22-Mayıs-2012, 21:17 - Tarafsız haber yayınımız ile 3 yıldır sizlerle birlikteyiz...
 
 
 
 
 
GERÇEK DEMOKRASİ BÖYLE OLMALI
Cenk Eğilmezbilek
Cenk Eğilmezbilek

Eklenme Tarihi: 20-Mayıs-2011, 21:10
Okunma Sayısı: 278
Günümüzde demokrasi lafı çokça duyulur oldu. Özellikle ABD’nin ağzından düşmeyen demokrasi sözcüğü bize neyi çağrıştırıyor ? Günümüzde demokrasiyi halkın seçimlere katılması olarak bize yutturmaya çalışanlar var. Bunun en güzel örneği Irakta yaşanan seçimler. Irakta halk sandık başına gitti, oy kullandı ve demokrasiyi hissetti(!) Irak’ta başkanlığa aday olan isimlere baktığımızda her iki isimde küresel çetelerin adamı idi. Halk iki işbirlikçiden birini seçmeye mahkum bırakıldı. Halk sandıkta oy atarken dışarıda bombalar patlıyordu ama ABD demokrasi sevinci ile Irak’ta kol geziyordu. Birde savaş uçaklarının olmadı ama ABD demokrasisinin bolca hissedildiği ülkeler var. ABD bu ülkelere savaş uçağı ile değilde ekonomik tetikçileri ile giriyor. Bakın ekonomik tetikçi John Perkins ne diyor : ‘Hedef ülkeye bir milyarlık bir kredi ayarlanır. Mesela Ekvador. Bununla havaalanları yollar köprüler limanlar yapılır. Halkın hiçbir ihtiyacını görmeyecek bir yığın inşaat dikilir.. Bunun için once gider yetkilileri buluruz. Onlara gerekli miktarda rüşvet takdim ederiz. Büyük miktardabir krediyi almaya ikna ederiz. Nasılsa bu paranın yüzde 90’ı Amerika'ya geri gelecektir. Ülkeyi büyük bir borca sokarız. Bu borç durmadan büyür. Hedef ülkenin milli bütçesinin yarısını bulur. Sağlık ve eğitime kuruş kalmaz tarım mahvolur. Topraklara el konur. Ülkede küçük bir azınlık rüşvetlerle olağanüstü zenginleşir.. Halk yokluk içinde debelenir!’ İşte ABD için demokrasi budur. Direnen ülkelere bomba yağdırılacak, direnmeyen ülkelere rüşvet verilerek ekonomisi batırılacak. Tüm bunlara karşı yapılması gereken tek şey vardır, tek bir kurtuluş vardır. SİYASETİ HALK YÖNETECEK! Belki size uçuk gelebilir ama Atatürk ölmeseydi yapacağı ilk proje bu idi. Nasıl mı ? Her mahalle veya iki-üç mahalle birleşerek kendi içlerinden bir vekil adayı seçecekler. Bu aday hangi görüşten olursa olsun, hangi partiden olursa olsun hiç fark etmeyecek çünkü halkın seçtiği bir kişi mecliste ülkesini kesinlikle satmaz, SATAMAZ. Mahalleler kendi seçtikleri adayı meclise soktuklarında aday için zor günler kapıda olacak çünkü mahallenin her bireyi kendi seçtiği adaydan isteklerde bulunacak. Adayın Ankara’da olduğu günlerde kendi mahallesine açtığı ofisinde bulunan sorumlu bir kişi halkın isteklerini not alacak ve adaya iletecek. Sadece bununla kalsa iyi mahalle kendi arasında bir komisyon kurarak çok sesliliğe engel olmak için haftalık ve aylık toplantılar düzenleyecek. Toplantıdan çıkan kararlar vekil adayının kendisine direk söylenecek ve mecliste gerekeni yapması istenecek. Böylece siyaset mahalleye inmiş olacak. Her birey devlet yönetiminde söz sahibi olacak. Hiçbir milletvekili küresel çetelerden rüşvet alarak bu ülkeyi satma gibi bir hıyanet içinde bulunamayacak. İşte gerçek demokrasi budur. Vekil seçimlerinden önce parti binalarında yalakalık yapan vekillerden hiçbir ülkeye hayır gelmedi ve gelmeyecektir de. Parti genel başkanının iki dudağı arasında olan bir insanın halkı ne kadar dikkate alacağı aşikardır. Türk milleti artık gözünü açmalı ve gerek kendi ülkesinde gerekse diğer kardeş ülkelerde gerçek demokrasinin yayılması için çalışmalıdır. ABD demokrasisine karşı MUSTAFA KEMAL demokrasisi tek kurtuluş kapısıdır. SONUMUZ HAYIR OLSUN…