22-Mayıs-2012, 21:34 - Tarafsız haber yayınımız ile 3 yıldır sizlerle birlikteyiz...
 
 
 
 
 
SEÇİMDEN SONRA TÜRKİYE
Cenk Eğilmezbilek
Cenk Eğilmezbilek

Eklenme Tarihi: 10-Haziran-2011, 02:06
Okunma Sayısı: 195
Genel seçimler yarın. Her vatandaş gönlünde desteklediği partiye oy vermek, Türkiye’nin geleceğini daha parlak görebilmek için seçime gidecek. Bu seçimlerde farklı olarak CHP’yi herkes merakla bekliyor. CHP’nin “HERKES İÇİN” sloganı küskünleri, Kürt kökenli vatandaşlardan bir kısmını çoktan partiye çekti bile. Hatta parti vekilleri arasında eski PKK destekçilerin in’de bulunması “herkes için” sloganının hakkını verdiklerini gösteriyor. CHP’de özellikle Deniz Baykal’ın tasfiyesinden sonra bir anda gerçekleşen değişim rüzgarı bir hayli ilginç. İki CHP’yi birbirinden ayıran en önemli özellik ise ULUSALCILIK. Deniz Baykal CHP’si aşırı fazla ulusal söylemlerde bulunduğu için MHP’ye benziyor diye eleştirilmeye başlanmıştı.Dünya üzerinde ABD’nin başlattığı küreselleşme akımının en baş düşmanı olan Ulusalcılık Deniz Baykal ile tasfiye edilmiş gibi görünüyor. Kılıçdaroğlu artık ABD ziyaretlerinde Yahudi kuruluşlarına gidiyor, Chatham House isimli masonik kuruluşun davetine icabet ediyor, Avrupa Birliği yerel yönetimler şartı gereğince önerilen ÖZERKLİĞİ kabul edeceğini söylüyor. Şimdi gelelim diğer zorla değiştirilmeye çalışılan parti MHP’ye. MHP kasetler cennetinin içinde boğulmak üzere. Türkiye üzerinde hiç sorgulanmayan, gündeme gelmeyen, varlığı çok gizli olan bir örgüt sürekli kasetler çıkararak siyasetimizi dizayn ediyor. İlk CHP’yi ulusal çizgiden çıkararak başladılar ve şimdi sıra MHP’de. MHP diğer partilerin aksine mitinglerde halka dış politikayı anlatan ve yapılacakları söyleyen bir parti olması ile ilgi çekici bir parti idi. Dikkat ederseniz diğer partiler işsizlik, fakirlik gibi konuları ağızlarına sakız ettiler fakat ilginç bir şekilde MHP miting meydanlarında BOP projesinden bahsediyor, Türkiye üzerinde oynan oyunlardan bahsediyor.Sanıyorum ki MHP bu kasetler ile küçük bir uyarı aldı, eğer bu tutumunu devam ettirir ise tıpkı CHP gibi yerle bir edilecek.Gelelim iktidar partisi Ak Parti’ye. Ak Parti her zaman ki gibi kendinden emin bir şekilde seçimleri kazanacağına inanıyor ve yapısında fazla değişiklik yapmadan yoluna devam ediyor. Seçim öncesi açıkladığı çılgın projeleri ile nüfusu fazla olan şehirlere göz kırparak oy oranını düşürmemeye çalışıyor.Her ne kadar oylarını düşürmemek için uğraşsa da oylarının düşmesi doğal bir süreçtir. Şimdi gelelim bu üç partiden herhangi birisi iktidar olursa Türkiye’de neler olur. Çok açık söylüyorum ki hangi parti iktidara gelirse gelsin başımıza gelecekler çoktan bellidir ve senaryoları çoktan uygulanmaya başlanmıştır bile. İlk basamak doğudaki Kürtleri ülkemizden ayırma işlemiydi ve bugün KÜRT sorunu denilen bir safsata yaratıldı bile. İkinci aşama ihanet eden Kürtleri dinleme, anlama ve meclise sokma aşaması idi ve bu senelerdir yapılıyor.Son aşama ise Ortadoğu’da ki isyanlardan güç alarak büyük bir ayaklanma ile KÜRDİSTAN kukla devletinin kurulmasıdır. Bu yüzden CHP’nin sloganı HERKES İÇİN’dir. Bu yüzden MHP ile bu kadar uğraşılıyor. Bu noktada halkın yapması gereken ise sadece oy kullanmaktır fakat bu büyük plan içinde bizim kullandığımız oylar sadece adet yerini bulsun mantığı içinde bir değer görecektir. Lozan’dan bu yana ABD’nin planı tıkır tıkır işliyor ve son aşamalarına geliyor.2012 yılı oldukça kritik ve kanlı bir yıl olacak. Ortadoğu’da rejimler değişecek, petrol ABD ve Avrupa’ya akmaya devam edecek, su kaynakları teker teker İsrail ve ABD kontrolüne geçecek, Müslüman kanı dökülmeye devam edecek, mitoloji konuları ile ilginenlerin beklediği DECCAL için büyük bir saray inşa edilecektir. Aynı zamanda astrolojik olarak kritik bir yıla gireceğiz ve dünya kıtlık ile boğuşurken, su bakımından zengin olan Ortadoğu, teker teker su kaynaklarını kendi elleri ile satacaktır. Bizim partilerimiz ise hala işsizlik, yoksulluk, projeler gibi safsatalar ile boş işlerle uğraşacak. Dünya büyük bir dönemece giriyor ve 2012 hem siyasi hem mitolojik olarak bir dönüşümün yaşanacağı bir yıl. ABD bunu çoktan fark etti ve su kaynaklarına teker teker çöküyor, az yerden çok verim alabilen tarım projeleri üretiyor, beklenen büyük savaş için nükleer bomba depoluyor ama Türkiye hala rüya aleminde iç siyasetinin karışıklığı içinde bölünüyor, yıkılıyor, ayrışıyor. Oy vereceğiniz parti için fazla düşünmenize gerek yok. Aklınızı geleceğim nasıl olacak diye yormanızı öneriyorum. Türk halkı seçim psikolojisinden kurtulamadığı sürece basit konular ile oyalanmaya devam edecektir. Umarım yavaş yavaş fark edilmeye başlanan büyük planlar, kıyamet’in yaklaştığını haber veren yıkımlar uyanmanızı sağlar ve gerçekten düşünmeye başlarsınız. Düşünen insanlar Çağına hoş geldiniz…