23-Mayıs-2012, 06:18 - Tarafsız haber yayınımız ile 3 yıldır sizlerle birlikteyiz...
 
 
 
 
 
CEMAAT AĞINDA TÜRKİYE
Cenk Eğilmezbilek
Cenk Eğilmezbilek

Eklenme Tarihi: 14-Kasım-2011, 12:25
Okunma Sayısı: 281
Türkiye yıllardır cemaat ile sözde Kemalist kesimin kavgası arasında yönetiliyor. Özellikle Ak Parti hükümeti öncesi bu kavgayı görememek mümkün değil gibi. Darbeler, postmodern darbe gibi geçmişteki kara yazılarımızın arkasında bu iki kesim var. Şimdi diyeceksiniz ki SAĞ-SOL kavgasında cemaat neredeydi ? Bunun cevabı oldukça basit. O zamanki ülkücü kesim daha dindar olduğu için ve Alparslan Türkeş ile Fetullah Gülen’in arası iyi olduğu için CEMAAT ülkücüler içinde yer bulmuştu. Fakat eklemekte fayda var, o dönemde cemaat ile direk bağlantılı gençler kavgalara karışmamış, sadece bildiri yayınlama, konferans düzenleme gibi soyut işler içinde koşturmuşlardır. Bunun en güzel kanıtı Başbakan Erdoğan’ın gençlik kolları başkanlığı sırasında hiçbir olayda gözükmemesidir. Her zaman söylediğim ve sonuna kadar inandığım bir iddiam vardır. Allah’a verdiği sözü tutmayan bir insan miting meydanlarında verdiği sözlerin hiçbirisini tutmayabilir. Allah’a verilen sözden kast ettiğim NAMAZ VE PEYGAMBERİN SÜNNETİDİR. Bu yüzdendir ki ülkenin gerçek kurtarıcısının haram ile işi olmayan biri olacağını düşünüyorum. Aslında bunu bir tek ben düşünmediğimi yeni fark ettim. Aynı düşünce doğrultusunda strateji geliştiren şeytani güçler “abdestli kapitalizm” gibi bir din üretmeye başladılar. Bu yeni safsata için seçtikleri cemaat ise Fetullah Gülen’in liderlik yaptığı NUR CEMAATİ idi. Cemaat içine küçük küçük sızarak, beyin yıkama operasyonları yaparak, cemaat içinde güçlü bir şeytani kadro oluşturdular. Bu kadro herkes gibi dinine bağlı, namazını bırakmayan insanlardan oluşuyordu ama onları birkaç özellikleri ile ayrıt etmek gayet kolaydı. En başta ABD ile stratejik işbirliği gibi bir safsata ağızlarından düşmüyor, aynı zamanda ABD’nin yeni İslam projesi olan ILIMLI İSLAM kelimesi ağızlarında bir sakız gibi dolanıyordu. Aynı zamanda bu grup dershaneler içinde, okullar içinde örgütlenerek Türkiye’nin tarihi boyunca göremeyeceği torpili ve şifre verme gibi bir kul hakkı yeme operasyonunu gayet pişkin bir şekilde icra etti. Bunun yanında yaptıkları diğer bir icraat ise SAİD NURSİ’NİN Kürtlüğünden faydalanarak bölücü Kürtleri cemaat içinde aklamak gibi bir görevi zevkle yaptılar. Bugün cemaatin içinde bulunan ve demokrasi istiyoruz diye bağıran Kürtlerin bir kısmı bilinçli olarak cemaate sokulmuş adamlardır. İşte tam konuyu burada AMA diyerek başka bir yere getiriyorum. Cemaatin şeytani kanadını anlattık ama bunca sene bunca hainliğe rağmen cemaatin ilahi kanadı ne yaptı ? Bu sorunun cevabını direk Fetullah Gülen’in kendisine bakarak veriyorum. 1990’lı yılların öncesinde ABD’ye son derece mesafeli davranan, milliyetçi duygulara sahip olan Fetullah Gülen, 90’lı yılların sonrasında şaşılacak bir şekilde dönüş yaparak kıblesini WASHİNGTON’A çeviriyor ! Burada Gülen hocayı tanıyanlar tanır, kendisi son derece dindar ve vatanperver bir insandır. Peki sizce Fetullah Gülen’in böyle davranmasının nedeni ne olabilir ? İşte yukarıda sorduğumuz sorunun cevabı bu. Şeytani kadroya karşı ilahi kadro gayet akıllıca davranarak sızma operasyonu yaptı. Yani bugün şeytaniler gibi konuşan, kıblesi WAHİNGTON olan bazı önemli isimler sadece o şekilde görevlendirildikleri için öyle davranıyorlar. Bu konuda kalp gözü açık abilerim ile konuştuğumda bu anlattıklarıma bolca delil sunuyorlar. Gülen hocayı rüyasında sıkıntı içinde gören, ağlar iken gören abilerim cemaat içindeki bu ahir zaman bölünmesini rüyaları ile tasdik ediyorlar. Aynı zamanda bu bölünmeyi Ak Parti üzerinde görebilmek daha kolay gözüküyor. Bir yandan Bülent Arınç “İsrail ile ilişkilerimizi bozmayacağız bizim İsrail’e ihtiyacımız var” diyor, bir yandan ise başbakan ağzına gelen hakareti İsrail üzerine yağdırıyor. Bir yandan ordunun tüm ihtiyaçları Yahudi firmalarından karşılanıyor ama bir yandan Davos’ta İsrail ordusuna ve yönetimine meydan okunuyor. Bu ikilem içinde iktidarın hangi tarafı seçeceğini veya hangi tarafın etkisi altında kalacağını bekleyip göreceğiz. Umarız bu bölünme en kısa sürede hayırlı bir şekilde sonuçlanır.