Direnç, çabuk iyileşme gücü, zorlukları yenme gücü. Esneklik, elastikiyet, sağlamlık. Herhangi bir olumsuzlugu takiben eski haline dönme kabiliyeti.
Aslında atalarımız söylemiş: "Öldürmeyen her şey güçlendirir". Bizim burada merak ettiğimiz neden bazıları bu zorluklarda "ölüyorlar" da bazıları güçleniyor ve bu zorlukları bir avantaj haline getirebiliyor? Tahmin edeceğiniz gibi tek sebebi yok. Biraz karakter özelliği; kendine güven, iyimserlik, inat. Biraz çevre koşulları; destekleyici kurumlar veya destekleyici yetişkinler.
Çevremizde "dayanıklılığı" yüksek pek çok lider var. Ülkemizin bir köyünde yokluk içinde bir eve doğmuş, erken yaşta anne ya da babasını kaybetmiş, okuyabilmek için çocuk yaşta çalışmış, çevresinde başaracağına inanan çok az insan olsa da yılmamış, başarılarıyla yetinmemiş, öğrenmeyi hiç bırakmamış ve bugün insanlara, şirketlere, sektörlere, sivil toplum kuruluşlarına liderlik eden pek çok kişi tanıyorum. Ne şanslıyız ki ülkemizin cumhuriyet tarihi bu hikâyelerle dolu.
Onlar geçmişlerini savunmak yerine, sürekli olarak geleceklerini oluşturmaya odaklanırlar" diye dusunuyorum. Dayanıklılığın dört temel koşulu olduğu varsayilir. Bu dört temel koşul liderlerin, şirketlerin "dayanıklı" olmasını sağlayabildiği için toplumlar ve ülkeler için de geçerli olduğunu varsayabiliriz. Zihinsel dayanıklılık; dünyadaki değişimi fark etmeye ve takdir etmeye engel olan inkâra, kibire ve nostaljiye direnmek. "Ben ders almam, ders veririm" dememek. "Muslugun suyu herzaman ayni hizla akar" dememek.
"Herkesin öğrenecek bir şeyi vardır" diyebilmek. Eleştiriye açık olmak ve hatta eleştiriyi davet edebilmek Stratejik dayanıklılık; farklı fikirlere, oluşturuculuğa, yenilikçiliğe açık olmak. İnsan için, çevresinde farklı değerlere sahip insanlara yer vermek. Lider için, ekibindeki insanların kendisinin küçük kopyaları olmasını değil kendisinden farklı bireyler olmalarını desteklemek. Şirket için, çalışanlarında ve müşterilerinde, ülke için ise, insanlarında ve onların demografik özelliklerindeki farklılığa değer vermek. "Farklı" olanları değerli hissettirmek. "Çok farklı" demeyi kibar bir aşağılamadan, gerçek takdire dönüştürmek.
Politik dayanıklılık; mevcut sistemler çökmeye başlamadan çok önce yeni stratejilere kaynak ayırmak. Şirketler için bir ürünü ya da hizmeti çok iyi satarken bile bir diğerine yatırım yapmak. Liderler için zamanlarını günlük işlerini yapmak yerine elemanlarını yetiştirmeye ayırmak. Ülkeler için anayasalarını hazırlarken geçmişten gelen küçük hesapları değil, geleceğe ait büyük hayalleri temel almak seklinde sayilabilir.
Ve son olarak ideolojik dayanıklılık; sadece daha iyiye odaklanmaktan vazgeçmek demek. Aynı şeyi daha iyi, daha hızlı, daha çabuk, daha ucuz yapmak bugünün büyük değişim dalgasında boğulmamak için yeterli değil. En az daha iyi olmak kadar daha farklı olmayı da hayat görüşü olarak benimsemek gerek.
İnsan için kişilik farkını, lider için yönetim farkını, şirket için ürün ve hizmet farkını, ülke için kendi emsalsiz mozaiğini en değerli varlığı olarak ortaya koymak demek. Ve tabii ki bunu bir kez yapmayıp, sürekli kendini yenilemek, yeniden oluşturmak demek. İçinden milyonlarca "dayanıklı" insan çıkaran bir ülke olarak biz, sürekli geçmişimizi savunmak yerine, geleceğimizi oluşturmaya odaklanabilecek kadar "dayanıklı" oldugumuzu dusunuyorum.
- İşyeri kabusu Mobbing
- ÖNCE KENDİ DEĞERİNİ BİLECEKSİN
- Doğal taşlar ilaç gibi geliyor
- Her anın değerini bilmek
- Düşüncelerimiz kadarız
- Adım Adım Hayat
- Meleklerle Yaşıyoruz
- Renklerin Gücü
- NİSHTİME
- Ruhun müziğini yapan müzisyen
- Karar vermenin Efendisi
- Yılmaz Güney in Elifi
- Ya Türkler,Vendee Soykırımını tanısalar ne olurdu?
- 2011 Veda ederken
- Selma Desmond Hayatını Kaybetti
- Bedelli Askerlik
- Vicdani Redçimisin vay haline...
- HERKEZİN BAYRAMI MI????????
- Deprem bölgesine yapılan yardım seferberliği
- Van da Yaşanan Deprem ve Yarım Kalan Hayatlar
- Değişimin Gücü
- Vatan Sağolsun
- Öldürmeyen her şey güçlendirir
- Atalarımız Doğru Söylemişler
- D.O.S.T
- Hoşgeldin Sonbahar
- Sevmeyi öğrenmek
- Hayatın Kitabını Yazmak
- Annelerimiz Canlarımız
- Yurdum insanı nasıl bir ülke hayal eder?
- Ali Kaptan sen ne yaptın öyle?
- Söz almayan milletvekilleri
- Kim olduğunu unutmak
- Hayata Dair Nasihatlar
- Geçmiş olsun Cem Özer
- Dünya Kadınlar Günü
- Özhan Büyükbabaya
- Dekolte Taciz i Davet Edermi?
- Ayşe Arman dan Aşk Üzerine
- Üçüncü Sayfa Haberleri Artık Birinci Sayfada
- Defne Joy Foster Dualarımız seninle
- Aborjinler Üzerine
- Ne Büyük Adammışsın Murphy
- Asosyal paylaşım siteleri
- 2011 in ilk yazısı
- Hayata Dair
- 90 lı yıllar ve özgürlük tutkusu
- Hayata Format Atmak
- Hayatı Şükürle Kucaklamak
- Merhaba
- Hayat etki-tepki meselesidir
- Affetmek
- Geçmiş Yaşantında Kimdin?
- Kaybettiklerimiz aslında kurtulduklarımızdır
- Kutadgu Bilig'den 50 Mesaj
- Kalıplarımız, Alışkanlıklarımız ve Takıntılarımız
- Yoga beni aldın nerelere götürdün
- Erkekler için büyük kolaylık BÜKÇE
- Gamsız Hayat
- Velisi olan kadınlar
- İstanbul'da çocuk eğlendirmek zor zenaaat
- Şık mısın rüküş müsün yoksa süslü mü?
- İlham Cadıları
- Aşkı amatörce yaşamak
- Balina'mı denizkızı'mı
- Mutlu Evlilik varmı?
- Mağdure Edebiyatı
- Dalkavuklar mı ?
- Pazartesi Başlayacağım
- Güven
- Batıl İnançlarımız
- 2009 yılını geride bırakıyoruz
- Stuffed pumpkin (balkabağı dolması)
- 10 Kasım
- 80' li yıllar
- Bir çocuk doğduğu anda bir anne doğarmış
- Prof.Dr Fısher'a göre aşk
- Hülya -Gülben
- Küçük hesaplar,küçük zaferler
- Farkındalık
- Direnmek yada Direnmemek
- İlk aşkım ilk işim
- Kadinlar ve Bilgisayarlar
- iliskilerde yas farkinin onemi

























