 
 
Suriye nin Emperyalizm Savaşı
Cenk Eğilmezbilek
Cenk Eğilmezbilek

Eklenme Tarihi: 10-Mayıs-2011, 14:49
Okunma Sayısı: 344
Bu aralar devlete isyan moda oldu. Ortadoğu ülkelerinde diktatör rejimler birer birer aşağı iniyor. Küresel işbirlikçiler sözde halkın refahı için ayaklandıklarını söyleyip halkçı gözükmeye çalışıyorlar. Araştıranlar bilecektir, Ortadoğu’da yaşanan hiçbir olay tesadüfi değil. Düşünsenize baskı altında yaşayan Arap halkları ne oldu da hepsi aynı anda ayaklandı? Kendilerini bu vakte kadar tuttular da, ne yaşadılar bütün Ortadoğu bir anda isyan cennetine dönüştü. Apaçık göreceğiniz gibi yaşadıklarımız hain bir plandan ibarettir. Kuzey Afrika ile başlayıp sınırımıza kadar dayanan isyanlar ABD-AB projesidir. Hatta projenin mimarları bile o kadar açık ve net ortada olmasına rağmen hala Türk basını “LİBYAYA BOMBA VARDA, SURİYEYE YOKMU?” gibi apaçık hainlik kokan başlıklar atabilmektedirler. Bu isyanlar ilk patladığı zaman söylemiştim. Halk hareketi denilen bu sinsi plan kapımıza kadar dayanacak diye. Görüldüğü üzere geldi dayandı. Suriye’de ayaklanmalar başladı ve tıpkı söylediğim gibi Türkiye sınırına doğru göçler başladı bile. Bu senaryoyu bir yerden hatırlıyorum ben. ABD’nin BÜYÜK KÜRDİSTAN projesi olmasın? BDP’nin içinden sesler yükselmeye başladı, “KÖTÜ ŞEYLER OLACAK” diyorlar. Suriye bu açıdan bizim için çok kritik bir ülke. Aynı zamanda dünya üzerinde EMPERYALİZM canavarının etkisi altına girmemiş üç ülkeden birisi. Yalnız hemen sevinmeyin biz çoktan emperyalizmin Ortadoğu temsilcisi olduk bile. Emperyalizm aç gözlü bir canavar. Petrol, pamuk, maden bölgelerini tespit ediyor ve bizzat Şeytan’dan aldığı zekasını kullanarak bahaneler üreterek ülkeleri kan gölüne çeviriyor. Bilindiği üzere ABD çoktan Ortadoğu petrollerine çökmüştü fakat %100 kar sağlayamadığı bazı ülkeler ile beraber AB’nin ekonomisinin zayıflaması çıkan isyanlara büyük bir bahane oldu. Dikkat ederseniz FRANSA ve İNGİLTERE hiç düşünmeden askerlerini Ortadoğu’ya yolladılar. Böyle bir girişimde bulunmalarının tek nedeni artık petrolden kendilerinin de nasiplenmek istemeleri. Fakat SURİYE ve İRAN konusu diğer ülkelerden biraz daha farklı bir boyut taşıyor. Bilindiği üzere İsrail devletinin sözde vaat edilmiş toprakları Suriye ve İran’ın bir bölümünü kapsıyor. Bununla beraber bu ülkelerin yer altı zenginliklerinin de iştah kabartıcı olması ABD ve AB’yi ağzından sular damlayan birer yırtıcıya dönüştürüyor. Çok açık ve net söylüyorum ki SURİYE VE İran’da rejim değişirse Türkiye biter. ABD bu bölgedeki Kürtleri ülkemize yollayarak Kürt nüfusunu çoğaltır ve BÜYÜK KÜRDİSTAN gerçekleşmiş olur. Aynı zamanda bu ülkelerin ABD denetimine geçmesi ile TÜRKİYE’NİN karadan KUZEY AFRİKA kapıları kapanmış olur, ekonomimiz üzerinde bir hayli değişiklik yapacağı kesindir. Kısacası Ortadoğu’nun %100 hakimiyeti SURİYE-İRAN ve TÜRKİYE devletlerinin ele geçirilmesi olur. Suriye ve İran’ın ele geçtiği bir coğrafyada ise Türkiye’nin ele geçirilmesi an meselesidir. SONUMUZ HAYIR OLSUN…