Ya Türkler,Vendee Soykırımını tanısalar ne olurdu?
Eklenme Tarihi: 26-Aralık-2011, 04:03
Okunma Sayısı: 537
Fransız Milli Meclisinin Ermeni soykırımı iddaaları ile ilgili yazmayı planlarken çok değerli bir aile dostumuzun paylaşımını (ki kendisi uluslararası ilişkiler dalında akademik çalışmalar yapmaktadır)sizlerede iletmek istedim. Mehmetali Bey paylaşımınız için çok teşekkürler. “Ya Türkler,Vendee Soykırımını tanısalar ne olurdu?” ya da Fransa ile Nasıl Mücadele Etmeliyiz? Fransız tarihçi Henri Amouroux’nun Le Figaro’da yayınlanan makalesini okuduğumda, Fransa Milli Meclisinin sözde Ermeni Soykırımını inkarı suç sayan yasayı meclisten geçirmesi üzerine kanal kanal dolaşıp konu ile ilgili –gerçekte benim için hiç de doyurucu olmayan- tüm haber ve akademik/politik tartışmaları kaçırmamaya büyük özen gösterdiğim ve bu yolla daha fazla bilgilenmeye çalıştığım şu günlerde, aslında, yıllardır en kritik dış politika konularımızdan olan bu hususta entelleküel birikimimizin ne kadar yetersiz olduğuna bir kere daha şahit oldum. Zira, Fransaya verilen tepkilerden birisi de “Fransa önce Cezayir ve Ruanda’ki yaptıklarına baksın, kendi soykırımlarını tanısın!” şeklindeydi. İyi güzel de, "Fransa’nın Cezayir ve Ruanda’da yaptıkları ile ilgili, ülkemizde yapılmış kaç çalışma vardır, bu konudaki iddialarımızı temmellendirebileceğimiz ne gibi bilimsel/akademik argümanlarımız vardır, yani biz bunları söylerken neyi ne kadar biliyoruz ki dünyaya anlatabileceğiz" soruları hep havada kalmaya devam ediyordu. Ama beni asıl şaşırtan husus ise Fransa’nın bırakın Cezayir ve Ruanda’da yaptığı katliamları/soykırımları, Vietnam’da, Burundi’de, Kamboçya’da ve daha önemlisi Fransa’nın bugünkü kendi topraklarında, Vendee’de uyguladığı soykırımdan tamamen bihaber olmamız. Ki Vendee Fransa’nın Kuzey Batısındaki bir bölgedir ve burada yapılan soykırım Fransız belgeleriyle sabittir ve BM ‘soykırım’ tanımlarına bire bir uymaktadır. Lehte ya da aleyhteki Fransız kaynaklarında 300 ila 900 bin katolik Vendee halkının, ihtilal sonrası özgür (!) ve cumhuriyetçi (!) Fransa Parlemontosunun 1794’te çıkardığı bir yasa ile tam yetkilendirilen General Hoche tarafından hunharca katledildiği sabittir. Hatta konu tüm Fransız kamuoyunda hala bütün sıcaklığı ile tartışılmaya devam edilmektedir. Günümüz Vendee’lileri bu katliamın ‘modern tarihin ilk soykırımı’ olarak tanınması için örgütlenmeye devam etmekteler ve seslerini duyurmaya çalışmaktadırlar. Bu katliam bütün Fransa kamu oyu tarafından yakinen bilinmekte ve birçok politikacı da dahil Fransız tarihçilerinin geneli tarafından soykırım olarak nitelendirilmektedir; Nitekim Fransız tarihçi Henry Amouroux, Le Figaro’da çıkan makalesinde “Ya Türkler,Vendee Soykırımını tanısalar ne olurdu? Muhtemelen Fransızlar, bu Türkleri hiç ilgilendirecek bir iş değildir/bundan Türklere ne, Türkler önce kendi geçmişlerine baksınlar, diye cevap verirlerdi” şeklindeki ifadelerine yer vermiştir. Öte yandan soykırımla ilgili ceza yasasını kaleme alan ve sunan Valerie Boyer gibi UMP partisinden olan, ancak oylamada “hayır” diyen milletvekili Lionel Tardy’nin son çıkan bir makalesinde ise Fransa hakkındaki Ruanda ve Vendee gibi soykırım iddialarını hatırlatarak “Bu tasarıyı kabul ederse Fransa kendi başını yakar” mealinde uyarılarda bulunmaktadır. Bir diğer taraftan merkez sağın cumhurbaşkanı adayı François Bayrou da “Ailesinin kendisine aktardıklarını savunan Türk gençlerini cezalandırmakla elinize ne geçecek. Bu yasaya karşıyım, çünkü bu mahkeme kararlarıyla kabul edilmemiş diğer soykırımların da gündeme getirilmesi gibi tehlikeli bir yol açıyor. O zaman Ruanda, Kamboçya ya da Vendee soykırımlarını da gündeme getirelim” şeklinde açıklamalarda bulunmuştur. Bütün bunlardan da anlaşılıyor ki Fransa’nın yumuşak karnı Fransız tarihçileri, yazarları ve siyasetçileri tarafından gayet iyi bilinmekte ve açıkça da dile getirilmektedir. Ancak ne var ki, bugünlerde Fransa’ya tepkilerimiz dile getirilirken yalnızca Cezayir ve Ruanda’dan bahsedilmektedir. Ayrıca bu hususlarda da geniş bir bilgi birikimine ve sağlam argümanlara sahip olmadığımız açık seçik ortadadır. Sözü fazla uzatmadan ifade edecek olursak, entellektüel ve siyasi birikimimizin bu haliyle Fransa ile gereğince mücadele edebileceğini düşünmek fazla iyimserlik olacak gibi gözüküyor. Umarım en kısa zamanda kendimizi toparlar ve bir an önce yola koyuluruz. Not: Fransa’nın Vendee Soykırımı ile ilgili biraz detaylı bilgi için aşağıdaki siteler ziyaret edilebilir. 1. http://www.genocide-vendeen.com/genocide/ 2. http://blog.lefigaro.fr/rioufol/2008/11/le-genocide-vendeen-tragedie-o.html Vérités sur le génocide vendéen 3. http://www.asmp.fr/fiches_academiciens/textacad/ladurie/lefigaro/1999/8-030699.pdf 4. http://www.atlantico.fr/decryptage/terreur-genocide-vendeen-reynald-secher-memoricide-213939.html 5. http://www.genocide-vendeen.com/genocide/index.php?option=com_content&view=article&id=73:la-reconnaissance-du-genocide-vendeen-relancee-a-lassemblee-nationale&catid=32:documents&Itemid=40 6. http://www.genocide-vendeen.com/genocide/index.php?option=com_content&view=article&id=46&Itemid=27 Vendée French call for revolution massacre to be termed 'genocide' 7. http://www.telegraph.co.uk/news/worldnews/europe/france/3964724/Vende-French-call-for-revolution-massacre-to-be-termed-genocide.html A French Genocide: the Vendée 8. http://www.fsmitha.com/review/r-secher.htm Book: A French Genocide: The Vendee 9. http://www.amazon.com/French-Genocide-Vendee-Reynald-Secher/dp/0268028656
- İşyeri kabusu Mobbing
- ÖNCE KENDİ DEĞERİNİ BİLECEKSİN
- Doğal taşlar ilaç gibi geliyor
- Her anın değerini bilmek
- Düşüncelerimiz kadarız
- Adım Adım Hayat
- Meleklerle Yaşıyoruz
- Renklerin Gücü
- NİSHTİME
- Ruhun müziğini yapan müzisyen
- Karar vermenin Efendisi
- Yılmaz Güney in Elifi
- Ya Türkler,Vendee Soykırımını tanısalar ne olurdu?
- 2011 Veda ederken
- Selma Desmond Hayatını Kaybetti
- Bedelli Askerlik
- Vicdani Redçimisin vay haline...
- HERKEZİN BAYRAMI MI????????
- Deprem bölgesine yapılan yardım seferberliği
- Van da Yaşanan Deprem ve Yarım Kalan Hayatlar
- Değişimin Gücü
- Vatan Sağolsun
- Öldürmeyen her şey güçlendirir
- Atalarımız Doğru Söylemişler
- D.O.S.T
- Hoşgeldin Sonbahar
- Sevmeyi öğrenmek
- Hayatın Kitabını Yazmak
- Annelerimiz Canlarımız
- Yurdum insanı nasıl bir ülke hayal eder?
- Ali Kaptan sen ne yaptın öyle?
- Söz almayan milletvekilleri
- Kim olduğunu unutmak
- Hayata Dair Nasihatlar
- Geçmiş olsun Cem Özer
- Dünya Kadınlar Günü
- Özhan Büyükbabaya
- Dekolte Taciz i Davet Edermi?
- Ayşe Arman dan Aşk Üzerine
- Üçüncü Sayfa Haberleri Artık Birinci Sayfada
- Defne Joy Foster Dualarımız seninle
- Aborjinler Üzerine
- Ne Büyük Adammışsın Murphy
- Asosyal paylaşım siteleri
- 2011 in ilk yazısı
- Hayata Dair
- 90 lı yıllar ve özgürlük tutkusu
- Hayata Format Atmak
- Hayatı Şükürle Kucaklamak
- Merhaba
- Hayat etki-tepki meselesidir
- Affetmek
- Geçmiş Yaşantında Kimdin?
- Kaybettiklerimiz aslında kurtulduklarımızdır
- Kutadgu Bilig'den 50 Mesaj
- Kalıplarımız, Alışkanlıklarımız ve Takıntılarımız
- Yoga beni aldın nerelere götürdün
- Erkekler için büyük kolaylık BÜKÇE
- Gamsız Hayat
- Velisi olan kadınlar
- İstanbul'da çocuk eğlendirmek zor zenaaat
- Şık mısın rüküş müsün yoksa süslü mü?
- İlham Cadıları
- Aşkı amatörce yaşamak
- Balina'mı denizkızı'mı
- Mutlu Evlilik varmı?
- Mağdure Edebiyatı
- Dalkavuklar mı ?
- Pazartesi Başlayacağım
- Güven
- Batıl İnançlarımız
- 2009 yılını geride bırakıyoruz
- Stuffed pumpkin (balkabağı dolması)
- 10 Kasım
- 80' li yıllar
- Bir çocuk doğduğu anda bir anne doğarmış
- Prof.Dr Fısher'a göre aşk
- Hülya -Gülben
- Küçük hesaplar,küçük zaferler
- Farkındalık
- Direnmek yada Direnmemek
- İlk aşkım ilk işim
- Kadinlar ve Bilgisayarlar
- iliskilerde yas farkinin onemi

























