22-Mayıs-2012, 21:09 - Tarafsız haber yayınımız ile 3 yıldır sizlerle birlikteyiz...
 
 
 
 
 
İNKÂR SİYASETİ İLE SİYANÜR TEMİZLENMEZ
Cenk Eğilmezbilek
Cenk Eğilmezbilek

Eklenme Tarihi: 12-Mayıs-2011, 02:51
Okunma Sayısı: 309
Ülkemizdeki iktidarların ortak özelliğidir İNKAR. Sel felaketi olacak denir, hükümet inkar eder. Deprem bekleniyor denir, hükümet inkar eder. Son inkar dalgası da YGS sınavında çıktı. Yetmişüç milyon vatandaşın yaşadığı bir ülkede sadece en fazla on beş kişi tatmin oldu. Asıl konuya dönecek olursak bilindiği üzere Kütahya’da ETİ MADEN şirketine ait setlerin çökmesi ile SİYANÜR karışımlı atık su sağlam kalan son sete dayanmış durumda. Bununla beraber bölgede beklenen sağanak yağış ve sel felaketi, zaten eski ve sağlam olmayan son set’ in çökmesine ve siyanürlü suyun kuyulara, porsuk çayına bulaşmasına neden olabilir. Böyle bir ihtimalin bile konuşulmaya başlandığı zamanda yetkililerin hala hiç bir şey olmamış gibi inkar siyaseti yapmaları, sızma yok demeleri ve olası afet bölgesindeki köyleri hala boşaltmamaları bir hayli ilginç. Bir devlet bakanı her yapılan açıklamadan tatmin oldum demek için mi devlet bakanı olmuştur ? Bana kalırsa devlet görevlilerin üzerine düşen görev bölgeye acil bir araştırma ekibi yollamaları, bölge halkını tahliye etmeleri, Eskişehir ve Kütahya’daki hastanelere siyanür için panzehir yollamaları olacaktır. Biz bunları söylüyoruz ama işin birde siyasi boyutu var. Eti Maden Şirketi’nin özelleştirme sürecini araştırırsanız ısrarla aynı adamlara satmak için türlü dolaplar döndüğünü göreceksiniz. Bu sadece Ak Parti’ye has bir olay değil her iktidar döneminde özelleştirmeler ahlak sınırları dışında gerçekleşmiştir. Tekrar konuya dönecek olursak, ETİ MADEN AK Parti’den aldığı icazet ile yola çıkmış fakat çıktığı yolu ne yazık ki batırmıştır. Ak Parti kanadı ise icazet verdikleri, güvendikleri kişilerin bu sorumsuzluğu karşısında klasik inkar siyaseti gütmektedirler. İnkar siyaseti diyerek basitçe geçiyorum fakat siyanür porsuk çayına karışırsa toplu ölümler meydana gelecek ve on yıl boyunca porsuk çayı kullanım dışı kalacaktır.(siyanür etkisi on yıl boyunca arıtılamaz) Açıkçası şifre yok diyerek şifrenin olduğunu, kopya yok diyerek kopyanın olduğunu, siyanür yok diyerek siyanür ’ün olduğunu bize dolaylı olarak iletiyorlar. Türk halkının bu siyasetçileri anlamak için iyi bir edebiyat kursuna yazılmaları şart sanırım. Edebiyatta bir kişiyi eleştirmek için o kişi hakkında iyi şeylerin söylendiği ama aslında tam tersinin kastedildiği yazılar vardır. Sanırım bizim siyasetçilerimizde bunu yapmaya çalışıyorlar. YGS sınavı stresi, siyanür etkisi gibi konulardan dolayı hastalanıp ta ölmez isek eğer siyaset sözlüğü isimli bir çalışma yapacağım. SONUMUZ HAYIR OLSUN…