SİYASET EKONOMİSİ
Eklenme Tarihi: 17-Aralık-2011, 12:45
Okunma Sayısı: 276
Kapitalist piyasa ve devletçi ekonomi uzun yıllardır tartışma konusu olmuştur. Bu iki ekonomik görüş o kadar kendini temellendirmiştir ki ülkemizde karşıt iki siyasi grubun birbirlerine düşmelerine vesile olmuştur. Peki nedir bu denli tartışma konusu yaratan ? Kapitalist piyasa ile öngörülen devletin ekonomi üzerinde ki müdahalesini sıfıra indirerek ekonominin devletten bağımsız olarak, daha hızlı ve daha aktif bir şekilde şekillenmesidir. Devletçi ekonomi ise devletin ekonomi üzerinde etkili olması gerektiği, ekonomik buhranlarda devletin yardımının şart olduğu, aynı zamanda işçilerin haklarını işverenlere karşı daha etkili koruduğu öngörülen bir yaklaşımdır. Bu bilgiler ışığında yaşadığımız krizler ile ortaya çıkan durumlar bize gösteriyor ki kapitalist ekonomi sadece laf ve görüntüden ibaret. Bunun sebebi, s yaşadığımız krizlerde bazı şirketlerimiz zor durumlarda kaldılar. Batmamak için can çekişen şirketlerimiz oldu. Söylendiği gibi bu şirketler kapitalist idi. Fakat kendilerinin her yerde savunduğu ve kendilerini kurtaracağını düşündükleri kapitalist model, ilk krizde bizzat kendileri tarafından yalanlandı. Neden mi ? Çünkü zor durumda kalan kapitalist şirketlerin hepsi devlet denilen ulu çınarın gölgesinde kaçıverdiler. Devlet kendi bunalımını hiçe sayarak, gölgesine kaçmış olan çok sevdiği kapitalist çocuklarını bir güzel besledi, büyüttü ve ekonomi sokaklarına tekrar saldı. Bu yaşanan olayda gösteriyor ki kapitalizm aslında devletin varlığı ile ayakta kalabilen, daha açık bir ifade ile devleti sömüren ve işi bitince tanımayan bir sistem. Daha derin anlamda sadece devleti sömüren demek az gelir aslında, bünyesinde çalışan işçilerin ekonomik ve sosyal haklarını tamamen hiçe sayan bir ekonomi modeli. O zaman şöyle bir soru sormak geliyor aklımıza. En küçük krizde, kapitalist şirketleri gölgesine toplayıp koruyan devlet, kriz dönemi yaşanan işçi ve halkın mağduriyeti karşısında neden bukadar sessiz ? Devlet neden özgürlükleri ve ekonomik gücü kısıtlanmış halkı için gölgesinde yer ayırmıyor ? Daha önemlisi devlet neden kendisini sömüren bu iki yüzlü ekonominin doğurduğu şirketleri öz evlatları gibi benimsiyor? Bu sorunun cevabı şudur ki, ülkemizde seçimleri bile halka yaptırmıyorlar. Belli ekonomik grupların medya aracılığı ile önümüze sunduğu tercihlerden birini seçmeye zorluyorlar. A partisi veya B partisi hiç farketmiyor, hepsi mitingleri için kendisini destekleyen gerek yerli gerek küresel kapitalist şirketlerden büyük paralar alıyor. Kendinizi bu duruma düşmüş bir siyasetçi olarak hayal edin. Sizi belkide basit bisit bir parti yönticisinden başbakanlığa kadar yükselttiler. Mitingleriniz için büyük paraları cebinize koydular, çocuklarınız daha iyi eğitim alması için kendi okullarında lüks bir şekilde okuttular. Kısacası size dünyada sahte bir cennet sundular. Tabi bu güzelliklerin yanında yoldan çıkmamanız için söz arasında tehditte ettiler. Bu durumda siz ne yapardınız ? Kapitalist ekonomiye karşı gelerek, halkın haklarını ön plana çıkararak ve krizlerde kapitalist şirketleri başbaşa bırakarak dürüst bir politikamı izlerdiniz ? Yoksa herkes gibi sizi siz yapan şirketler için elinizden gelen her fedakarlığımı yapardınız ? Görülüyor ki istisnasız sağ cenahtan veya sol cenahtan olsun hiç fark etmeden her iktidar partisi küresel şirket ve çetelerin hakkını savunmaktan başka hiç birşey yapmıyor. Son zamanlarda ortaya atılan küreselleşme ülkemiz için çok güzel bir örnektir. Yıllar yılı dünyayı küçük bir köy yapacağız ve tek bir ekonomik model ile tek elden yöneteceğiz diyen çeteler, içinde bulunduğumuz yıllarda amaçlarına ulaşmak üzereler. Şu açıktır ki küresel dünya ancak küresel ekonomi ile yönetilebilir. Küresel ekonominin tüm dünyada hakim olması için kapitalist büyük şirketler kendilerine siper olacak bir ülke seçecekler(ABD), bu ülkenin askerini ve politik gücünü kullanarak tüm dünyaya öngördükleri modeli yayacaklar. İşte bunun adı EMPERYALİZM VE KAPİTALİZM.
- YOKLUK=VARLIK
- SURİYE DE BAHAR OPERASYONLARI
- Masonik DEVRİM
- TÜRKİYE BÖLÜNDÜ!
- BUFFALO SİYASETİ
- Suriye de Siyonist Oyun !!!
- BİR MECZUPTAN KEHANETLER
- BİR DEVLET 35 ÖLÜ
- NOEL KUTLAMAK HARAM MI ?
- AVRUPA NIN YOLLARI BALÇIK
- SİYASET EKONOMİSİ
- SIFIR DOST POLİTİKASI
- CEMAAT AĞINDA TÜRKİYE
- HAARP PROJESİ VE VAN DEPREMİ !
- İLAHİ UYARI
- KIYAMET SENARYOSU
- KIYAMET SAVAŞI ARMAGEDDON-YUŞA TEPESİ
- TANRILAŞMA ÇABALARI
- KIYAMETE YAKIN DECCAL HAREKETLERİ
- KALBİN BÜYÜK SIRRI
- Denize Düşen Esad a Sarılır
- DECCALİYET SİSTEMİ !!!
- Marmaranın Kalbine Bomba Döşeniyor !!!
- ANORMALLEŞEN TÜRKİYE- YENİ TÜRKİYE
- ŞEHİT! ŞEHİT! ŞEHİT!
- Teknoloji ve Kargaşa
- NEDEN İSLAM ?
- 13 ŞEHİT VE ÖZERKLİK
- Türkiye de Petrol Kavgaları
- MHP, NEDEN BAŞARISIZ OLDU ?
- METAFİZİK HABERLEŞME NEDEN GELİŞMİYOR ?
- SEÇİMDEN SONRA TÜRKİYE
- FİNCANCI KATIRLARI
- GERÇEK DEMOKRASİ BÖYLE OLMALI
- CHP DEN SEÇMELER
- GİZLİ KALMIŞ LİDER
- İNKÂR SİYASETİ İLE SİYANÜR TEMİZLENMEZ
- Suriye nin Emperyalizm Savaşı
- LİBERAL HALK PARTİSİ- CHP
- Radikal mi? Ilımlı mı?
- BÜYÜK İSRAİL
- LİBERAL EĞİTİM SİSTEMİ
- ABDESTLİ KAPİTALİSTLER
- TURKCHE KHONUSALM
- Basın Özgürlüğü
- MİLLİ GÖRÜŞ
- BANU AVAR İLE RÖPORTAJ
- Partizanlık
- BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ
- AMERİKAN DEMOKRASİSİ
- Federasyon Sesleri Yayılıyor
- İŞBİRLİKÇİ
- ÖZGÜRLÜK VE ARSIZLI
- Bölgesel Mahkemeler
- Sızma Operasyonu
- Büyük Türkiye Cumhuriyeti
- Çağdaşlık ve Siyonizm
- Yeni Yılda Yeni Türkiye
- TEK DİL TEK DEVLET
- Meşhur Masonlar
- Operasyon Ergenekon
- Büyük Osmanlı Projesi
- Öğrenci Olayları
- KÜRESELLEŞME
- Türk Kültürünün Yok Oluşu
- Wıkıleaks Ne Diyor ?
- Sahte Tehtid-Müslümanlar
- Kürt Sorunumu ?
- Dış Politika
- Gizli Yönetim Türkiye de
- Asıl Tartışma Sistem
- Sistematik Türkiye
- Hepimiz Hipnotize Olduk
- Modernlik mi ? Dinsizlik mi ?
- Masonlar Ve Yahudiler
- Tek Sorun Cesaret

.jpg)
























