22-Mayıs-2012, 21:29 - Tarafsız haber yayınımız ile 3 yıldır sizlerle birlikteyiz...
 
 
 
 
 
SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEN BİR YAZI ÖNCESİ
Mehmet Emin ALTAY
Mehmet Emin ALTAY

Eklenme Tarihi: 04-Haziran-2011, 02:28
Okunma Sayısı: 397

SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEN BİR YAZI ÖNCESİ

Türkiye’de 2002 yılından bu yana her seçim ölüm kalım meselesiymiş gibi  gösteriliyor.Ama bu seferki  başbakan içinde geçerli olacak ki daha önce hiçbir liderde görülmediği kadar hırçınlaşıyor , kabalaşıyor,tehdit ediyor.

 Daha önce kaç başbakan çıkıp seçim meydanlarında karşı tarafta olanları alenen tehdit etmiştir.Başbakan , arkadaşlar arasındaki bir yemekte seçime yönelik tahmin yapan İnan Kıraç için .”Yazılanlar doğruysa, geleceğe yönelik kendisi de bazı riskleri üstlenmiş demektir” demesi her seçimden önce yaptığı rezaletleri sıralarsak ilk 3’te yer alacaklardan biridir.Nasıl bir ileri demokrasi ki başbakan seçim tahmini yapan birine işadamı da olsa böyle alenen tehditte bulunabiliyor ? Referandum öncesinde de bırakın olumsuz görüş bildirmeyi , tercihlerini açıklamayacağını söyleyen TÜSİAD üyelerine  “Taraf olmayan bertaraf olur” diyerek TÜSİAD’ı da açıkça tehdit etmemiş miydi ? Bu arada ben de TÜSİAD’a sempati ile bakan biri değilim fakat haksızlığa uğrayan kim olursa insani olarak yanında olmayı kendine görev edinenlerdenim.

Başbakanın rezaletlerinin ilk 3’te yer alacaklarından birine de yine bu seçimde şahit olduk.Artık seçimin ne kadar önemli olduğunu siz düşünün.

O rezalet ne mi ?

Başbakan bugün çıkan bir kasedin haberini dün veriyor , “Bugün yarın çıkar” diyor.Kasetler çıkmadan başbakanın onayından geçiyor demek ki.Çıkan kasette de BDP eşbaşkanı Gülten Kışanak’a yine BDP’li bir eski il başkanı “Zayıf olduğumuz yerlerde CHP ve MHP’yi destekleyelim” diyor.Hem de seçimden 1 hafta önce.Referandumdan 2 hafta önce de yargıçların kasedi çıkmıştı.Ne kadar tesadüf değil mi ? Ardamarları çatlayanların ar durumlarına bakar mısınız ? Ülke şantajla ve iftirayla yönetiliyor.Bundan önceki yazımda BDP’nin yaptıkları için burnuma kötü kokular geliyor demiştim.Geçen süreçte gelişen olaylar beni doğrular nitelikteydi.

Neden mi ?

Çünkü BDP’nin AKP binalarına ve araçlarına saldırması , birçok yerde CHP’yi destekliyormuş gibi görünmesi ve son olayda da CHP ve MHP’yi destekleyelim demesi tamamiyle milliyetçi oylara göz diken MHP’yi baraj altına itmek için her türlü legal ve illegal yollara başvuran AKP’nin işine yarayacak eylemlerdir.Bu da aslında AKP ve BDP’nin ortak hareket ettiğini gösterir.Ama artık her kesim de şunu açıkça görüyor ki bu partilere oy vermeyi düşünen seçmenlerin büyük bir kısmı kurulan tezgahın farkındadır.AKP ve başbakan artık iyice çığrından çıkmışlardır.Onlara verilecek büyük bir destekle , destek veren kesim ülkeye verecekleri zararın yanında aslında istemeden de olsa onlara da çok büyük zararlar verecektir.

Ama benim ve birçok kişinin analizine göre AKP adil olarak yapılırsa eğer bu seçimde halk tarafından ciddi şekilde uyarrılacaktır.Ama gerek seçmen saysındaki muazzam artış gerkse 17 milyon fazladan oy pusulası basılması seçimlerin şaibeli geçebileceğinin emarelerinden biridir.Benimde bizzat duyduğum seçim hileleri  2007 , 2009 ve 2010’da hatta çok daha önceki seçimlerde olduğu gibi bu seçimlere de damgasını vuracaktır.% 1 oyun bile çok önemli olduğu bu seçimde oy oranını %7-8 kadar arttıracak kadar üstelik.Denizli CHP il başkanının açıklamaları bunu bir kere daha gözler önüne serdi.

Neymiş bu açıklamalar ?

"Yaptığımız araştırmalar sonucu Yeşilköy Mahallesi 1161 nolu sandıkta oy kullanma hakkına sahip görünen Suudi Arabistan vatandaşı tespit ettik. Bu kişiyi de araştırdık, ne tanıyan var ne gören. Gösterilen adreste başkaları oturuyor. Bir AKP’linin 1200 Evler Mahallesi, Hasan Gönüllü Caddesi, Memurlar Sitesi, Kat: 3, No: 10 adresindeki evinde ikamet etmeyen 6 kişinin oy kullanacağını tespit ettik. Bu kişilerin TC kimlik numaralarını alıp söz konusu konuta gittik ve evsahibini uyardık. Bize ’Ben AK Partili’yim, bu insanlar burada oy kullanacaklar, bedelini ödemeye razıyım’ dedi” demiş.Çürümekte olan toplumun göstergelerinden biri daha.Zafere giden yolda herşey mübah bunlara.Zaten böyle bir ülke de parmak boyasının çağdışı diye kaldırılması gayet düşündürücüdür.Hele ki kaldırıldıktan sonra seçmen sayısı %25 artmış ve kaldıranların imamı ölülere bile oy kullandırın demişse.

Ben , belirttiğim gibi AKP’nin anketlerin aksine oylarının düşeceğini söyleyenlerdenim ama adil bir seçimde.Bu şartlar altında yapılacak bir seçimle AKP oylarını artırabilir de.MHP’yi barajın altına itip 367’yi bulabilir de.Ama ondan sonra ülke iç savaşın eşğine gelip , içeri girebilir de.

Y a Kemal Kılıçdaroğlu gerçekten başbakanın ezberini bozdu ya da bu seçim başbakan ve okyanus ötesindeki ve okyanus berisindeki liderleri ve ekibi için gerçekten son hamle.Çünkü başbakan 10 sene önce çıkardım dediği milli görüş gömleğini dolabından çıkardı ve meydanlarda ütülemeye başladı.Eğer amacına ulaşlırsa seçimden sonra tekrar giyecektir.

AKILLI  VE SADUYULU SEÇMENİN YAPMASI GEREKEN   "BUNLARIN TEMELİNDE NE VAR " DİYE DÜŞÜNMEKTİR. ASLINDA SADECE BU BİLE YETERLİDİR BİRŞEYLER YAPMAYA BAŞLAMAK İÇİN.

PEKİ DÜŞÜNÜYOR MUDUR ?

SEÇMEN SAYISININ 4 YILDA 10 MİLYON ARTITILDIĞI BUNUNLA DA YETİNİLMEYİP 17 MİLYON FAZLADAN OY PUSULASININ BASILDIĞI BİR ÜLKEDE DÜŞÜNSE DE NE YAZAR !!!

ŞİMDİLİK TABİ...



                                                                 MEHMET E. ALTAY