23-Mayıs-2012, 07:26 - Tarafsız haber yayınımız ile 3 yıldır sizlerle birlikteyiz...
 
 
 
 
 
Yoga beni aldın nerelere götürdün
Seval gavas
Seval gavas

Eklenme Tarihi: 27-Nisan-2010, 13:11
Okunma Sayısı: 529

Bu aralar yogaya merak sardım.Önce ruhsal rahatlama,spirütüel konular ve uzakdoğu felsefeleri ile ilgili birkaç tane kitap karıştırdım.Daha sonra facebook aracılığı ile yaşamın tüm sunularına evet diyorum , kuantum felsefesi, secret kanunları, iste doğa sana fazlasıyla versin anafikrinde olan birkaç gruba üye oldum.Ardından evime yakın olduğu için tercih ettiğim bir spor merkezinde yogaya başladım.Gerçekten çok rahatlatıcı, öncelikle nefes almayı öğretiyorlar. Bundan beş sene kadar önce nefes alma teknikleri kursuna katılmıştım.Gerçekte hiç nefes almayı bilmediğimi anlamıştım. Kursa katılan diğer arkadaşlarda aynı fikirdeydi. Nefes almak yaşamımızın devamı için gerekli olan ancak bence çoğu insanın beceremediği bir şey.Tabi bunda solunum yollarındaki çeşitli biyolojik rahatsızlıklarda etkili çoğu zaman. Neyse yogaya geri döneyim, harika bir müzik eşliğinde küçük bir salonda eğitmenle beraber dört kişiyiz. Bir ders elli dakika sürüyor.Son üç dakika meditasyon yapıyoruz.Üç kere derin nefes alıp verdikten sonra yavaş yavaş gözlerimizi kapatıyoruz. Hayal kurmaya başlıyoruz.

Yogaya başladığımdan beri her seferinde başka başka hayaller kurdum. Beni en mutlu edecek hayali bulup sürekli aynı hayal üzerinden giderim dedim. O hayali ruh durumuma göre bazen abartıp bazen nede olsa hayal diye düşünüp içine fantastik birşeyler katarım diye düşündüm.Sonra başladım hayal kurmaya  entrikacı insanların beyinlerini, hatta önce kalplerini sonra beyinlerini okusam, nasıl olurdu? diye düşündüm. Sonrada bu beyin dalgalarını ve kalp seslerini kaydedip o kişilere dinletsem kendilerini nasıl hissederlerdi acaba? Aynı yoldan yürümeye devam mı ederlerdi? yoksa kendilerine çeki düzen vermeye mi karar verirlerdi? Bu insanlar olmasa bu dünya nasıl olurdu?O zaman cennet
adı verilen günün birinde tüm iyi insanların buluşacağına inanılan yer olmazdı herhalde. Yada tüm insanlar ölümden korkmaz zaten cennette yaşıyoruz diye bu dünyadan ayrılmak istemezlerdi.Bütün dünyayı iyilikler , güzellikler sarardı. İnsanlar birbirini kıskanmaz, hırslanmaz, barış,huzur ve bolluk içinde yaşarlardı. Seviyesizlikler, maddi çıkarlar uğruna maneviyatı hiçe saymalar, karşısındakini aptal yerine koymalar yaşanmazdı.Herkez insan olduğuna ve bu dünyada yaşama hakkının var olmasına şükrederdi. Birbirlerinin  hakkını korumaya çalışır, hakkını yemezlerdi. Oldukları gibi görünür, kendilerini farklı göstermeye çalışmazlardı.Saflık olurdu...
 
Yogadan nerelere uzandım yine, neyse bu hayali sevmedim beni çok yordu ben yine çiçek böcek kelebek okyanusun derinliklerinde yüzdüğümü hayal etmeye devam etmeliyim.Ruh sağlığım için güzel adımlar attığımı zannederken olandan da olmayalım..
 
Bol çiçekli kelebekli sevgi dolu günler,