22-Mayıs-2012, 21:44 - Tarafsız haber yayınımız ile 3 yıldır sizlerle birlikteyiz...
 
 
 
 
 
KOMPLO TEORİLERİ 2
Mehmet Emin ALTAY
Mehmet Emin ALTAY

Eklenme Tarihi: 04-Temmuz-2011, 23:02
Okunma Sayısı: 410

KOMPLO TEORİLERİ 2

Seçimlerle beraber tatil nedeniyle ara verdiğim yazılarıma yine bomba gibi bir gündemle geri dönüyorum.Gecikmeli de olsa bu yazıda seçim değerlenirmesi yapalım.

Aslında seçim sonuçları bize fazla söz bırakmıyor. %49.8 oy ile oylarını önemli ölüçüde arttıran AKP bütün adaletsizliklere , hukuksuzluklara , baskıya rağmen yine bu sefer tam anlamıyla 2 kişiden birinin oyunu alarak iktidarını iyice perçinleştirdi. CHP %26 oyla yine kendini karıştırdı.MHP ise seçim öncesi baraj altında kalacağı söylentileri nedeniyle seçimlerden en kötü sonuçla ayrılan parti olmasına rağmen %13 oy’a ve 53 milletvekiline sevindi.BDP’nin bağımsızları ise seçimlerin asıl galibiydi ve güneydoğuda biz olmadan çözüm olmaz diyebilecek konuma geldiler.

Peki bütün bunlar gerçekten göründüğü gibi mi ?

Ben seçimden sonraki ilk yazımda da yine komplo teorilerime devam etmek istiyorum.
2011 seçimlerinde 2007 seçimlerine göre CHP yaklaşık 3 milyon 800 bin MHP 800 bin ve BDP’nin bağımsızları da 1milyon oylarını arttırmışlrdır.Yani muhalefet toplamda oylarını yaklaşık olarak 5 milyon 600 bin artırmıştır.İktidar partisi AKP ise oylarını 5 milyon 100 bin artırmıştır.İşte bende tam olarak buraya takıldım.Çünkü  Türkiye’de çok partili seçimlerle beraber hiçbir dönemde hem iktidar hem de muhalefet oylarını bu şekilde artırmamıştır.Eğer iktidarın oyu herhangi bir partiyle ittifak yapmadan bu derece yüksek bir oranda artıyorsa muhalfetin oyu azalır ya da az artar.Aynı şekilde muhalefetin oyundaki artış  bu kadar yüksekse iktidarın oyları için de aynı durum geçerlidir.
Bu durum tabi ki seçmen sayısındaki arftışla oranıtılıdır.Ama darbe dönemleri dışında seçmen saysında bu kadar yüksek bir seçmen artışı olmamıştır.Özllikle 2002 ile 2007 arasındaki artış 1 milyon olup 2007 ile 2011 arasındaki artışın yaklaşık 10 milyon olması düşündürücüdür.

Seçimlerde oyları belirgin olarak düşen tek parti Demokrat Partidir. Genç Parti ise seçimlere katılmamıştır. Demokrat Parti yaklaşık 1.5 milyon oy kaybı yaşamıştır. Seçime katılmayan Genç Partiye 2007 seçimlerinde oy veren 1 milyon seçmen vardır.  Muhalefetin elinde hile yapma gibi bir olanak olmadığına ve seçimlerden önce gerek Ataşehirde gerek İzmirde ve de seçim günü Keçiörende bir bayandan çıkan AKP mühürlü pusulalar , ölüler adına gelen seçmen kağıtları , gösterilen adreslerde ikamet etmeyen seçmenlerin varlığı  AKP adına bu seçimde bariz hilelerin yapılmış olduğunu gösteriyor. Türkiye’de ki konjonktüre göre Demokrat Parti ve Genç Partinin oylarını dağıtırsak , bütün bunların ışığında seçimlerde AKP’nin oy oranındaki artış maksimum 1 milyon 200 bin civarında olmalıdır.Seçimlerdeki katılım oranının da genel olarak %85 civarında olduğunu bildiğimize göre normal şartlar altında oy dağılımlarının , AKP %44.6 CHP %28.4 MHP %14.8 ve bağımsızlar  %7.1 olması gerekir.

 Peki bu sonuçlar ne demek ?

AKP yine tek başına fakat az bir farkla iktidar olacak demek.Halk AKP’den memnun sayılır ama başbakan ve ekibinin tavırlarına dikkat etmesi gerekiyor demek.Başbakan fazla böbürlenmesin demek.CHP başarısız sayılmaz demek.Özellikle de baraj tehlikesi yaşayan MHP’ye kayan belli bir kitle düşünülürse aslında %30 hedefinin çokta şaştığının söylenemeyeceği demek.CHP kendi içinde karışmayacak daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecek demek.Kopya skandallarına  , şifrelere halk gerekli tepkiyi gösterdi demek.MHP’nin hiçte baraj sorunu yokmuş demek.Kaset skandalları ters tepmiş , halk başbakana yaptığı bel altı siyasetinin karşılığını az da olsa göstermiş  demek. Yeni Anayasa çalışmaları daha çok katılımlı daha uzlaşmacı bir şekilde yapılacak demek.
Kısacası şimdikinden daha huzurlu , daha umutlu bir Türkiye demek.

Ama Türkiye yine birilerinin çıkarları ve hırsları uğruna çok daha sıkıntılı bir döneme adım atmış bulunuyor.

Bize ise her türlü zorluğa rağmen muasır medeniyetler seviyesine Mustafa Kemal Atatürk’ün belirlediği yolda ümitsizliğe kapılmadan şimdilik küçük adımlarla da olsa ilerlemek düşüyor. .Çünkü günün birinde muhakkak koşmaya başlayacağız.İşte o zaman bizi kimse durduramayacak.

MEHMET E. ALTAY