22-Mayıs-2012, 22:11 - Tarafsız haber yayınımız ile 3 yıldır sizlerle birlikteyiz...
 
 
 
 
 
KALBİN BÜYÜK SIRRI
Cenk Eğilmezbilek
Cenk Eğilmezbilek

Eklenme Tarihi: 12-Ağustos-2011, 15:50
Okunma Sayısı: 233
Bir kitap okurken ilginç bir yazıya rastladım. Yazıda dünya alemi ile ilişkilerini zayıflatıp, mana alemi ile ilişki içinde olan insanların tekkelerde hangi aşamalardan geçtiklerini anlatıyordu. Çok şaşırdım çünkü bütün tekke eğitimleri gizli tutulur ve öğrenciler hocalarına sadık olduğundan dolayı ağızlarını fazla açmazlar. Aslına bakarsanız böyle bir sırrın açıklanmasını neden zararlı gördüler ki diye sorabilirsiniz. Bunun nedeni mana alemi ile ilişki kurmayı öğrenen şeytanilerin, iblisi ve cinleri kullanarak istihbarat toplama ve her geçen gün güçlenme riskine karşın bu sır sadece büyük dergahlarda, büyük adamlara öğretilmiştir. Merak edenler için bir kısmını açıklayacağım. Özellikle Ramazan ayında olduğumuz için ilk madde olarak aç kalmayı koyabiliriz. Dergahların çoğunda dergah hocaları etler, tatlılar yer iken öğrencilerinin zeytin, hurma, ekmek gibi şeyler yemesi bu yüzdendir. Bununla bağlantılı olarak öğrenciler çile odası denilen yerde yalnız bırakılarak sessizlik olması sağlanır. Filmlerden aşina olduğunuz üzere ruh çağıran gruplarında sesiz olması bu yüzdendir. Aç ve sessiz bir şekilde, boş bir oda içirişinde ruh ile beden ilişkilerini zayıflatmak daha kolaydır. Tabi bunları yapar iken içimizden dergah hocamıza sövüp sayıyor, beni aç bıraktı kendisi tıkınıyor der isek mana alemi ile ilişkileri en baştan koparmışız demektir. Daha fazla ayrıntılarına girmeden son ve önemli maddeyi söyleyeceğim. Tüm bunları yapabilmek için en önemli etken kalbimizin temiz olmasıdır. Kalbimiz üzerinde ki en küçük bir hırs, intikam, sinir duygusu beden ve ruhumuzu birbirine daha çok kenetleyecek bunu sonucunda dünya alemine her geçen gün daha fazla bağlanan, sonsuza kadar yaşamak isteyen, dinden yavaş yavaş uzaklaşan bir birey ortaya çıkacaktır. Temiz kalpli olabilmemizin ölçüsü şudur. Kalbimiz beynimize hükmedecek, beynimiz ise bedenimize hükmedecek. İşte bunu başarabildiğimiz vakit hem kendimizi hem de kalbimizin sesi ile çevremizdeki insanları kurtarmış oluruz. Peki biz bunu tek başımıza evde yapabilir miyiz. Açık söylemek gerekir ise bunu tek başınıza yapmanız zor olacaktır. Başınızda sizi uygun vakitlerde uyaracak, sizin için günlük program ve ödev listesi hazırlayacak bir lideriniz olmadığı sürece nefsinize uyarak her gün kaytaracağınızdan eminim. Fakat kendi haliniz ile bir giriş yapmak istiyorsanız kalbinizi temizleyerek ve kalbinizin sesi ile doğru-yanlış ayrımı yaparak başlayabilirsiniz. Kalbiniz beyninizi yönlendirdiği vakit göreceksiniz ki, doğru yaptığınızı sandığınız birçok şey aslında gereksiz ve yanlış gelecek size. Yavaş yavaş paraya verdiğiniz önem azalacak, Allahtan geçinecek kadar istedikçe Allah sizi daha fazla mükafatlandıracaktır. Evli iseniz yaydığınız bu güzel enerji tüm evi etkileyecek, ev haliniz bile her geçen gün daha mutlu olmaya başlayacaktır. Birde işlerinizi daha kolaylaştırmak istiyor iseniz az uyumak her zaman ruh ile beden ilişkilerinin zayıflamasında size büyük bir yardımcıdır. EVİNİZ DERGÂHINIZ, HOCANIZ ALLAH OLSUN İNŞAALLAH…