22-Mayıs-2012, 21:15 - Tarafsız haber yayınımız ile 3 yıldır sizlerle birlikteyiz...
 
 
 
 
 
19 MAYISI ANLAMAK...
Neşet Çevik
Neşet Çevik

Eklenme Tarihi: 18-Mayıs-2011, 00:51
Okunma Sayısı: 421
19 Mayısı anlamak… Ne basit bir cümle haline geldi demi? Hemen hemen herkesin hakkında fikir sahibi olduğu hatta kimilerinin olayları kronolojik olarak dakikası dakikasına bildiği ortamda nasıl olurda 19 Mayıs ruhu anlaşılmaz yada yanlış anlaşılır… Sanki birileri beynimize hayal ürünü bilgiler enjekte ediyor. Hani nerde kaldı bilim insanlarının objektifliği, herkes başkalarından önce kendi kendilerini etiketlemiş. Elimize bir bilgi geçtiği zaman kim tarafından ortaya konduğundan çok arkasında birilerinin olup olmadığını araştırır olmuşuz. Bu ortamda elbette 19 Mayıs hakkında da iyi ya da kötü yazılar, söylemler olacaktır, olması da çok doğaldır. Ancak bizim bu bilgiyi nasıl değerlendirdiğimiz çok önemlidir. Peki biz nasıl değerlendiriyoruz da bir türlü anlayamıyoruz… Ben de bunu anlamıyorum birilerinin gösterdiği yolda yürümek hoşumuza gidiyor ancak doğruları bulmak için araştırmak hiç aklımıza gelmiyor. “A” şahsı veya “B” şahsı bunu böyle dedi kesin doğrudur gibi toptan kabul etmek en iyi yaptığımız iş özellikle de belli bir eğitim almış insanların böyle yapmaları hiçte yakışık almamaktadır. Asıl konumuza gelirsek şanlı Türk tarihinin yeniden yazıldığı Milli Mücadele dönemi Türk milletinin gerçek kimliğini ortaya koymuştur. Birinci dünya harbinden hezimetle ayrılan Osmanlı devleti Mondros gibi ağır bir mütarekeyi imzalamasına rağmen itilaf kuvvetleri bunu yeterli görmeyip SEVR( Türk’ü yok etme planı)’i imzalatmak istemişlerdir. Yine şunu belirtmek isterim ki saltanat idaresi yabancıların kuklası haline gelmişti. Hatta din adamlarımız bile itilaf kuvvetleri lehine fetvalar çıkarır olmuştu. Gerisini anlatmaya gerek yok sanırım. Lakin biz öyle bir milletiz ki her düştüğümüzde Allah’ın lütfuyla bir kurtarıcı gelmiştir. Mustafa Kemal Osmanlı’nın yetiştirdiği en iyi askerlerden birisiydi. Özellikle Çanakkale zaferinde gösterdiği başarılar onu dünyaya tanıtmıştır. Ancak onu diğer askerlerden ayıran idealleriydi. Hiçbir zaman başka bir devletin himayesine girmek onun kafasında yer tutmamıştır. O Türk milletinin yeniden canlanacağına hep inanmış ve bunu fırsat bulduğu her fırsatta dile getirmiştir. Zaten 19 Mayısta Anadolu’ya gönderilmesindeki en büyük etken itilaf kuvvetlerinin Mustafa Kemal’in İstanbul’daki faaliyetlerinden rahatsız olmasıdır. Mustafa Kemal’de Milli uyanışı Anadolu’dan başlatmanın gerektiğini düşünerek verilen yetkin daha da genişletilmesini isteyerek kabul eder. 19 Mayıs 1919 günü Mustafa Kemal ve arkadaşları deniz yolu ile yola çıktılar ancak kendi sularında İtilaf güçlerine yakalanma korkusu içinde Samsun’a vardılar. İşte o an Mustafa Kemalin karaya ayak bastığı anda Türk Milleti uyanışa geçmiş, İman ve İnancıyla Türkiye Cumhuriyetini kurmuştur. İşte 19 Mayısı anlamak bunları saptırmadan, eğmeden, bükmeden, üzerine eklemeden, olanları yok saymadan, başkalarının ağzıyla konuşmadan GURUR duymaktır…