23-Mayıs-2012, 06:26 - Tarafsız haber yayınımız ile 3 yıldır sizlerle birlikteyiz...
 
 
 
 
 
DERSİM TRAJEDİSİ
Mehmet Emin ALTAY
Mehmet Emin ALTAY

Eklenme Tarihi: 24-Kasım-2011, 01:13
Okunma Sayısı: 448

DERSİM TRAJEDİSİ

Cumhuriyet tarihinin en trajik olaylarından biri ; Dersim.Her Dersimli’nin muhakkak bir yakını yok olmuştur çığrından çıkan Dersim harekatında. Evet  yüzleşilmeli tarihle ,yüzleşilmeli ki hatalardan ders çıkarabilelim; doğruları günün şartlarına göre tekrar uygulayabilelim.Ama unutmayalım ki çok risklididr tarihle yüzleşmek.Her yönüyle incelenmesi gerekir.Yoksa çıkaracağınız sonuç sizi çok vahim bir noktaya getirir.Hele bir de tarihle yüzleşmek adı altında siyasi çıkar ve gündem değiştirmeye yönelik açıklamalar yapıyorsanız.

Tarafsız tarihçilik ışığında Dersim olaylarıyla birde bu aynadan yüzleşelim.

Dersim olayları Osmanlı İmparatorluğuna kadar dayanmaktadır.Osmanlı yönetiminde dahi devlet otoritesi kontrolüne girmeyi reddeden Dersim’de 1847’den başlayarak 1916’ya kadar farklı tarihlerde çokça ayaklanmalar çıkmıştır.Osmanlı döneminde adeta özerk bir statüsü olan Dersim cumhuriyet dönemiyle bu statüyü kaybetmiştir.

Aşiretlik, seyitlik, şeyhlik, manevi ocaklık, ağalık, derebeylik lakaplarının yaygın olduğu bölgede devlet otoritesine kaymalar başlamış, özellikle güçlüler tarafından ezilen zayıf aşiretler ve fukara halk devlete sığınmaya başlamıştır. Buna itirazlar olmuştur. Aşiretler  yönetim biçimlerinin tehlikeye düşmesine karşı çıkmış; vergi vermek, askere gitmek, devlete tabi olmak gibi çeşitli devlet otoritesini kendilerine uygun bulmamışlar ve her fırsatta isyan etmişlerdir.

!926’da ki isyandan sonra uzunca bir süre iyi niyetle haledilmeye çalışılan Dersim sorununun başarıya ulaşamama nedeniyle kesin çöüzm için harekete geçilmiştir.Dersim’e devlet otoritesinin gelmesi ve halk üzerindeki baskının kırılması adına !935 yılında İsmet İnönü’nün başbakanlığındaki hükümet sosyal ve ekonomik açıdan bu yöreyle ilgili neler yapılması gerektiği konusunda çalışmalar yapmış ve aynı yıl yürürlüğe konan kanun 1936 yılında uygulanmaya başlanmıştır.

Bu kanunla beraber bölgeye gönderilen Korgeneral Abdullah Alpdoğan’ın aşiret reislerine devlete tabi olmalarını, Dersim’e yönelik yapılacak ıslahatı engellememelerini söylemiş, bunları kan dökmeden barış yoluyla sağlayalım, eğer karşı gelirseniz çok fazla kardeşkanı akabilir demiştir.Başta Seyit Rıza olmak üzere aşiretler bu önerilere uymamış ve onlarda silanhlanmaya gidip devlete karşı hazırlıklar yapmıştır.

                1937 yılında Atatürk Singeç Köprüsü'nün açılışını yapmak üzere Dersim'e gelecekti. Bu köprünün bir ucunda güvenliği sağlamak amacıyla bir askeri karakol bulunuyordu. İsmail Hakkı adlı bir teğmen'in komutasındaki karakola isyancılar tarafından saldırı düzenlendi. Karakol yakıldı ve 33 askerin tümü öldürüldü ve 27 Mart 1937 tarihinde Tunceli-Erzincan yolundaki bir köprü Haydaran ve Demanan aşiretleri tarafından yakıldı. Diğer Türk Birlikleri ile bağlantı kurulmasın diye isyancılar tarafından bölgenin telefon hatları kesildi. Jandarma birliklerine pusu kuruldu. Pax bucağı karakoluna baskın düzenlendi. Seyit Rıza’nın bizzat Sin Karakolu'nun da basılması için asi milislere emir vermesi üzerine düznlenen harekat bastıralamayınca, daha da sertleşilmiş Sabiha Gökçen’in de içinde bulunduğu hava harekatları düznlenmiştir.İşte Dersim trajediside bundan sonra başlamış ve orantısız emirler doğrultusunda hareket eden silahlı kuvvetler çok vahim olaylar yaşatmıştır.Bunlarda daha sonra belgeleriyle kayıtlara geçmiştir.

Başbakanın bugün açıkladığı belgeler bilinmeyen şeyler değildir.Evet Dersim’de bir trajedi yaşanmıştır.Ama bu trajediye neden olan sebepler iyice araştırlmalıdır.Başbakan tarihi konuları siyasete alet etmekten vazgeçmelidir.Dersim olayları CHP zihniyetinin ürünüyse eğer, o dönemin başbakanı Celal Bayar’dır Adnan Menderes CHP’de katip ve milletvekilidİr.Refik Koraltan ve Fuat Köprülü CHP milletvekilidir ve bu isimlerin Dersim olaylarıyla ilgili hiçbir rahatsızlığı olmamış, önergede de bulunmamışlardır.Hepimizin bildiği gibi bu isimler daha sonra Demokrat Parti’yi kurmuşlardır.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın devamıyız dediği Demokrat Parti.

Peygamber soyundan geldiğini iddia eden Seyit Rıza asimile olduklarını söyleyip İngilizlerden yardım istiyor.O dönem üniter devlet adına tek millet ilkesi benimsenmiş olabilir.Fakat bunun içinde kimse Atatürk’ü suçlayamaz.Fransız ihtilalinden sonra gelişen milliyetçilik akımının Osmanlı üzerindeki etkileri irdeleinirse neden tek millet anlayışının hakim olduğu anlaşıılır.Sonuçta cumhuriyeti kuran irade imparatorluğun nasıl çöktüğüne canlı şahit olmuştur.Kaldı ki Atatürk iddia edildiği gibi Kurtuluş Savaşı sırasında kürtlere belli ayrıcalık düşünmüşte olabilir.Ta ki Şeyh Sait isyanına kadar.İngiltere gibi emperyal devletlerin bunu nasıl kullanacğını çok net biçimde görene kadar.

Dersim olayları da özellikle Hatay sorununun başgösterdiği sırada İngiliz destekli olduğu düşünüldüğü için daha da sert şekilde cereyan etmiştir.Bunu da başbakan inönü bizzat mecliste açıklamıştır.Fakat ilk harekatın başarılı olamamsı infiale neden olmuş ve maalesef sonrasında isyancılarla beraber masum insanlarında ölümüne neden olan çok acı olaylar yaşanmıştır.

                Tarih sadece Dersim’den ibaret değildir.Siz bugün siyası rant sağlamak ve toplumun ortak değerlerini karalamak adına tarihle yüzleşelim derseniz, yarın birgün başka bir grup çıkar başka hesaplar sorar.73 yıl sonra bir bakmışsınız iktidarda çok başka bir görüş, bugün opreasyon düzenledikleriniz birer kahraman, idam cezalı terörist vatanperver bir mazlum ilan edilir.Ama bugün bu açıklamaları yapanlar sadece bugünü düşündüklerinden gelecekte olabilecekleri umursamazlar.

Alevilerin katli vaciptir diyen bir adamın övülüğü gelenekten gelen ve hala da bu şahsı öven,Sivas caniliğini savunan avukatları ve Maraş kıyımının savunucularını yol arkadaşı edinmiş bir başbakanın Dersim konusunda ne kadar samimi olacağı gayet açıktır.Bugün devlet adına özür dileyen başbakan,  yarın birgün oyları düştüğünde beni yanlış anladınız deyip bunu da CHP’ye yükler ve milleten özür diler.Kendi değerlerini savunmaktan aciz CHP, beceriksizliği sayesinde zaten her dönem başbakanın can simidi olmuştur.Kim bilir belki bu tamamen bir beceridir.

                Her sıkıştığında gündem değiştirmekte usta olan AKP, bedelli askerlik ikiyüzlülüğüne olan tepkilerden ve Nato tetikçisi olarak adeta savaş açılacak duruma gelinen Suriye’ye sahip çıkan Rusya tehlikesinin  halkta meydana getirebileceği tepkilerden kurtulmak istediği bir dönemde imdadına yine CHP koşmuştur.Kim bilir bu gündem değişikliğinin arkasında başka neler vardır.

Doğrusu ve yanlışıyla bu tarih bize aittir.Yüzleşilmesi gereken ne varsa yüzleşebiliriz.Ama çıkar sağlamak uğruna, yaraları kanatarak, bugün bulunduğumuz konumda olmamızı sağlayanlara küfrdip onları gözden düşürerek değil.Ders almak, doğruları görmek, acı çeken masumların acısını yürekten paylaşabilmek adına.

 

ATATÜRK SADECE BARIŞI İSTEDİ...

BİRLİK BÜTÜNLÜK İÇİNDE İLERLEMEYE DEVAM EDELİM DEDİ...

O DÖNEM DE ŞİMDİKİ KADAR OLMASA BİLE HAİN ÇOKTU...

İSYANI BASTIRMAK, BÖLÜCÜLERİ SUSTURMAK İÇİN BAŞLATILAN DERSİM HAREKATININ SONRADAN TRAJEDİYE DÖNÜŞMESİNDE ATATÜRK'ÜN EN KÜÇÜK BİR PAYI YOKTUR...

O GÜNDE BUGÜNKÜLERİN DEDELERİNİN; ÇOCUKLARI, KADINLARI YANİ MASUM İNSANLARI DÜŞÜNMEDEN KENDİ ÇIKARLARI UĞRUNA ASKERLERİN ÖNÜNE ATMASI ORDUNUNDA BUNLARI AYIRAMAMASI BÜYÜK TRAJEDİYE NEDEN OLMUŞTUR...

BU GÜN BİRKAÇ İLE BAKARSANIZ DERSİM HAREKATININ NE DEMEK OLDUĞUNU ANLARSINIZ...

 

TÜRKİYE ÇOK ZORLU BİR DÖNEMDEN GEÇİYOR...
. AT İZİ İT İZİNE KARIŞTIRILMAYA ÇALIŞILIYOR...
 TEPEDEKİLİER EN ÖNDE OLMANIN VERMİŞ OLDUĞU KİBİRLE HERŞEYİ YAPABİLME YETKİSİNE SAHİP OLDUKLARINI ZANNEDİYORLAR..
AMA BURASI TÜRKİYE...
GÜN GELİR...
BİRİ ÇIKAR...
GERİYE DÖN DER...
VE ONDAN SONRA BİR DAHA GERİYE DÖNÜLMEZ...
HERKES OLDUĞU YERDE KALIR...

 

                                                                                       MEHMET E. ALTAY