SIFIR NOKTASI
Millilikten uzaklaştırılmaya çalışılan eğitimi ve bu eğitimin başındaki kişi olan Ömer Dinçer’in geçmişini biraz kurcalayalım.
1995 yılında bir sempozyumda sunduğu bilimsel bildiride ‘‘Türkiye Cumhuriyeti'nin başlangıçta ortaya koyduğu laiklik, cumhuriyet ve milliyetçilik gibi birçok temel ilkenin yerini daha çok katılımcı, daha adem-i merkezi, daha islami bir yapıya devretmesi zorunluluğunun ve artık bunun zamanının geldiği düşüncesini taşıyorum. islam dünyasında bugün gerçekten bir enerji birikmiştir. Buna engel oluşlar devam ettiği müddetçe islami hareketlerin bir patlama yapacağını söyleyebiliriz. Eğer önü açılmayacak olursa yeni dünya düzeni de Türkiye'deki islami gelişmeler karşısındaki bürokratik mekanizma gibi aynı sonuçlarla karşı karşıya kalacaktır.’’ diyen Ömer Dinçer hala aynı görüşleri benimemesi bakımndan, yürüdüğü yol iyi bir yol olmamasına rağmen değişen yoldaşlarından daha tutarlı bir tutum içindedir.En azından olmadığı gibi görünmemektedir.
Öte yandan intihal nedeniyle yani bir kitabı için bilimsel makale çalmaktan ötürü öğretim üyelğinden atılmış bunu da artık iyice çöplük halina gelen ergenekona bağlamıştır. İşte bu, Atatürk ve cumhuriyet karşıtı tutumuyla tanıdığımız Ömer Dinçer gelir gelmezde kendi ve bağlı bulunduğu parti ve cemaatin düşüncesi doğrultusunda Milli Eğitimden Atatürk ilkelerini çıkarmıştır. Üstelik başbakanın Arap devletlerine laik bir anayasa önerdiği dönemde.
Atatürk ilkeleri çıkarılıp yerine insan hakları konulmuş. Aslında bu kafa yapısına çok kızmamak gerekiyor. Çocukluğundan itibaren kafasına Atatürk düşmanlığı aşılanan birinin profesör olmasına rağmen Türkiye'nin tarihsel sürecini objektif bir şekilde inceleyip Atatürk ilkelerinin nasıl oluştuğunu ve toplumsal bütünlük için ne denli önemli olduğunu kavraması hiçde kolay değil.Sorun aslında sadece Atatürk ismindedir.Bunlar eğer Atatürk ilkeleri değilde ulusal yada milli birlik ilkeleri olsaydı o zaman bir sorun olmayacaktı.
İnsan haklarının oluşumuna öncelik edenlerin Türk insanının haklarınnı gasbettiği bir dönemde, bu hakları “Ya istiklal ya ölüm” paralosaıyla yola çıkıp, bu parolayı halkına benimseten ve haklarını geri aldıktan sonra bir daha gaspettirecek durumlara gelmesine engel olmak için konulan Atatürk ilkeleri zaten insan haklarını kendi bünyesinde barındırmaktadır ki;
"İnsanları mutlu edeceğim diyen onları birbirine boğazlatmak, insani olmayan ve son derece üzücü olan bir sistemdir. İnsanları mutlu edecek tek vasıta, onları birbilerine yaklaştırarak, onlara birbirlerini sevdirerek, karşılıklı maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılamaya yarayan hareket ve enerjidir. Dünyanın barışı içinde insanlığın gerçek mutluluğu, ancak bu yüksek ideal yolcularının çoğalması ve başarılı olmasıyla mümkün olacaktır." diyerek bu doğrulruda hareket etmiştir.Bu olayların tuhaf bir yanıda CHP ve MHP'den fazla bir tepki gelmemesi. Anayasa görüşmeleri için kırmızı çizgilerimizi ortaya koyarız deyip sadece ilk 3 maddeye bağlı kalanların Milli Eğitimden Atatürk ilkelerini çıkarılmasına göz yumması ve bunu Atatürkçüyüz diyenlerin yapması akıl alır gibi değildir. Kendini Atatürk'e ve ilkelerine tam bağlı olarak gösteren partiler tavandan tabana; başkanı, gençlik kolları, kadın kolları ve bütün organlarıyla topyekün bakanın istifası ve Milli Eğitimin Atatürk ilkleri doğrultusunda iyice şekillinmesi için çalışmalıdırlar. Anayasa görüşmelerine bunlar gerçekleşmeden katılmamalıdırlar. Yemin krızindeki gibi değil tabi.
Artık Türkiye iyice 100 sene önceki ayırıma girmiş durumdadır. İktidar, tarihten hiçbir şekilde ders çıkarmamakta ve karşı olmalarına rağmen, İttihat ve Terakkinin gafletine düşmektedir. Türkiye Cumhuriyeti’ni dönüştürmek isteyenler birilerinin projeleri doğrultusunda Ortadoğu’da Osmanlıcılık oynamaktadır. !00 sene önce Osmanlının geldiği konuma ülkeyi getiriyorlar. Devlet içinde devlet kuruyorlar.
1920'lere 30'lara bakıp Atatürk'ün oluşturduğu modele hangi koşullardan geçerek geldiğine bakmadan dünyann dörtbir yanından model arayaşına girenlerin, ülkeyi tekrar yeni bir Atatürk çıkarma noktasına doğru götürmeleri, toplumu sıfır noktasına doğru hızla sürüklüyor. Maalsef bunun farkında olanların sayısı çok değil.
Son olarak söyleyeceğim;
ATATÜRK İLKELERİNİN NASIL OLUŞTUĞUNU KAVRAYAMAYIP KENDİNİ İNSAN VE İNSAN HAKLARININ SAVUNUCUSU SANANLAR,
ATATÜRK SAYESİNDE BABALARINI, DEDELERİNİ TANIDILAR...
UMARIM TORUNLARI DA ONLAR KADAR ŞANSLI OLUR...
(DEDELERİNE RAĞMEN !!!)
MEHMET E. ALTAY
- PARASAL EGEMENLİK VE YALAN BAYRAMI
- KORKU İMPARATORLUĞU
- ISLAH EDİCİLER
- VİCDAN TUTULMASI
- DERSİM TRAJEDİSİ
- DÖNÜM NOKTASINA DOĞRU
- BELGE
- SIFIR NOKTASI
- PARA , ŞİKE İŞTE TÜRKİYE İŞTE
- KOMPLO TEORİLERİ 2
- SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEN BİR YAZI ÖNCESİ
- SİYASET HİÇ BU KADAR PORNOGRAFİK OLMAMIŞTI
- BABASININ KIZI
- KOMPLO TEORİLERİ
- HALKI KİN VE DÜŞMANLIĞA SEVK ETME
- SÖMÜRÜLEN MENDERES
- KENDİNE HÜR ADAM
- NASIL GELDİN ÖYLE 2011
- MUHALEFET NE YAPMALI
- WİKİLEAKS VE YANDAŞ MEDYA
- CUMHURİYET , YENİ NESİL SENİN ESERİN OLACAK
- DÜN CEMAAT BUGÜN DEVLET YARIN ŞERİAT
- GALİP GELECEKTİR BU YOLDA MAĞLUP
- ALÇAKLIĞIN BU KADARI
- Bir Aziz Nesin Klasiği:Recep Tayyip Erdoğan`ın Düşündürdükleri
- OKUMUŞ CAHİLLER
- GARİBAN ANA-BABALARIN ÇOCUKLARI
- İSRAİL İN VAHŞETİ TÜRKİYE NİN AYIBI OLDU
- 27 MAYIS KİMİN ESERİ
- ÖNCE İŞGAL KALKMALI
- BİZ VE BİZDEN OLMAYANLAR
- EĞER KASET DOĞRUYSA...
- MİLLETİN MAKUS TALİHİNİ YENENLER VE MAKUS TALİHİ OLANLAR
- NEDEN
- YENİ OYUN : ANAYASA MAĞDURU
- KUVAY-I İNZİBATİYE İNTİKAM PEŞİNDE
- DÖNÜŞÜ OLMAYAN YOL
- MAĞDUR EDEBİYATI VE UÇURUM
- DEMOKRASİ ŞEHİDİ MENDERES VE ASRIN DEMOKRATI ERDOĞAN
- GERÇEKLER ASLINDA GÖRÜNDÜĞÜ GİBİDİR
- KÜLTÜR MOZAĞİĞİ
- YA İSTİKLAL YA ÖLÜM
- KÜRTLER VE MOLLALAR ELELE
- KÜRT AÇILIMI
- BATAN GEMİ
- AÇLIK VE TOKLUK


























